İnsan Ne İle Yaşar ve Lev Tolstoy

Kısacık bir kitap, çok kolay okunuyor ve hemen anlaşılıyor. Basit cümleler ferah ferah.  İnsanın ruhuna güzellik iyilik ve umut saçıyor.

Bazı romanlar yazarlarını bile gölgede bırakacak kadar ünlüdürler. Bazen de tam tersi olur bunun. Kitabı aklınızdan geçirdiğinizde yazarı tüm haşmetiyle kitaplarının üstüne kurulur ve ona hayranlıkla bakarsınız. Mesela bu yazarlardan biri Dostoyevski’dir. Biri de Tolstoy. Bütün dünyanın ağız birliği etmiş ilah yazarlarıdır onlar. 19. Yüzyıl Rus edebiyatının yapı taşlarından. Yıkılmazlar, aşınmazlar, aşılmazlar ve hep parlaktırlar. İkisi de devasa bir zaman diliminin içinde, üstelik gözlerini sonsuzluğa dikmiş bir halde karşı karşıya öylece otururlar.

 
KitapEki
KitapEki
   

Bu ay Kitap Eki’ne yazmak için Lev Tolstoy’un İnsan Ne İle Yaşar? isimli kitabını okuyayım dedim. James Joyce’un överek bahsettiği “Bir İnsana Ne Kadar Toprak Lazım?” isimli hikâyenin de bu kitapta olduğunu öğreniyorum yaptığım okumalardan.

İnsan ne ile yaşar?

Kısacık bir kitap, çok kolay okunuyor ve hemen anlaşılıyor. Basit cümleler ferah ferah.  İnsanın ruhuna güzellik iyilik ve umut saçıyor. Nasıl bitirdiğimi anlamadım. Yani demek istediğim bu kitabı anlatmak da kolay. Dört bölüm olduğunu. İncil’den alıntılarla insanlığa dürüstlük, iyilik güzellik çağrısı yaptığını. Tolstoy’un bir asır öncesinden insanlığın büyük kötülüğe gideceğini anlayıp doğru yolu göstermek istediğini. Bütün bunları bir çırpıda söyleyebilirim. Kitapta sıradan ve basit konuşmalar var ama o basit konuşmalar insanın içine bir işliyor ki, hüzünle bulanıyorsunuz. Bir fakire ekmek veren başka bir fakir kadının kocasına şöyle söylemesi mesela:

“Semyon”

 “Ha?”

 “Biz veriyoruz, ama neden kimse bize bir şey vermiyor?” Semyon ne diyeceğini bilemedi, düşünmek lazım, dedi. Dönüp uyudu. (Sayfa 30)

Bir başka hikâyesinde, ateşi daha başlarken söndür, büyürse söndüremezsin, diyor öykü kahramanı yaşlı adam. (syf 69) Kendi özel ve toplumsal yaşantılarımızda başlarken söndürmediğimiz o küçük ateşlerde sonradan nasıl da yanıp kavrulduğumuzu düşünüyorum ister istemez.

İnsanlara uzlaşarak, yardımlaşarak, iyilik yaparak, inanarak en önemlisi de sevgiyle yaşamasını öğütlüyor yazar. Kitap böyle ama yazarı Tolstoy olunca bu küçük kitap hakkında yazarken panik oluyorum haliyle. Bilmediğim, yollarında yürümediğim, devasa muhteşem bir dağ ile karşı karşıya kalmış gibiyim çünkü. Lev Nikolayeviç Tolstoy. Bu panikle entelektüel ve edebiyatsever birkaç arkadaşıma haber saldım hemen, bu yazıyı birlikte kotarmak için. İyi ki varlar.

Akındalı M, “Savaş ve Barış’ı okuduktan sonra birkaç yıl etkisinden kurtulamadım, çok tuhaf bir duyguydu. Sanki tanıdığım bütün insanlardan bahsediliyordu o kitapta”, dedi.  Tolstoy’un hemen bütün eserlerini okumanın verdiği coşkuyla. O bir Tolstoy aşığı.

Kara T, üç dört kitabını okuduğunu ancak Anna Karanina’yı okumadan rahatlıkla Tolstoy hakkında konuşamayacağını söyledi. Fakat yine de bu yazı için bildiği etkilendiği birkaç notunu paylaştı benimle. Tolstoy’un çelişkili, gelgitli, Hristiyan mistisizmi ile anarşizm arasında gidip geldiğini ve bu büyük yazarın son nefesine kadar vicdanlı olduğunu. Bence bu çok doğru bir tespitti. Elimdeki bu küçücük kitapta en çok hissettiğim buydu benim de. Belki de içinden geçtiğimiz bugünlerde vicdana çok ihtiyaç duyduğumuzdandır, bilemiyorum. Tolstoy 1910 da öldüğünde komünistler de, anarşistler de, Hristiyanlar da arkasından derin bir üzüntüyle yürümüşler yine arkadaşımın yazdığına göre.

Boylu Ş, ise Tolstoy’un eğitim okulundan bahsetmiş ki bu konuyu hiç duymamıştım. Dünya barışına kafa yormuş ve eğitimdeki sıkıntıları fark ederek özgür eğitim yaptığı bir köy oluşturmuş ve şu an eğitimde olması gerekenleri yaşama geçirmiş. Sınav yok, çalışma süresi yok, ödül yok, herkese kendi öğrenmek istediklerini öğretiyor, yönlendiriyor. Oyun sınırsız, günlük yaşam becerilerini, başkasına saygı duymayı önemsetiyor.  Bu eğitim sisteminin adı Yasnaya Polyana Okulu. İçinde kaldığımız eğitim sisteminin çıkmazlarını düşününce böyle bir ideal nasıl da insanı umutlandırıyor.

Tolstoy’a saygıyla…

Not:  Bu yazı için, Tolstoy hakkında bana yardımcı olan Çağrı Öncel, Taylan Kara, Şükrü Boylu ve Meliha Akındalı’ya teşekkürlerimle…

Meraklısına Kaynak:
http://pegem.net/dosyalar/dokuman/220820121745007.tolstoy%20matbaa10.08.2012.pdf

 

  • İnsan Ne İle Yaşar?
  • Yazar: Lev Tolstoy
  • Çeviri: Sabri Gürses
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: 2016
  • Sayfa Sayısı: 112 Sayfa
  • Yayınevi: Alfa Yayınevi

Feride Cihan Göktan

Radikal 2, Birgün, Birgün Pazar ve Kitap eklerinde deneme türü yazıları ve kitap yorumları yayınlandı. “BirAğrı’dır Yaşamak “ isimli bir kitabı vardır. Egeli Kadın Yazarlar Platformu'nun ortak çıkardığı kitaplarda ve çeşitli dergilerde öykü ve deneme türü yazıları mevcuttur. Ayrıca "Cadı" ismiyle sahnelenen bir oyunun da senaryosunu yazmıştır.
Tıp doktoru ve akademisyen. İzmir'de yaşıyor.
Feride Cihan Göktan

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Feride Cihan Göktan

Radikal 2, Birgün, Birgün Pazar ve Kitap eklerinde deneme türü yazıları ve kitap yorumları yayınlandı. “Bir Ağrı’dır Yaşamak “ isimli bir kitabı vardır. Egeli Kadın Yazarlar Platformu'nun ortak çıkardığı kitaplarda ve çeşitli dergilerde öykü ve deneme türü yazıları mevcuttur. Ayrıca "Cadı" ismiyle sahnelenen bir oyunun da senaryosunu yazmıştır. Tıp doktoru ve akademisyen. İzmir'de yaşıyor.

Read Previous

Ruhu Olan Eşyalar: Kırık Şeyler Ansiklopedisi

Read Next

Tüm Zamanların En İyi Romanlarından 13 Okunası Eser

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *