Tarihin ODTÜ’yü takdimi

ODTÜ, her dönemde yükselen devrimci hareketin en önemli merkezi oldu. ODTÜ’nün tarihini incelerken solun tarihini de konuşmadan olmaz.

Herkes merak eder ODTÜ’de yakılan devrimci hareketin meşalesi neden hiç sönmez; öğrenciler, öğretim üyeleri, çalışanlar gelirler, geçerler, giderler; yeni kuşaklar gelir; gelenek sürer diye…

ODTÜ’nün genlerine mi işlemiştir yoksa bu gelenek?

Cevabı ODTÜ’nün gücünü bilimden almasıdır.

Daha nizamiyeden, ana kapıdan girerken bir anıtla karşılaşır insanlar: Bilim Ağacı anıtı ile. Zira,

ODTÜ için bilim çok önemlidir.

Öğrenciler ileride ekmeklerini kazanacakları mesleki donanımlarını burada edinirler.

Doğayı, insanı, evreni, sosyal olayları anlamak sadece bir merak değildir onlar için. Oradan yetişenler dünyayı sadece anlamakla yetinmediler, değiştirmeyi de iş edindiler.

İşte ODTÜ’nün tarihini değerli yapan da bu…

ODTÜ, 1956 yılındaki kuruluşundan sonra çok kısa zamanda sadece gerçek bir bilim yuvası olmanın değil, muhalif duruşun da önemli bir örneği oldu.

60’lı yılların sonundaki anti-emperyalist mücadelenin meşalesi de ODTÜ’de alevlendi. Komer’in arabası yakıldı. Bu sanki bir başlangıç gibiydi, sonrasında özerk-demokratik üniversite mücadelesi, ODTÜ-Der, ÖTK deneyimi, boykotlar, işgaller, toplumsal mücadelenin her alanında en ön saflarında yer alma… Uzun ve onurlu bir hikaye.

Daha sonraki yıllarda ODTÜ, her dönemde yükselen devrimci hareketin en önemli merkezi oldu. ODTÜ’nün tarihini incelerken solun tarihini de konuşmadan olmaz.

Hayatımdaki en önemli, en mutlu olduğum yılları ODTÜ’de öğrenci olduğum yıllarda yaşadım dersem abartı olmaz. Hala etkisinden kurtulamadığım, geriye bakıp hatırladığımda bunları ben mi yaşadım dediğim harikulade günlerdi.

Bugün üzerinden kırk yıl geçmesine rağmen kendimi hala o zamanlarda edindiğim kimlikle tanımlıyorum. Yaşam öykümden bahsederken hep hem bir 68’li, hem de bir 78’li olma halimi çok sevdiğimi söylerim.

ODTÜ, altmış yıllık henüz kısa sayılan geçmişine rağmen yakın tarihimizde kuşkusuz önemli bir yeri işgal ediyor.

Bu tarihi anlatmak için yazılmış en değerli kitapların biri yakın bir zamanda, 2016’nın Kasım’ında Notabene Yayınları arasında basılan “ODTÜ, Tarih Direniyor” isimli kitap.

Olayı anlamak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap bu…

Kitabı Yalçın Bürkev hazırlamış, editörlüğünü yapmış.

Kitap, dört bölümden oluşuyor: 1. Bölüm, Kuruluş Yılları başlığı altında ODTÜ’nün kuruluşundan, 68 Dönemi ve 12 Mart Darbesine kadar olan zaman dilimini anlatıyor. 2. Bölüm 12 Mart’tan 12 Eylül’e kadar geçen zaman dilimini,  3. Bölüm 12 Eylül ve sonrasını, 4.Bölüm ise AKP Dönemini anlatıyor.

Kitap hazırlanırken ODTÜ’nün kuruluşundan bugünlere kadar olan değişik dönemlerine şahitlik etmiş, bizzat mücadelenin içinde yer almış 100’ün üzerinde öğrencinin ve öğretim üyesinin sözlü ve yazılı anlatısına başvurulmuş.

Kitapta benim de katkıda bulunduğum bölümler var. Bu bölümlerin dışında, birçok arkadaşımın paylaşımlarında da kulaklarımın çınlamış olması beni onurlandıran bir konu.

1969 yılından 1979 yılına kadar okulda fiilen, dolu dolu yaşamış, mücadelenin içinde yer almış biri olarak kitabın en azından şahidi olduğum 1. ve 2. Bölümüne kefilim.

Kitabı okumak benim o en kritik dönemlerdeki sevgili ODTÜ’lü yaşamım için nostaljik bir gezinti yapmama da vesile oldu.

Emeği geçenlere çok teşekkürler. Gerçekten çok değerli bir kitap…

Bunu sıradan bir okur, bir tanıtım yazısı yazarı veya katkıda bulunanlardan biri olarak değil, konunun uzmanı olarak söylüyorum.

  • ODTÜ, Tarih Direniyor
  • Yazar: Yalçın Bürkev
  • Türü: Tarih
  • Baskı Yılı: Aralık 2016
  • Sayfa Sayısı: 615 Sayfa
  • Yayınevi: NotaBene Yayınları
M. Hakkı Yazıcı
Latest posts by M. Hakkı Yazıcı (see all)
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Kısa Karanlıklar

Read Next

A. Camus’nün Felsefe-Edebiyat Anlayışı Üzerine

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *