Her Şeyin Başlangıcı: Şeytanın Düşüşü ve Kötünün Doğuşu

Sel Yayıncılık bu ay Kötünün Estetiği adlı yedi kitaplık yepyeni bir dizinin ilk kitabını çıkardı. Dünya çapında kötülüğün kol gezdiği bir dönemden geçerken; kötünün doğuşu ve hayatımızda yer edişi üzerine yazar Peter-Andre Alt’ın kitabını okumak da bana düştü.

Geçen ayların birinde Rehber Öğretmenler için düzenlenmiş olan bir seminerdeki konuşmacı Sevil Atasoy’du. Gerçek suç öyküleri ve adli tıp alanında kitaplar yazan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy seminerinde polisiye/suç dizilerini ve kitaplarını izleme merakımızın nedenlerinden bahsetmişti. Hayatımızda denemeye bile kalkmayacağımız eylemleri gerçekleştiren birilerini izlemek bize cazip geliyor. Söz konusu eylemi yapmaya kalkışamayız belki de bu nedenle bunların anlatıldığı öyküleri ağzımız sulanarak tüketiyor, tam da bu yüzden böyle dizilere, filmlere, kitaplara meraklı olabiliyoruz demişti. Düşündüğümde haklılık payı olduğuna karar vermiştim. Gerçekten de aslında yapmak istemesek de kötülük bir şekilde çoğumuza cazip ve çekici gelebiliyor. Filmlerdeki o “kötü” karakterler birbirinden hoş oyuncularla, havalı bir görüntüyle çeşit çeşit suçları işleyip bir kısmından da sıyrık bile almadan kurtulduklarında biz de tatmin duygusu hissediyoruz; bazılarının düştükleri zor durumlardan kurtulabilmeleri için içimizden dileklerde bulunabiliyoruz. Türk dizilerindeki zengin karakterlerin gıpta ile izlenmesi gibi bir şey bu da. Hoş, kendi yaşadığı bin bir çeşit acıyı görmezden gelip o dizilerdeki karakterlerin acılarına hüngür hüngür ağlayan ve sırf bu gözyaşları için dizileri izleyen bir kesim de var ama o bambaşka bir ruh hali deyip geçiyorum.

TİMAŞ
TİMAŞ

HerseyinBaslangici_KKK

Sel Yayıncılık bu ay Kötünün Estetiği adlı yedi kitaplık yepyeni bir dizinin ilk kitabını çıkarmış, okuma ve tanıtım yazısını yazma da bana denk geldi. Her Şeyin Başlangıcı: Şeytanın Düşüşü ve Kötünün Doğuşu isimli kitabı görünce meraklanmadan duramadım. Vampir, fantastik yaratıklar yanında suç/polisiye filmlerine, dizilerine ve kitaplarına aşırı meraklı biri olarak, Sevil Atasoy’un tahliline uygunluğum söz konusu sanırım. Sözünü ettiğim kitap da yedi kitaptan oluşan serinin ilki olarak mitolojideki ve yaratılış efsanesinden itibaren kötünün kökenlerine değiniyor.

“Böylece kavram ve kültür tarihine özgü belirlemelerin yerini, yaratılışın karanlık yanlarının öne çıkmasına izin veren fantastik abartıları ve sivrilikleriyle kurmacanın dili alır”

Kitabın giriş bölümünde kötünün serüveni, Lucifer’ın her şeyi yaratan varlık gibi olmak istemesi ve isyan edip cennetten kovulması ile başlıyor gibi yazıyor. Cennetten kovulunca ismi melek Satanael’den Satan’a değişiyor. Kutsal kitaplarda adı bolca geçen bu varlık başlangıçta ne estetik, ne de ilgi çekebilecek özelliklere sahip. Tam da bu sebeple güzel sanatlarda tamamen çirkin, itici şekilde ifade edilmiş. İnsanlık 1800 dolaylarında din, ahlak ve hukuk konularından bağımsız olarak değerlendirerek kötüyü sadece Şeytan adı altında isimlendirmeyi bırakıp işin içine estetik unsurları da katmaya başlamış. Erken Romantizm ile başlayan kötüyü estetik ve romantik bir anlama büründürerek ifade etme girişimi edebiyat dışındaki diğer sanat dallarında zorlaştığı için yazın dünyasında alabildiğine yer alabilmiş.

“Şeytan mitolojisinin sona ermesiyle, edebiyat kötüyü estetik bir nesneye dönüştürmek ve algılanabilir kılmakta diğer araçlardan daha elverişli hale gelmiştir. Modern çağda edebiyatın kötünün estetiğini tesis eden başlıca sanat biçimi sayılabilmesi bu yüzdendir.”

Ama girişi okuyup da diğer bölümlere geçildiğinde öncelikle kutsal kitaplardan, daha sonra da mitlerden yola çıkarak “kötü”nün asıl ne zaman, hangi olaylar neticesinde başlamış olabileceği tartışılıyor. Dizinin diğer kitaplarında kötülüğün gelişimi ve aldığı son boyutlar ne olacaktır, okumadan bilinmez.

Sel Yayınlarının bu araştırma kitabı itiraf etmem gerekir ki öyle su gibi kolayca okunan kitaplardan değil. Ama dini, felsefi, edebi birçok kitap incelenerek hazırlanmış iyi bir kaynak. Öncelikle felsefe ve edebiyat alanlarındaki uzmanların gerçekten ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Bu alanlara meraklı okurlar için de geliştirici olacağı kuşkusuz. Giriş bölümünde rastlayacağınız birçok terim gözünüzü korkutmasın, ilerleyen bölümlerin okunması gitgide daha kolaylaşıyor. Ama benim gibi iyice sindirmeyi isteyenlerdenseniz bir zaman sonra ikinci bir okuma daha yapmak iyi olacaktır.

Son söz olarak “Ve sonra korkunç büyücü Gargamel vardı, o kötüydü” diyerek keyifli okumalar diliyorum…

  • Her Şeyin Başlangıcı: Şeytanın Düşüşü ve Kötünün Doğuşu
  • Yazan: Peter-Andre Alt
  • Çeviren: Sabir Yücesoy
  • Sel Yayıncılık, Mart 2016, 102 Sayfa

Perge Dündar
Latest posts by Perge Dündar (see all)
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Putları kıran Kaan Arslanoğlu ile açık açık Freud, din ve Marksizm

Read Next

Duru Akan Bir Su

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram