Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Kuvvetli bir roman: Hepsi Bu

0

“Hepsi Bu”, aslında “Bu Daha Başlangıç” gizli başlığıyla okuyacağınız, tevazu bilgeliğindeki entellektüel olgunluğu tartışılmaz bir romancımız Ayşen Bayazıt Melik’in keskin hiciv ustalığının ilk yapıtı.

Bir gün, hayatımı yazsalar roman olur diyerek, bu iş için uygun gördüğüm; tarzlarını, Orhan Pamuk ve Murakami’ye göre nispeten daha çok beğendiğim Talin Azar ve Kemal Pişmişoğlu adlı iki tanınmış yazara birer mektup yazdım. Sayın yazar, şu şu şu nedenlerden ötürü hayatımı yazmanızı rica ediyorum, yazar mısınız acaba diye efendice sordum. Ne cevap verdiler?

İlk romanına yukarıdaki paragrafla başlayan yazarımızın, bir bakıma önemsediği romancıların ip uçlarını alırken, öte yandan da mizahçılığımıza yeni ve muzur bir soluğun daha gelmekte olduğunu seziyorsunuz. Bu, romancılığımızda özelikle kadın yazarlarımız arasında pek de alışık olmadığımız girişle karşılaşınca “dur bakalım, kimmiş bu kaleminde‚ bir kaşı inik öteki kalkık duruşlu yazarımız” diyerek, bir sonraki sayfaya geçmek üzere hemencecik çeviriveriyorsunuz ilk sayfayı.

Bu, temkinli meydan okuyuşla yazmayı sürdüren yazarımızın, çağının ve toplumunun keskin görüşlü bir gözlemcisi olduğunu anlamanız, çok da uzun sürmüyor: “Modern zamanlarda ortaya çıkan, yüzde yüz düşünce gücü gibi safsata fikirlerin ise, karanlıklar ejderhasına meydan okuma, karşı koyma, gücünü reddederek yenme çabası yüzünden uydurulmuş şeyler olduğundan hep emin oldum.”

Okumayı sürdürdükçe, okurunun gündelik jargonundan pek de eksik olmadığını çok iyi bildiği ağza alınmayacak küfürleri de cesurca sıraladığını görünce, “tamam işte, ortalama okur duvarlarının üzerine çıkıp da‚ hey oradakiler, ben sizleri çok iyi tanıyorum, ona göre diyebilen”, iki uçu keskin bir kılıç kuşanmış bir yazarla tanışmış olduğunuza gülümseyiveriyorsunuz.

“Dışın dışın ağlamak“, “sarı şehir, mavi şehir“, “ağzı olan roman yazmamalı“, “sesi taa öbür dünyadan bile duyulmuştu“, “romanın bilineni ifşa sanatı olduğu“, “sabaha karşı çalan telefonların düğün davetiyesi olamayacağı“, “yan yana susmak“, “Kalleş Nikof“ gibi romanın neresinde karşılaşacağınızı bilemeyeceğiniz mizah yüklü özgün tamlamaları okudukça, oldukça donanımlı ve çağrışım kuyumcusu bir yazarla tanışmış olmanın keyfine varıyorsunuz.

Hegel’dan Nietzsche’ye düşünürlerle ve Tolstoy’dan Murakami’ye romancılarla okurlarını mizahı ve ironiyi elden bırakmaksızın yeniden tanıştıran Ayşen Bayazıt Melik, “bakmayın siz benim yazdığım bu ilk romanıma, ben çok ve çeşitli okumalarla geldim huzurunuza” diyerek selamlıyor okurunu, ustalığının bilincine varmış çırak bilgeliğiyle.

“Ben-kendi” diyalektiğinin muzip temsilcileri “Deniz ve Fatik”i konuşturarak, yazar olabilmenin, anlaşılabilmenin en önemli adımının, içtenlik ve dürüstlük olduğu bilinciyle yazma-yaratma serüvenine sevdalı bir yazara daha kavuşmanın gönül rahatlığıyla okuyorsunuz romanı.

Gerçeklik ile fantezi dünyası arasındaki yer yer kestirmeden ya da salınıp gezinerek yaptığımız geçişlerle, “bilye ütmek” çocukluk masumiyetinden “Mekong Deltası, Halong Bay, Angkor Tapınağı” gibi Güney Asya güzelliklerine, oradan da “Daren Acemoğlu”nun dünyayı anlayabilme yolculuklarına uzanan rengârenk dokunuş ve çiçek özü toplayışlarla evrilen romanımız, Deniz’in sağduyusu “Fatik” ile Deniz’in gencecik ölmüş eşi Talât’ın sağduyusu “Osmo”nun, bütün zamanların en unutulmaz, fantastik düğünü ile doruk noktasına çıkıyor.

Kimler davetli değilki bu fantastik düğünde halay çeken: Tutunamayanlar’dan Albay Hüsamettin Tambay, Tarçın Dükkanları’ndan Bianca, Ağustos Işığı’ndan Joe Christmas, Döşeğimde Ölürken’den Darl, Cora, Jewel ve buradaki davetiyeye sığmayacak daha nice davetliler.

Ve tabii ki, siz de, kitabı okumuş olmanın ayrıcalıklı davetlisi olarak, asla unutamayacağınız bu “göksel halay”ın kendi kendinize halay çeken okuru olduğunuzu fark ediyorsunuz.

“Hepsi Bu”, aslında “Bu Daha Başlangıç” gizli başlığıyla okuyacağınız, tevazu bilgeliğindeki entellektüel olgunluğu tartışılmaz bir romancımız Ayşen Bayazıt Melik’in keskin hiciv ustalığının ilk yapıtı.

Balkondan düşürüp bacaklarını kırdırdığının ise Deniz değil de okurun ta kendisi olduğu mesajıyla baş başa bırakıyor okurunu, Ayşen Bayazıt Melik.

  • Hepsi Bu
  • Yazar: Ayşen Bayazıt Melik
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: 1. Baskı – 2017
  • Sayfa Sayısı: 208 Sayfa
  • Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

Fikret Yıldırım

50 yıllık Pendik'li fakat 23 yıldır Berlin'de yaşıyor. Almanya ile tanışmasını Kenan Paşa ve arkadaşlarına (!) borçlu. 9 Eylül İktisat'ı bitirmeden AÜ DTCF Germanistik Bölümü'ne
geçerek mezun oldu. Türk şirketinin Almanya operasyonlarında çalıştı, yöneticilik yaptı, yapıyor...
Metin Ağaçgözgü ile bir kitap (Türkçe'ye) ve bir de film altyazısı (Almanca'ya) çevirdi. 40 yıldır kendince bağlama çalar.
Özellikle felsefe okumalarını sever. 50 yaşından sonra da okuyanların şiir olduğunu söyledikleri
dizeler yazmaya yeltendi: yildirimfikret.blogspot.com
Fikret Yıldırım

Latest posts by Fikret Yıldırım (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *