İnsanın çektikleri, “Yerin Çektiği”ne eklenir

Yerin Çektiği: Bu kitabı okuyun, güzeldir demiyorum. Okuduktan sonra okuma konusundaki hantallığınıza her gün kahredeceksiniz diyorum.

İnsan ve insana dair her ne varsa günümüzde yazılan şiirden fersah fersah uzaklaştırılırken içinde insanî duyguları en naif hâliyle içeren dizelere rast gelme olasılığınız çölde vahayla karşılaşma olasılığınızdan daha düşüktür. Birbiriyle uzaktan yakından bir ilgisi olmayan sözcükleri art arda sıralamanın özgün imgeler yakalamak olarak tanımlandığı bir dönem bu. Şiirin insanı terk ettiği, insanın da kendisini terk eden şiirden hızla uzaklaştığı ilginç bir zaman. Şiir insanı terk ederse insan şiiri neden terk etmesin? Şiir, insan için değilse kimin için yazılır? İnsanın bilincinden ruhuna doğru akan bir naif dere olmazsa şiir, ne ola?

Neyse ki hâlâ şiirde insanın ve ona ait duyguların bir yeri olduğuna inanan birkaç şair var ve onlar gizlendikleri dehlizlerinde kimsenin haberi olmadan, kimselere duyurmadan sessiz sakin bir biçimde dizelerini düşürüyorlar beyaz kağıdın üzerine. Çok zaman sonra her nasılsa bir şekilde bu şiirlerin bir kitapta toplandığını duyuyorsunuz. Alıp okuyorsunuz ve önünüzde perde perde açılan naif bir insan kalbiyle karşılaşıyorsunuz. Her şeye karşın insanı anlatan bir şiirin günümüzde de mümkün olduğunu görerek şiirin geleceğine dair umutlanıyorsunuz. Hayata ve dünyaya olan inancınız artıyor. Şiirle daha bir güzelleşiyor dünya! İnsanı ve onun acılarını işlemeyecekse neyi işleyecek şiir? Yıllardır kafamda dolaşan bu deli sorulara yanıtlar bulamaya çalışıyorum.

Hayata dokunmayan yapay imgelerle örülmüş şiirleri okumaktan bıktığı için şiir kitaplarını satın almaktan ve okumaktan vazgeçen günümüzün okurlarına müjdeyi verebiliriz. Siz pek bilmeseniz de duymasanız da bir yerlerde birileri sizin okumaktan zevk alacağınız, sizin derdinizi, sizin hüznünüzü anlatan şiirler yazıyor. Kitabevlerinde ön raflara konulmaz o kitaplar, kitap eklerinde asla tanıtımı yapılmaz o kitapların. Kimsenin adını duymadığı yayınevlerinden çıkan bu şiir kitaplarına erişebilmeniz de çok zor. Özellikle arayıp bulmaya çalışmadığınız sürece bu şiir kitaplarına ulaşmanız imkânsız.

Sinan Oruçoğlu’nun ikinci şiir kitabı Yerin Çektiği, tam da bu özelliklere uyan bir şiir kitabı. Şairin, şiir dışında pek çok şeyden beslenen kaotik ortamdan çok uzak bir yerlerde kendi hâlinde yaşamını sürdürürken naif yaşamından damıttıklarıyla yazdığı şiirlerini ara sıra dergilerde görürdük. Bu güzel şiirlerin ne zaman kitaplaşacağını düşünürdük. Kitap çıkana kadar geçen sürede dergi sayfalarında kalan o şiirleri kendi imkânlarıyla çoğaltıp ezberleyenlerin olduğu şiirler bunlar. İkinci, üçüncü baskıyı görmesine rağmen içindeki tek bir şiirle bile bir kalbe dokunmayı becerememiş onlarca şiir kitabının yayımlandığı şiir ortamında işin erbabının merakla beklediği bir kitaptı Yerin Çektiği. Bizi kendisine çekmekte çok fazla uğraşmak zorunda kalmadı. Biz zaten dört gözle bekliyorduk Sinan Oruçoğlu’nun ikinci şiir kitabının yayınlanmasını. Çirkin Ağacı’ndaki ruhumuzun en derin yerlerine temas eden dizeleriyle bir genç neslin duygusal eğitiminde hayli önemli bir yeri vardı şairin.

Yerin Çektiği kitabındaki şiirler Çirkin Ağacı’nın ardılı olmasına rağmen şairin yeni dönemde yazacağı şiirlerinin de öncülü durumunda. Çirkin Ağacı’nın merhemini sürdüğü yaraların kabuk bağladığı yerlere bir tutam ferahlığı parmağının ucuyla şöyle bir serpiştiriyor ve o eski yaraların hatırasıyla bir ömür geçirmeye razı gönüllere uzun bir ayrılıktan sonra eski bir dostla karşılaşmanın hazzını veriyor bu kitap. Yıllar sonra yeniden karşılaşılan bir tanıdığımızın akıp giden yıllar dolayısıyla ne kadar da değiştiğini görüp şaşırdığımız gibi hissediyoruz Yerin Çektiği’ni okurken. Çirkin Ağacı’ndan düşen yapraklar Yerin Çektiği yerlere düşüyor. Geçen zaman içerisinde açılan taze yaralarımızın üzerine yara bandı oluyor.

Çirkin Ağacı ve Yerin Çektiği kitaplarını özellikle genç şairlere öneriyorum. Kırmadan, dökmeden, bir önceki kuşağı çürümüşlükle suçlamadan, kendi kafasına uymayan şairleri aşağılamadan, uzak bir yerlerde sessizce kendi kozanı örerek de büyük şair olunabileceğini görmek için bu kitapları döne döne okumalı genç şairler. Sinan Oruçoğlu, sessiz sakin bir biçimde yazıyor şiirlerini. Bu mütevazı ve münzevi tavrı sayesinde şiir ortamında yüksek bir saygınlığa sahip. Biraz “Dünyayı başkaları kurtarsın, ben iyi şiir yazarak görevimi yaparım.” tavrı var onda. Şairin birincil öncelikli görev ve sorumluluğunun iyi şiir yazarak insana dokunmak olduğunun yüksek bilincine sahip bir ruh hâliyle yazıyor. Bunu yaparken de poetikasından hiç taviz vermeden politikasını işleyen şiirler de yazıyor. Bence Metin Demirtaş’tan sonra en güzel Che Guevara şiirini Çirkin Ağacı kitabında o yazmıştır. Şimdi bu size fazlasıyla öznel bir yargı gibi gelebilir. Sinan Oruçoğlu’nun Che Guevara şiirini okuduktan sonra bu konuyu tekrar konuşalım diyorum.

Herkesin bir şehre küsme öyküsü vardır. Bazen bir şehirde öyle şeyler yaşarsınız ki o şehre topyekûn küsersiniz. Herkesin farklı gerekçeleri, farklı nedenleri olabilir; ancak her küsüşmenin bir ortak yanı vardır. Bütün küsme hikâyelerini tek bir paydada toplayarak herkesin şehre küsme yarasına dokunan bir şiir var Yerin Çektiği’nde: Şehreküstü! Bizim çektiklerimizin Yerin Çektiği’ne aksetmesi… Daha kitap çıkmadan, özgür bir kuş gibi dergi sayfalarından havalandı, şiir yıllıklarında bir süre oyalandı ve gayr-ı resmi yollardan çoğaltılarak elden ele dolaşıp ezberlenen bir şiir oldu. Kitaptaki her şiir insan ruhunun bir noktasına dokunuyor; fakat birkaç şehre birden küsmeyi becerebilmiş biri olarak bana dokunuşu çok farklı oldu. Dokunduğu yerimde kalıcı bir iz bıraktı. Bundan sonra şehirlere küstükçe döner döner bu şiiri okurum.

Bu kitabı okuyun, güzeldir demiyorum. Okuduktan sonra okuma konusundaki hantallığınıza her gün kahredeceksiniz diyorum. “Ben bu şiirleri daha önce niçin okumadım?”, “Ben böyle bir şairin varlığından neden daha önce haberdar olmadım?” diyerek hayıflanmak yerine tez vakitte Yerin Çektiği’nden bir nüsha da siz edinin. Yana döne okuyun, bitirip bitirip tekrardan en başa dönüp bir daha okuyun! Böyle okuyunca şifası daha fazla oluyor! Küçük kardeşini (Çirkin Ağacı) sahaflarda dahi bulmak mümkün değil artık. Ama olur ya, bu hayattaki hassas bir tesadüf onu da karşınıza çıkarırsa almamazlık etmeyin, olur mu? Bana insan olduğumu hissettiren bir şiir kitabıydı bu. Sizi de insan gibi hissettireceğine inanıyorum. Dilerim ki okursunuz.

İlkemiz neydi? Bakın onu unutmayalım. “Burası çok önemli.” “ŞİİRİ SEV, ŞİİRİ OKU, ŞAİRİNDEN UZAK DUR!” Ama yine de siz Yerin Çektiği kitabının şairinden pek uzak durmayın, bir gün hüznüyle ayaklanıp yürüyen bir dal gibi sokağınızdan sessizce geçip giderse bir dost selamını esirgemeyin ondan.

Sağlıcakla…

Sinan Oruçoğlu’nun fotoğrafı Selim Aksan tarafından çekilmiştir.

  • Yerin Çektiği
  • Yazar: Sinan Oruçoğlu
  • Türü: Şiir
  • Baskı Yılı: 2018
  • Sayfa Sayısı: 74 Sayfa
  • Yayınevi: Yakın Kitabevi

0 Reviews

Write a Review

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Ali Kılıç

Read Previous

İnsanlığa Kanaat Etmek

Read Next

kadınlar günü yaklaşırken

One Comment

  • Çirkin Ağacı Ali Bey’in de ifade ettiği gibi bizi alıp olmamız gereken yere bırakmıştı bir zamanlar. Tıpķı cami avlusuna bırakılan çocuğun oradan alınıp ana kucağına dönmesi gibi. Ama döndüğümüzde buruk kalışımız artık her şeyin eskisi gibi olmamasından değil dışarıdaki deneyimle içeriye çekildikten sonra her şeyin değişmesiyle ilgiliydi. Kitabi okuduktan sonra disaridakiyle iceridekinin aynı kalmaması gibi. Yeniden okumak güzel Sinan Orucoglu’nu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *