TUDEM
 
DESTEK

“İyi çocuk edebiyatı her yaşta okunur olandır.”

Faba Kahve

Ahmet Büke; “Yazarken oturup uzun uzun amaç, hedef konularını düşünmüyorum açıkçası. Anlatmayı sevdiğim öyküleri yazıyordum, bu defa da çocuklara sevdiğim öyküleri ulaştırmak istedim.

Ahmet Büke’yi çoğu okur, kısa öyküleri ile tanır. Çünkü yazar, öyküleri ile Oğuz Atay Öykü ödülü ve Sait Faik Hikaye Armağanı gibi önemli ödüllere layık görüldü. Öykü yazmaya hala çeşitli mecralarda devam eden yazarı ayrıca çocuk kitapları ve gençlik romanları ile tanıyoruz.

 
KitapEki
KitapEki

On8 Kitap’tan çıkan “Mevzumuz Derin”, “İnsan Kendine De İyi Gelir” gibi gençlik romanları ile kısa sürede tanınan ve sevilen yazar, son dönemde çocuklar için “Zeyno Serisi” isimli bir kitap serisine başladı. Serinin ilk kitabı “Eyvah, Babam Şiir Yazıyor!” olurken ikinci kitap “Annemle Uzayda” geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı.

Eğitim sisteminin kısa süre içinde birçok kez değiştirildiği ve evrim gibi birçok önemli konunun müfredattan çıkartıldığı ülkemizde, çocuk kitapları, öğretmenler, veliler ve tabii ki çocuklar için daha da önem kazanmış durumda. “Annemle Uzayda” kitabının da çocukları gökyüzüne bakmak için cesaretlendirebileceğini düşünebiliriz. Bu nedenle bizler de Kitap Eki okurları için bu kitap üzerine biraz eğilmeye karar verdik ve Ahmet Büke ile sohbet ettik.

Çocuk edebiyatıyla ve daha genel anlamda edebiyatla olan ilişkiniz nasıl başladı?

Çocukken başladı. Önce çizgi roman okuru oldum. Bizim mahalle “Teksasçı” idi. Aşağı zengin mahalle “Tomriks” okuruydu. Güzel kavgalarımız olurdu. Sonra da hayatıma Milliyet Çocuk Dergisi girdi. Babamın verdiği haftalığın neredeyse tamamını bu dergiye verirdim ama sonuçta çok mutluydum. Yıllar sonra fark ettim ki o dönemin efsane dergisini çıkaran kadronun başında Tarık Dursun K. varmış. Yani Tarık Abinin hakkı çoktur üzerimizde. Elbette sonra iyi çocuk kitaplarını keşfettim. Mesela “Pal Sokağı Çocukları” bizim kuşağı çok derinden etkilemiştir. Hâlâ arada döner bu kitabı okurum. Zaten iyi çocuk edebiyatı her yaşta okunur olandır.

Günışığı Kitaplığı’ndan yayımlanan Zeyno Kitapları dizisi oldukça ilgi çekmiş gibi görünüyor. Bu dizi ile amaçladığınız şey nedir?

Yazarken oturup uzun uzun amaç, hedef konularını düşünmüyorum açıkçası. Anlatmayı sevdiğim öyküleri yazıyordum, bu defa da çocuklara sevdiğim öyküleri ulaştırmak istedim. Büyümesine tanıklık ettiğim çocuklar vardı etrafta. Önce, onlarla birlikte edebiyatla yaş alırız diye düşündüm.

Dizinin “Annemle Uzayda” kitabı birçok yönüyle oldukça önemli bir çalışma. Öncelikle çocukları bilimle ilgilenmeye ve gökyüzüne bakmaya teşvik ediyor. Sizin bu kitabı hazırlarken düşünceniz neydi?

Çocukken en sevdiğim şey, geceleri evimizin balkonundan gökyüzünü izlemekti. Bir de bizim oralarda önce Ay ile tanıştırırlar çocukları. Türk mitolojisinde de Ay çok geçer. Bizim evde de büyükler özellikle ayın hallerini hep masallarla anlatırlardı. Mesela, Ay dolunay iken onu ayılar yer, yarım ay olur sonra kurtlar yer hilal olur; yaralı Ay uyur yeniden dolunay olarak doğar gibi onlarca masal hatırlıyorum. Ay’ın bu hallerini izlemek için hep gözüm uzayda olurdu. Biraz büyüyünce babam beni TÜBİTAK’ın Bilim Teknik Dergisi’ne abone yapmıştı. Orada en sevdiğim bölümler uzayla ilgili sayfalardı. Şimdi de çocuklar uzayı merak ediyordur diye düşündüm. Merak, öğrenmenin ilk adımı.

Özellikle çocuklar için yazılmış kitaplarda araştırmalar ve bilimsel gerçekler oldukça önemli olmalı. Örneğin “Annemle Uzayda” kitabında yerçekimsiz ortamda astronotlar nasıl yemek yiyor vb. konulardan bahsetmek için bir araştırma süreci geçirmişsinizdir diye düşünüyorum. Peki, Çin Seddi’nin uzaydan görünüp görünmeme meselesi konusunda fikriniz nedir? Son günlerde Çin Seddi’nin uzaydan göründüğü iddiasının bir mit olduğu söyleniyor.

Uzun uzun Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) videolarını izledim internetten. Başka dokümanlar okudum uzay istasyonu ile ilgili. Çin Seddi konusunda aslında haklı sayılırsınız bence. Ay’dan görülmesi kesinlikle mümkün değil. Zeyno ile annesi Ay’da değiller, kısa bir atmosfer dışı görev gezisine çıkıyorlar. Uzay yörüngesinden Çin Seddi ile ilgili tek vaka, 2004 yılında Leroy Chiao’nın çektiği fotoğraf.  O da gördüğü uzantının Çin Seddi olabileceği şüphesiyle sadece olması gereken yerdeki ufak farklılıklardan ötürü bir ihtimal diyerek fotoğrafı çektiğini ifade etmiş.

Muhtemel ki Zeyno ile annesi de bulundukları yörüngeden fark edemeyeceklerdi ama sonuçta kurgu bu yazdığım.

“Annemle Uzayda” kitabınızda seçtiğiniz çocuk karakterin ve en önemlisi astronot olan karakterin kadın olması bilinçli bir tercih mi? Bu tercihlerin özellikle kız çocuklarını bilime ilgi duymak konusunda cesaretlendirdiğini söyleyebilir miyiz?

Erkek astronot, yazmaya değecek kadar ilginç bir öykü değil çünkü. Erkek işi gibi görünüyor ama daha geçenlerde Dr. Peggy Whitson tam 534 gün uzayda kaldı, ISS’in komutanlığını yaptı. Üstelik 57 yaşındaydı. Bir sürü uzay rekorunu kırdı.

Bildiğimiz kadarıyla bilim ve bilim kurgu ile de yakından ilgilenen bir yazarsınız. Çocuklar için bir bilim kurgu yazmayı hiç düşündünüz mü?

Aslında aklımda özellikle yapay zeka ile ilgili bir öykü var ama yazamam diye düşünüyorum. Bilim kurgu hele çocuklar için hele yapay zeka… Çok zor değil mi?

Kitap okumanın çocuklara ne kazandıracağı, öğretmenler, pedagoglar ve yayıncılar tarafından çokça tartışılıyor. Peki, sizce çocuk kitabı okumanın yetişkinlere kazandıracağı bir şeyler var mı?

Eğlenceli, heyecan dolu, sürükleyici bir edebiyatın aslında iyi edebiyat da olabileceğini yeniden hatırlatıyor sanırım yetişkinlere.

Türkiye’de çocuk edebiyatının gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Okurlarımıza tavsiye edeceğiniz çocuk kitapları var mı?

Dört başı mamur bir fikrim yok bu konuda. Fakat etrafımdaki çocuklara okurken genel olarak beğendiğimiz kitapların çoğunun çeviri kitaplar olduğunu fark ediyorum. Tabii ki bir genelleme yapılamaz bu konuda.

Son olarak okurlarımıza söylemek istediğiniz bir şey ya da burada bahsedebileceğimiz yeni bir projeniz var mı?

Sabrınız için teşekkür ederim. Başı, sonu belli, planlı işler olduğu hiçbir projem olmuyor benim.

Kitap Eki Dergisi
Çağla Üren

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Çağla Üren

1994, Bakırköy doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı okuyor. Daha önce Nazım Hikmet Akademisi Edebiyat Bölümü'nde okudu. soL Gazetesi'nde ve Genç Gazete'de (gencgazete.org) görev aldı. Edebiyat eleştirisi dergisi Rozinant'ta, polisiye edebiyat dergisi 221B'de ve dizi kültürü dergisi Episode'de yazıyor.

Read Previous

Çok satan roman için çalıntı suçlaması

Read Next

Onur Ünlü’nün Cingöz Recai’si vizyonda

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *