Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Marquez ve Mavi Köpeğin Gözleri

0

Marquez, Mavi Köpeğin Gözleri’ni 1950lerde, kendisinin ilk gençlik yıllarında yazmış. Ölüm üzerine öyküler. Birbirleri ile bağlantılı gibi dursa da her biri ayrı ayrı bir bilmece gibi.

Hızlı okuma teknikleri ile zamanla yarıştığımız günümüz şartlarında, zor bir öykü kitabı okumak ya da daha doğrusu okumaya çalışmak ne demektir? Hızlı veya normal hızla da olsa okuduğumuz bir şeyi anlamak isteriz haliyle… Zor öyküden kastım asla hızlı okuma yapamayacağınız ve bir kere okuma ile anlayamadığınız metinler. Anlayamamak, üç defa beş defa üst üste okumak sonra bazı okurların elinden attığı bazılarının ısrarla devam ettikleri o ilginç okuma yolculukları… Hele okuduğunuz Marquez ise… Elinizden atabilirsiniz tabii. Marquez’in umuru olmaz bu… Sadece sizin kaybınız olur.

Aslında bu zor metin veya öykü veya roman okuma durumu çoğu kere okuma fiili dışında farklı hayat deneyimlerimizde de karşılaştığımız bir durum. Anlayamadıklarımız. Anlamış gibi yaptıklarımız. Kendimizce bir anlam verirken aslında anlamakta yetersiz kaldığımızın bilincinde hissettiğimiz o eksik kalmanın kemirici huzursuzluğu. Aynen Marquez’in “Mavi Köpeğin Gözleri” isimli kitabını okuma serüveninde olduğu gibi.

KitapEki
KitapEki

Bu bazı kitapları okuyamama/zor okuma tabii ki okurun birikimine göre de değişen bir durum. Örneğin bu kitaptaki bazı öyküleri anlamak Marquez’i i ne kadar tanıdığınıza, onun dünyasına ne kadar girdiğinize veya ne kadar ortak duygulanıma sahip olduğunuza bağlı. İşte yazarı daha iyi tanıyanların o üstü kapalı metinleri kendilerine göre de olsa açıklamaları, anlamakta zorlananları rahatlatan bir şey. Bu nedenle böyle zor kitapları tartışarak yorumlamak çok keyifli oluyor. Bu ayki öykü okuma günümüzde (Kabuk Öykü Okuma Grubu) bu durumu birbirimizle paylaşarak, anlamamak hali ile anlar gibi olmak arasında keyifli bir sohbet yaptık. Böyle metinler aşırı yorumu da kaldırıyorlar haliyle. Terapi gibi bir şey yani. Öyküleri yorumlarken okurun kendi bilinçaltı malzemesine göre çeşitli anlamlar çıkarmaca durumu bu.

Ölüm üzerine öyküler: Mavi Köpeğin Gözleri

Marquez bu kitabını 1950lerde, kendisinin ilk gençlik yıllarında yazmış. Ölüm üzerine öyküler. Birbirleri ile bağlantılı gibi dursa da her biri ayrı ayrı bir bilmece gibi. Bu kadar genç iken ölümün bu kasvetli dünyasına kurgular düzmesinin nedeni yaşadığı coğrafyanın o her an ölümün gezdiği talihsiz havasından olsa gerek.

Kötü bir kaderle baş etmenin yollarından biridir edebiyat. Okumak da yazmak da. Kitaptaki en meşhur öyküsü Çulluklar. Yazarın, kendi kült romanı Yüzyıllık Yalnızlık’a değişmem dediği öyküsü. Çulluklar tarafından gözü oyulan üç adam. Zaten çulluklar tarafından gözlerin oyulma hadisesi bütün kitabı unutsanız bile aklınızdan çıkamayacak çok sarsıcı, çok tuhaf, çok korkunç bir durum. Tabii ki bu korkunç sahneye sahip öykünün yorumunu yapmak da ayrıca bir mesele. Grup üyeleri konuştukça öykü daha çok anlaşılıyor gibi geliyor. Bazılarına göre bu öykünün gönderme yaptığı o zaman dilimindeki iktidar ve toplumsal körlük.

Büyülü gerçekçilik

Çullukların medyayı simgelediği ve toplumu nasıl da körleştirdiği üzerine konuşuyoruz. Büyülü gerçekçilik dediğimiz bir edebiyat türü. Bir gerçeği anlatmak için gerçeküstü tanımlamaların insanda korku ve şok yaratacak şekilde kullanılması. Ölüm ve ölümün çeşitli safhaları, kitapta birbiri ile ilintili olarak Çulluk öyküsünde olduğu gibi zamanın iktidarına ve toplumsal çürümeye gönderme yaparak büyülü gerçekçi bir üslupla anlatılıyor. Yani, benzetme, mecaz, mübalağa, tekrarlar, sembolizm, ironi ve paradoks gibi pek çok söz sanatı kullanılarak.

Bu kitabı okuduktan ve okuma grubu ile tartıştıktan sonra “Büyülü Gerçekçilik” kavramını yeni baştan okudum ve üzerinde düşündüm. Ölüm veya doğum gibi biyolojik ve fiziksel kuralları bilimsel olarak harfiyen izah edilmiş olayları bütün bu bilimsel bilinirliğine karşın tam olarak algılamamız veya anlamlandırmamız için hep hayal gücümüze, fanteziye ve doğaüstü tanımlamalara ihtiyacımız var. Çünkü ruhumuz bunu istiyor. Mesela bir bebeğin doğumu ile tüm yeryüzüne yayılan o mucizevî enerji. Veya bir ölümün aklımızla kavrayamadığımız o karanlık yüzü. Marquez gibi yazarlar işte bu gibi rasyonel gerçekleri ruhumuzun ihtiyaç duyduğu şekilde fantastik bir kurgu ve hayali öğelerle en iyi şekilde anlatarak duygularımızı hareketlendirirler. Gerçeklere katlanmak böyle güzel olur. Çünkü gerçekler genelde katı ve soğuktur.

Tavsiyem, Mavi Köpeğin Gözleri’ndeki öyküleri yavaş okumanız, Marquez ile tanışıklığınız oranında tekrar okumanız ve diğer okuyan arkadaşlarınızla kitabı konuşmanız… Eminim güzel bir deneyim olacak. Gabo bu dünyadan geçmiş kalıcı ayak izlerinden biridir.

  • Mavi Köpeğin Gözleri
  • Yazar: Gabriel García Márquez
  • Çeviri: Emrah İmre
  • Türü: Öykü
  • Baskı Yılı: 1. Baskı 2011, 12. Baskı Ocak 2019
  • Sayfa Sayısı: 144 Sayfa
  • Yayınevi: Can Yayınları

 

Okuma önerisi!

Kırmızı Pazartesi – Gabriel Garcia Marquez

Pınar K. Üretmen’in incelemesi; “Bireysel ve toplumsal değerlerin iç çatışmaları: Kırmızı Pazartesi
yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

Kırmızı Pazartesi en basit tanımlaması ile bir cinayet romanıdır. Biraz daha dikkatli okur için, bir töre cinayetini anlatır.

Feride Cihan Göktan

Radikal 2, Birgün, Birgün Pazar ve Kitap eklerinde deneme türü yazıları ve kitap yorumları yayınlandı. Egeli Kadın Yazarlar Platformu'nun ortak çıkardığı kitaplarda ve çeşitli dergilerde öykü ve deneme türü yazıları mevcuttur. Ayrıca "Cadı" ismiyle sahnelenen bir oyunun da senaryosunu yazmıştır. Tıp doktoru. İzmir'de yaşıyor.
Feride Cihan Göktan

Latest posts by Feride Cihan Göktan (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *