Öldür Gitsin

Sinemaya uyarlaması da yapılmış olan Öldür Gitsin, yazar Jim Thompson ‘ın klasik türdeşlerinden farklı kurgusuyla okumak isteyeceğiniz bir polisiye romanı…

… Niçin insanlar seni kendi haline bırakamazlar, niçin onları kendi haline bırakamazsın, neden öylece olduğun gibi yaşayamazsın ve kendin gibi olamazsın? Sen onları oldukları gibi kabul ettiğine göre, onların da seni, her nasılsan, öyle kabul edeceklerini düşünürsün…

TİMAŞ
TİMAŞ

Ben küçükken televizyonda tek kanal vardı; TRT 1. Çocuk/çizgi film kanalları olmadığından bu tek kanalda ne varsa onu izlerdik. Hatta TRT 2 yayına girdiğinde kardeşimle hangi kanalı izleyeceğimize dair ufak bir heyecan bile yaşamıştık. O dönem yokluktan sık sık siyah-beyaz film izlediğimden midir bilmem, bu eski filmlere ayrı bir sevgim vardır. Hala özellikle tercih edip, seçer ve izlerim. Bu pazar da evde yalnız olmanın şansı ile Humphrey Bogart’ın oynadığı 1950 yapımı In a Lonely Place’i seçtim zulamdan ve izledim. Jim Thompson’ın yazdığı Öldür Gitsin kitabını okurken düşündüğüm dönem, filmle birlikte gözümde canlandı.

Kitapeki’nde yazı yazmanın güzelliklerinden birisi hiç duymadığım yazarları ve kitaplarını öğrenmek. Jim Thompson işte bu şekilde tanıdığım bir yazar. Kitabın başında yer alan yazar hakkındaki yazıya göre James Myers Thompson, Hardboiled tarzı polisiyeleriyle tanınıyormuş. Hardboiled “katı, pişkin, yüzsüz, kaşarlanmış, kurt, kurnaz, hilekar” anlamına gelmekte. Kitabın arka kapağındaki yazı ise yazarın güvenilmez anlatıcıları, sıra dışı kurgusu, ölü karakterlerin iç monologlarıyla sağlanan yarı-gerçeküstü anlatımıyla polisiye türe edebi ve sanatsal bir derinlik kattığını söylüyor. Senaristlik de yapmış olan Jim Thompson bir süre Amerikan Komünist parti üyesiymiş IMDB sitesine göre.

…Bu yüzden, bazen bu kasabadaki bazı uygunsuzluklara, sorumsuzluklara gerçekten tepem atıyor. Onlar iyi insan değiller demek istemiyorum, anlıyor musun? Birçok yönleriyle de kıymetli insanlar. Sadece dar kafalılar ve ufuklarını genişletmek istemezler. Ve eğer onlara karşı çıkarsan, tırnaklarını sana geçirmeleri için en küçük bir açık verirsen, yandın, hakikaten gerçek bir neden de ihtiyaçları yoktur, beni anladın mı, çünkü seni parçalara ayırırlar. Böyle olduğunu gördüm, Jim…

Öldür Gitsin, bir taşra kasabasında yaşayan ve dedikoduları nedeniyle kasaba halkının düşmanlığını kazanan yaşlı bir kadının cinayetinin farklı görüş açılarından anlatıldığı bir polisiye roman. Her karakter bir bölümde kendi ağzından kasabayı, burada yaşayan belli başlı kişileri, aralarındaki ilişkileri anlatır kitap boyunca. Kitabın son dönemecine kadar ölen kimse yoktur ama daha başlardan itibaren kimin öleceğini anlarsınız. Bunun haricinde insanlar arasındaki gizemli ilişkileri de öğrenmeye başlarsınız.

…İnsanın kendi oğlunun yarattığı şiddetin içinde yaşaması berbat bir şey, ama ben yaşıyorum. Bunu gizli tutmaya, ilişkimizi ayakta tutmaya ve baba-oğul ilişkisi görünümünü sürdürmeye çalışıyorum ama artık gittikçe zorlaşıyor. Ondan korkuyorum, her gün biraz daha fazla. Ve o gerçeğin çok farkında. Bazen aklımı okuyabiliyormuş gibi ürkütücü bir duyguya kapılıyorum…

Diğer polisiye romanlardan en büyük farkı, olayı/cinayeti anlatmak ve çözmek için bir polis memuru/komiseri, özel dedektif, meraklı bir yaşlı kadın ya da kıvrak zekâya sahip bir adam olmaması. Hikâyeyi çözen kişi olmadığı gibi olayı anlatan tek bir kişi de yok. Karakterlerin geçmişlerini, birbirleri ile olan gizemli ilişkilerini ve cinayete giden yolu savcı, doktor, doktorun oğlu, avukat, gece kulübü yöneticisi, müzik grubunun başı, kulüp yöneticisinin kızı, karısı gibi neredeyse bütün kasaba eşrafı ve yakınları kitap boyunca anlatırlar. Cinayeti işleyebilecek birden fazla kişi olması da kitabı ve olayı dinamik tutuyor, zira karakterlerin anlatımlarını okurken birçoğu için acaba bu mu işleyecek diye merak duygusu yaşıyorsunuz.

… Düşündüm, eğer ben yapmasaydım, kim yapardı?

Bilemiyorum, ama onu öldürmesi için çok iyi bir sebebi olan ve akla ilk gelebilecek şüphelilerden birinin yapacağını sanmıyorum. Bildiğim tek gerçek, Luane’i tanıyan herkesin, onu öldürmek için geçerli bir nedeninin olduğudur –ve bunu herkes bilir- işte bu düşünce Luane’i, bu kadar zaman öldürülmekten esirgemiştir. Bilirsiniz işte, herkes bu işin kendi üzerine kalacağından korkmuştur…

Kara film türünü gözünüzün önünde canlandıran anlatımıyla polisiye severlerin hoşuna gidebilecek bir kitap Öldür Gitsin. Bana ilginç geldi ve hoşuma gitti…

… Nihayetinde merak ediyorum, asıl günah biraz önce yaşananlar değildiyse, hepimizin acısını çektiği, kendimiz için hak gördüğümüz davranış biçimlerini bir başkasında gördüğümüzde, bunu affedememek miydi başarısızlığımız? Bunu becerememek, hoş görülemeyecek bir hata…

  • Öldür Gitsin
  • Yazan: Jim Thompson
  • Çeviren: Sunay Hamitovalı
  • 238 sayfa
  • Mephisto Kitaplığı, 2016

Perge Dündar
Latest posts by Perge Dündar (see all)
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

8. Kocaeli Kitap Fuarı başlıyor

Read Next

Dalga’dan Kaçıp Kıyıya Vuran ‘Misafir’

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram