Karadenizli Çocuk Kimdir?

Karadeniz Kitabı’nın sayfalarını çevirdikçe Karadenizli çocuğun kim olduğunu öğreneceksiniz ve bileceksiniz.

Kitabı açar açmaz dökülen kum tanelerine dikkat edin! Bu kitaba yazı veren Karadenizli çocuklar, Karadeniz’in kumlarından bina inşa eden müteahhit çocuklar değil, o kumları ömürlerinin sonuna kadar ceplerinde taşıyanlardır.

TİMAŞ
TİMAŞ

kucuk-karadenizde-çocuk-olmak

Karadenizli çocuk kimdir?

Karadenizli çocuk, ana rahmindeki suda öğrenir yüzmeyi. Doğduğunda ise gözünü denize açar. İlk şiiri martılar okumuştur mutlaka kulaklarına. Bu nedenle sabahları erkenden kalkar kalkmaz doğruca deniz kenarına koşar. Yüzünü deniz suyu ile yıkar. Kıyıdaki kayıklara yoklama yapar. Kim denize çıkmış kim çıkmamış kontrol eder. Çekekte olan kayıkların dedikodusunu dinler. Sonra havaya bakar yağmur yağacak mı… yağmayacak mı?

Karadenizli çocuk, doğduğunda gözünü sis dağında yeşile açar. İlk şiiri atmacalar okumuştur kulağına. Gözlerindeki yaşlar yayla çiçeklerine çiğ olarak düşer. Hayalleri sarmıştır adeta dağdaki sis gibi kafasını. Derelere bırakır onları deniz ile buluşsun diye. Yosun kokulu rüzgârlar gelir uzaklardan onlara denizi anlatır.

Karadenizli çocuk, tarih yolculuğunda Khalyblidir, Taokhudur, Phasislidir, Tiborenusludur, Pontusludur, Romalıdır, Bizanslıdır, Osmanlıdır, Rum’dur, Laz’dır, Gürcü’dür, Ermeni’dir, Çerkez’dir, Türk’tür. Yağmurlar ülkesine kimi ”Pontos Axeeinos, kimi “Pontos Euxinus” dedi. İçlerinden yalnızca “Pontus” diyende oldu. Bahr Buntus, Trabzon Denizi, Mare Maius, İskit Denizi, Rus Denizi, Bulgar Denizi, Gürcü Denizi, Bahri Siyah, Muare Thalassa, Çerno More, Marea Neagra, Çorne More, Çornoe More, Şavi Zğva, Karadeniz dediler.

Herkes ayrı açılardan ve acılardan bakıp aynı suyu dillendirdi. Tıpkı aynı dere ve denize işedikleri gibi.

Bu kitabın sayfalarını çevirdikçe Karadenizli çocuğun kim olduğunu öğreneceksiniz ve bileceksiniz.

Karadenizli çocuk, Nazım Hikmet’in dizelerinde olduğu gibi ” uzun ve eğri burunlu ve konuşmayı şehvetle seven insanlar” dır. Kalandar da kapı kapı gezip sevgi toplayandır. Hamur teknesi, elekle, kalburla, telis çuval ile karlı havada kendisini tepeden bırakıp neredeyse denize kadar korkusuzca kahkahalar içinde kayandır. Fındık bahçesinde lazut çalıp oynayan ve sonrasında başaklama ya da ganzilis yapandır. Her kavga ve yenilgi sonrası soluklanma taşında nefes nefese yeniden devrim hayalleri kurandır. Martılardan öğrendiği şarkıları sevdiğine söyleyendir. Denizde çakıl taşı, ayağında top sektirendir. Karayemişini önce kuşlara yedirip sonra kendi yiyendir. Isırgan otunun yangısını yiv(il)din otunun yaprağıyla vurarak söndürendir. Denize kaçan topun başka kıyıda bir çocuğun sevinci olduğunu bilendir. Okulda dersleri pencereden tahtaya bakan ineklerle dinleyendir. Yastığının altında çakıl taşlarıyla yatandır. Mezarlıkları oyun alanı içine sokandır. Topladığı gargalakları yakarak iki taş arasında tenekede midye pişirendir. Dere taşlarının altına elini sokup balık tutandır. Fındık harmanında geceleri sırt üstü yatıp gökteki yıldızları saymaya çalışandır. Yağmurun ipleriyle sis dağının üstüne çıkıp bulutlar üzerinde hayaller kurandır.

Karadenizli çocuk, bu kitapta olduğu gibi ya çocukluğunu yazandır, ya çocukluğunu yazan Karadenizli çocukların yazdıklarından kitap hazırlayan, ya da benim gibi kitapta yazısı yoksa bu kitap için eleştiri yazısı yazandır.

  • Karadeniz Kitabı Yağmurlar Ülkesinde Çocuk Olmak
  • Hazırlayan: Şeref Bilsel
  • Yayınevi: Yitik Ülke Yayınları
  • Sayfa: 406 Sayfa
  • Basım Yılı: 2015

Fatin Hazinedar
Latest posts by Fatin Hazinedar (see all)
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Soğuk Kışlar için Sıcacık bir Dayanışma Hikâyesi

Read Next

Çocuk kitaplarını çocuklar değerlendirdi

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram