Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Sevin Okyay anlatıyor: Hakikaten

0

Pınar İlkiz, soruyor, Sevin Okyay yanıtlıyor… biz okurlar da koca bir nehir gibi gürül gürül akan bir hayatı okuyoruz.

Sevin Okyay, sanatla bir şekilde buluşmuş herkesin tanıdığı biri… Sinema yazılarından, polisiye programlarından, spor yazılarından, sinema programından, ama en çok da çevirilerinden tanıyoruz. Radyoculuğunu unuttum galiba. Radyoculuğu da var ve gerçekten de çok keyifli.

Kitap Fuarının bir yararı da, bir şekilde gözden kaçmış, aslında okumanız gereken, hatta başucu kitabı yapabileceğiniz bir kitapla karşılaşma olanağı bulabilmeniz… Bu, öyle bir kitap.

KitapEki
KitapEki

Pınar İlkiz, soruyor, Sevin Okyay yanıtlıyor… biz okurlar da koca bir nehir gibi gürül gürül akan bir hayatı okuyoruz. Yaşı gereği 60’lı yılları da bilen insanlar da 80’li yıllarla birlikte yaşanan değişim ve dönüşümün belirleyiciliğini kabul ediyor. Gerek sosyal gerek siyasal gerekse teknolojik değişim yaşamımızda tabu sayılabilecek birçok şeyi sergiledi gözlerimizin önüne. Her şeyi görür her şeyi konuşur, tartışır olduk. Beraberinde daha çok okuduk, daha çok izledik, daha çok gördük, gezdik…

Çok yönlü olunca insan…

Benim şansıma mıdır, başka bir dizeyle örtüştüremediğimden midir bilemem, ama hep aynı dize dökülüyor dudaklarımın arasından: “Terketmedi sevdan beni…” Sanki Ahmed Arif, Sevin Okyay’ın yoğun ve sürekli (ama düzensiz) koşuşturmasına, yarım ağızla da olsa yakınmalarına yakıştırmış. Pınar İlkiz, birlikte çalışmışlıklarının da rahatlığıyla, tanıdığı için, çoğunlukla sohbetlerde onlar da konu edinildiği için kolayca sormuş… Sevin Okyay da, “dur orada, önce şu var” diye bambaşka bir konuyu anlatıp gelmiş… Müthiş bir okuma macerası. Her sayfada, her satırda acaba ne çıkacak karşıma heyecanı, merakı ve bu sıcaklık biter mi (belki de artar mı) tedirginliği ile kitabı elden düşürmeden okuyorsunuz.

Ne çok şey yapmış Sevin Okyay… Ne çok şey sığdırmış, birçok insanın aklına bile gel(e)meyecek alanlarda… En ilginci de hep kandırılmış(!) İkna edilmiş diyelim isterseniz, her ne kadar itiraz etse de dünden kabul etme yanlısı olduğu için.

Atom karınca…

Sinema yazılarını biliyorduk, birden televizyonda program sunucusu olması için gelen çağrıyla (şunu yapmam, bunu istemem de demesine rağmen) hepsini yapan Sevin Okyay, tümünü nasıl da keyifli anlatıyor, nasıl da komiğini çıkarıyor anlatırken, okuyucuyu da çekiyor kendisiyle birlikte o anlara…

Anneyle başlayan sosyal yaşam… Tiyatro, konser, sinema tamam da, kız kısmısı maça gider mi, hem de annesiyle… Herkes karşıdır askeri darbelere, tabii, Sevin Okyay da, ama “Bu zamana kadar benim bildiğim bu memlekette hiçbir şey fark etmez solcular için, daima düşmandırlar” (s.48) diyebilecek denli de yüreklidir açıkçası… (Sahi, vur abalıya! Tamam, Sevin Okyay, sen de vur!)

Kolay işleri olmamış Sevin Okyay’ın (ben de herkes gibi “Abla” diyebilir miyim, hem anlatımımı da kolaylaştırır), en zorlu çeviriler ona gelmiş. Bir elinde sözlük, diğeri telefonda (özellikle fantastik edebiyatta Kutlukhan Kutlu’dan yardım almış) tırnaklarıyla kazıyarak yapmış. Gittiği yerlerde, özellikle gençlerin tezahüratla karşıladığını anlatırken, ben de en az onun kadar mutlu oldum. “Çay Neslinin Islah Raporu” çevirisinden sonra, neden iyi çay içemediğimizi(!!!) öğrendim. Oysa ben de hemen hepimiz gibi çay sevdalısıyım.

Hayat üniversitesi…

“Devletin temeline dinamit koydukları” iddiasıyla, her aydın insanın başına gelen (iyi ki şimdilerde gelmemiş, baksanıza Şebnem Korur Fincancı Hoca, sadece ama sadece barış istediği için mahkûm oldu) gelmiş Sevin Abla’nın da başına… Gazete verilen, televizyonu olan, belki başka ayrıcalıkları da vardır, koğuşa gitmek ister… Herkes şaşkındır. O da bu şaşkınlığa şaşırır… Fuhuş ve kumardan gelenlerin koğuşudur… “Bir de gece ikide bir basıp dövmüyorlardı” diyor. Yapı Kredi Sanat Galerisinde bugünlerde süren İlhan Berk 100 Yaşında, “Şiir Her Yerdedir” sergisinden iki dizelik alıntının tam zamanı işte, biraz değiştirerek: “Neler çekmiş halkım, anılar şahit!”

  • Hakikaten
  • Sevin Okyay Anlatıyor
  • Yazar: Pınar İlkiz
  • Türü: Anlatı
  • Baskı Yılı: Ekim 2017
  • Sayfa Sayısı: 215 Sayfa
  • Yayınevi: Ayizi Kitap

Korkut Akın

Okumak, yazmak, çekmek… işte Korkut Akın’ı belirleyen üç temel.
Yeşilçam’da ve televizyonda film çekmesine rağmen kendisini kısafilmci olarak tanımlıyor. Birçok ödülü var…
YAZKO Somut’la başlayan yazma süreci -senaryoları saymazsak- Dünya Kitap’la gelişti, büyüdü. Cumhuriyet ve Radikal Kitap’ta da yazdı… Ataşehir Kültür Dergisi’nde (noter tasdikli 8 bin tirajlı) sürekli ve düzenli yazıyor. Yerel, bölgesel, sektörel gazetelerde de… hep sanat kültür üzerine.İnternet üzerinden kitap tanıtımları, kültür yazıları, film eleştirileri yazdığı siteler de var.
Sanatın savaşı yeneceğine inanıyor. Barış ve demokrasi istiyor.
Korkut Akın

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *