Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Kitabın Harfleri, Harflerin Kitabı

0

Elimdeki iki kitap yazılmış, çizilmiş olsun diye değil alanı güçlendirsin, boşlukları doldursun, yetmedi iyi resimli kitap örnekleri olsun diye gıdım gıdım üzerinde emek sarfedilmiş nadide parçalar.

Yıllar var ki Ali’nin gelmesi ümidiyle geçip gitmiştir. Çağrılan Ali, gelse de gelmese de, top atılsa da atılmasa da, binlerce çocuk okumaz yazmaz girdiği dersliklerden okuryazar çıkmıştır. Ali’yi, Oya’yı ve Kaya’yı kendi hallerine bırakmışlardır. Bizim hikâyemiz böyleyken, parçadan bütüne hücum etmeye karar vermiş bilmiş eğiticiler. Ses idmanlarıyla ağızlarını şekilden şekile sokan çocuklar ayna karşısında olmamanın avantajını kullanmış ve katıla katıla gülmekten mahrum kalıp harflerin saklı bilgisine erişmişler.

Eğiticileri kendi hallerine bırakmamakta kararlı olan Çocuk Edebiyatı yazar, çizer ve yayıncıları, harflerin, seslerin büyülü dünyasını alabildiğine renkli hale getirmişler. Hadi şimdi de okumayın bakalım dercesine güzelleştirmişler sıkıntılı yolları.

Alfabe hakkında iki cins resimli kitaba kendimi kaptırınca azıcık kelam etmekte sakınca görmedim. Kuşkusuz yakın kalitede başkaları da var ancak elimdeki iki kitap yazılmış, çizilmiş olsun diye değil alanı güçlendirsin, boşlukları doldursun, yetmedi iyi resimli kitap örnekleri olsun diye gıdım gıdım üzerinde emek sarfedilmiş nadide parçalar.

Birol Bayram’ın mizahi dili ve karikatürvari resimlemesiyle adeta okuma şenliğine, ses zıplatma yarışına çevirdiği “Armut’un A’sı Zürafa’nın Z’si”nde kısa bir girişten sonra her harf için küçümen bir öykü dile geliyor. Hem de ne dile geliş! Yazar meydan okurcasına o harfin çat çat çatladığı, pat pat patladığı, yetmedi şar şar aktığı, kıpır kıpır kıpırdandığı sözcük dizileriyle gözü kulağı nihayetinde beyni hizaya sokuyor. Girişteki kısa metni eleştiriye yorarsak eğer; parçayı parlatmadığı sürece bütünden parçaya tekniğini yetersiz bulduğunu söyleyebiliriz. Ali gelmiş gelmemiş kimin umrunda, aya çıkan ve ağaçtaki armutları ağır ağır ağzına atan ayının ardında yazar! Bisikletine balonlar bağlayan Banu, Cadaloz Cadı ile Canavar Can’ın “Ceee!” demesi, çam ormanında çadır kuran Çinli pandalar Çaça ve Çuçi… zihniniz tava geldi öyle değil mi? Geyiği çok pis olan yumuşak “g” harfi alet edildiği hikaye ile değil bizzat kendisinin hikayesiyle çıkıyor karşımıza. Böylece sürüp giderek anonim karakterin (belki de kitabı birlikte okuduğunuz okuryazar olmayan bilge çocuğunuz) okuma karmaşasından salimen çıkması, sonuç almanın ötesinde yolda epeyce eğlenmesi sağlanıyor.

Tek kişilik enfes gösteri olan ilk kitabın aksine hayatı paylaşan iki yetenekli insanın “kitabı mı paylaşamayacağız?” dercesine kolları sıvaması, akılları bilemesiyle ortaya çıkmış Ormanda Alfabe. Didem Ünal mütevazı metni kaleme alıp alfabeyi hikayeleştirirken, Oğuz Demir harika resimlemesiyle hikâyeye hikâye katmış. Bembeyaz sayfaya kondurulmuş ay resmi ve “ay”ın “a”sı ile başlayıp, rengârenk, bolca detaylı, doğanın ve dünyanın zenginliğini yansıtan resmin merkezinde duran “zeytin dalı”nın “z”si ile sona eriyor. Adım adım güçleniyor hikâye, sayfanın boşluğu azalırken siyah-beyaz, renklerden yardım almaya başlıyor, ay buluta değiyor, ceylan çiçeklerin yanından denize bakıyor, dağın eteğindeki hazineyi jaguar bekliyor, türlü meyvelerle sayfalar şenleniyor, pırıl pırıl şelale ile gönüller serinliyor, hepsinin ötesinde, başta iyi-kötü mücadelesine benzer görünen hikâye bir kademe daha olgunlaşıp hatadan vazgeçmeyi, paylaşmayı, barışmayı vurguluyor ve ikiliği ortadan kaldırıp birlikte beraberlikte karar kılıyor.  Gözleri yanıltan sandık dolusu altını değil de, dağı ormanı adres gösteriyor hazineyi soranlara.

Resim kurgusunun eğitici etkisi de çok açık: Basitten karmaşığa doğru zihin hazırlanıyor, hem harfler öğretiliyor hem de yeni başlayanlar için resimlemenin incelikleri… Eklenen her unsurla bazı şeyler öne çıkarılıyor ya da geriye itiliyor. Çerçeveye yığılan figürler ilk başta nasıl çizildilerse öyle kalıyor, ifadelerinde duruşlarında, tonlarında herhangi bir değişikliğe gidilmiyor. Bu donuklukla biraz minyatürleri de andırıyor. Takıldığım tek şey elmanın, kendisinden sonra gelen fare tarafından ısırılmış olması, henüz fare kitaba girmemişken elmanın fare tarafından ısırılmış olmasını az biraz kusur deyu algıladı bilmiş zihnim.

Okuma bayramımız şimdiden kutlu olsun! Harflerin kitabını yazıp çizenlere, kitapların harflerini okuyup anlayanlara selam olsun!

  • Armut’un A’sı Zürafa’nın Z’si
  • Yazar: Birol Bayram
  • Türü: Çocuk – okul öncesi
  • Baskı Yılı: 2019
  • Sayfa Sayısı: 44 Sayfa
  • Yayınevi: Nesin Yayınevi

  • Ormanda Alfabe
  • Yazar: Didem Ünal
  • Türü: Çocuk – Okul öncesi
  • Baskı Yılı: 2017
  • Sayfa Sayısı: 64 Sayfa
  • Yayınevi: Uçanbalık Yayıncılık

Adnan Saracoğlu

1979 Bayburt doğumlu. Eski Yunan Dili Mezunu. Akademik bir vakıfta koordinatörlük yaptı. Dinler tarihi alanında tez yazmaya çalışıyor. Son dört yılını ağzına kadar oğluyla ve çocuk edebiyatıyla doldurdu. Nefes almak için çocuk kitapları okuyor ve haklarında yazıyor. Kendi kitabı için gün olmasa da ay sayıyor.
Adnan Saracoğlu

Latest posts by Adnan Saracoğlu (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *