Yarım Kalan Şarkı; Victor Jara

 

Victor Jara, general Pinochet yönetimindeki Şili ordusunun 11 Eylül 1973’te yaptığı askeri darbeden birkaç gün sonra binlerce kişiyle birlikte gözaltında tutulduğu spor salonunda işkenceyle katledildi.

TİMAŞ
TİMAŞ

Diktatörlük Victor’u susturmak istedi. Çünkü onun gitarı zenginler için değildi, şarkısı devrimciydi. O şarkısını ezilenlerin, yoksulların ve yoksunların çığlığı gibi söylüyordu.

O şarkı bitmedi, bitmeyecek… Şimdi ve daima!

Joan Jara hem aşkı hem de yoldaşı olan Victor’u tanışmalarından başlayıp, Salvador Allende önderliğindeki Halk Birliği içindeki mücadelelerine kadar büyük bir tutku, cesaret ve samimiyetle anlatıyor.

Victor Jara, 11 Eylül 1973’te Şili’yi kana bulayan darbenin hemen ertesinde binlerce kişiyle birlikte gözaltına alındı ve Şili Santiago Stadyumu’nda işkenceyle öldürüldü. Jara, Şili halkının sesiydi. Sömürüye karşı direnenlerin şarkılarını söylüyor, şarkıları dünyanın yüreğinden gelen acıları anlatıyordu.  Jara, Şili Üniversitesi’nde Tiyatro Okulu’na girmiş, başarı göstererek oyunlar yönetmeye başlamıştı. Bu arada Şili Üniversitesi korosuna katılmış ve ilk bestelerini burada yapmıştı. Jara, burada “Yeni Şarkı” akımının kurucusu olan Violetta Parra ile tanıştı ve onunla çalışmaya başladı. Yeni Şarkı kısa zamanda emperyalizmin ve sömürgeciliğin karşısında bir simge haline geldi. O dönemde, halk şarkılarını gitarla çalıp söylemek, yaygın bir protesto tavrıydı. Artık, Jara’nın şarkıları fabrikalarda, okullarda, sokaklardaydı. O, elinde gitarıyla her grevde, her öğrenci eyleminde direniş şarkılarını söylüyordu. Sesi çoktan Şili sınırlarını aşarak dünyanın dört bir yanına ulaşmıştı.

Jara, Şili Santiago Stadyumu’na getirildiğinde, öldürüleceğini bildiği halde, oradaki binlere moral verebilmek için gitarının tellerine dokundu. Stadyumdaki binler için bir şarkı yazdı. Çevresindekiler, “Beş bin kişiyiz burada” diye başlayan şarkının her satırını ezberlediler:

Beş bin kişiyiz burada
Bu ufacık yerinde kentin.
Beş bin kişiyiz.
Kim bilir kaç kişiyiz daha Kentlerde ve ülkede?
Burada yapayalnız On bin el, tohum eken
Ve fabrikaları çalıştıran…

Dünya, Jara’nın son anlarını, Şili’deki Pravda muhabiri Vladimir Çernisev’den öğrendi: “Victor Jara dudaklarında şarkıyla öldü. Onu yanından hiç ayırmadığı refakatçisiyle, gitarıyla birlikte stadyuma getirdiler. Ve şarkı söylemeye başladı. Öbür tutuklular, gardiyanların ateş açma tehdidine rağmen melodiye eşlik etmeye başladılar. Sonra bir subayın emri ile askerler Victor’un ellerini kırdılar. Artık gitar çalmıyordu, ama zayıf bir sesle şarkı söylemeyi sürdürdü. Bir dipçikle kafasını parçaladılar ve diğer tutuklulara ibret olsun diye ellerini kesip tribünlerin önüne astılar”. Victor Jara’nın ölü bedeni dört gün sonra bir sokakta bulundu. Ağır işkencelerden geçirilmiş ve vücudu kurşunlarla delik deşik edilmişti. Jara 39 yaşındaydı.

Yarım Kalan Şarkı adlı kitabında eşi Joan Jara, hem aşkı hem de yoldaşı olan Victor’u tanışmalarından başlayıp, Salvador Allende önderliğindeki Halk Birliği içindeki mücadelelerine kadar büyük bir sevgi ve tutkuyla anlatıyor. Joan Jara, Victor için “Beni ne bir ayna gibi kullandı ne de ideallerine uyup uymadığıma baktı” diyor ve o korkunç haberi aldıktan sonra yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Şok geçiriyordum ama içimdeki esas yara Victor’un çektiği acıydı. Gözümü her kapatışımda ölü bedenini, morgu, geçirdiğim son dört haftanın dehşet görüntülerini, silahsız sivillere uygulanan askeri şiddetin sonuçlarını, had safhada orantısız, inanılması nerdeyse imkansız vahşeti görüyordum. İçim yarım kalmış bir mücadelenin; düşmanlarının koyduğu ama uymadığı kurallara uyarak barışçıl yollarla toplumlarını değiştirmeye çabalayan bir halkın mücadelesinin hisleriyle doluydu. Sanki bir değil, binlerce, milyonlarca kişiydim…yirmi yıla yakın Şili’de yaşadıktan sonra İngiltere’ye bir yabancı gibi dönüyordum. Ne param vardı ne işim; tüm varlığımızı üç valize tıkıştırmıştık ve valizlerde giysiden çok fotoğraf, mektup ve plak koymuştuk.” Victor Jara, hayatının son saatlerinde, öldürüleceğini artık kesinlikle bildiği sırada yanında bulunan birisine verdiği notta eşi Joan’ı dünyadaki her şeyden çok sevdiğini, cesur olmasını ve mücadelesine devam etmesini söylüyordu. Victor’un mesajı, elden ele dolaştı, Şili’den ayrılmadan bir gün önce eşine ve kızlarına ulaştırıldı.

Joan Jara büyük bir cesaretle mücadelesini sürdürdü. Şili’de yaşananları dünyaya anlattı. Victor Jara, öfke, direniş ve mücadelenin simgesi oldu. Yaşamayı sürdüren müziği, şarkıları ve sesiyle insanlara ulaşmaya devam etti.

Döndüğümde eve, oradasın işte, Birlikte örüyoruz düşlerimizi… Çalışıyoruz bir öykünün başında, Bilmeden hiç sonunu.

*(Milliyet Sanat, Haziran 2010)

  • Victor Jara: Yarım Kalan Şarkı
  • Yazar: Joan Jara
  • Çeviri: Algan Sezgintüredi
  • Türü: Biyografi
  • Baskı Yılı: 2010
  • Sayfa Sayısı: 320 Sayfa
  • Yayınevi: Versus Yayınları

Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Konstantiniyye Oteli: Aslında binlerce yıllık koskoca bir şehir…

Read Next

“Mahvolmuş insan”ların hikayelerini yazdı…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram