Yordam Edebiyat’tan 3 temel eser

Yordam Kitap’ın yol arkadaşı olarak 1 Haziran 2016’da yayın hayatına başlayan Yordam Edebiyat Eylül ayında 3 temel eseri okuyucusuyla buluşturdu.

Yordam Edebiyat etiketi ile yayımlanan bu üç önemli edebi eser; 1902 Doğumlular, Fırtına Çocukları, Elçilik Kenti 

TİMAŞ
TİMAŞ

1902 Doğumlular

E04_Glaeser_1902_Dogumlular_Kapak.indd

Ernst Glaeser
Çeviri: Öner Ünalan

Yirminci yüzyılın ilk yarısında dünyamızı altüst eden iki büyük savaş –yaşanan derin üzüntü ve acılar bir tarafa– dünya edebiyatına, barıştan, kardeşlikten ve insancıllıktan yana çok güçlü bir soluk kattı. Alman yazar Ernst Glaeser ve onun başyapıtı 1902 Doğumlular, karanlıklar ortasındaki bu “umutlu hava”nın bir parçası. Savaş koşullarını, savaşa giden yolları ve savaşın ta kendisini çocukların bakış açısıyla anlatmak ise bu “umutlu hava”ya ayrı bir renk kattı.

Sahiden de çocukların gözüyle anlatılan olayların, apayrı bir etkisi var: Gerçekle başka türlü kurulan bağlantılar, hayal gücünün daha çok devreye girmesi, büyüklerin ve cinselliğin dünyasına dönük özel keşifler, abartılar, çocukları genç yaşta olgunlaştırabilen deneyimlere rağmen korunan masumiyet…

Savaşın ve zorlu koşulların, çocukların gözünden anlatılması 1902 Doğumlular’a da farklı bir güç ve hava katıyor… 1902 senesinde doğup, I. Dünya Savaşı’nı 12-16 yaşlarında karşılayan ve yaşayan çocukların gözleri, insanlığa dair çok şey anlatıyor. 1902 Doğumlular, özgün anlatım tarzı ve hem melankolik hem de mizahi ögeler barındıran diliyle; neredeyse bir “laboratuvar” özelliği sunan küçük bir Alman kasabasındaki gençlerin siyasi ve cinsel uyanışlarını, sosyal demokrat siyasetin enternasyonalizm ile milliyetçilik arasında sıkışmasını, açlık ve ekmek kavgasını çok canlı bir biçimde anlatıyor.

Sonuçta karşımıza, Ernest Hemingway’in sözleriyle “Olağanüstü güzel bir roman” çıkıyor… 

Fırtına Çocukları

E05_Ostrovski_FirtinaCocuklari_Kapak.indd

Nikolay Ostrovski
Çeviri: Özdemir İnce

Rus-Sovyet gerçekçi yazınında özel bir yeri olan Nikolay Ostrovski, 32 yıllık kısa yaşamında iki önemli yapıta imza atmıştır. Sovyetler Birliği döneminde Kızıl Ordu safl arında savaşıp yaralanan, ardından felç geçirip yatağa bağlı hâle gelen ve kör olan yazar, hayatının bu zorlu döneminde yazmaya sarılmış, bu koşullarda kaleme aldığı romanlardan ilki, Ve Çeliğe Su Verildi ona dünyaca ün kazandırmıştır.

İkinci romanı, Fırtına Çocukları ise hem ilk romandaki özyaşamsal ögeleri tamamlar niteliktedir, hem de “1918-1919 yıllarında Polonya ve Ukrayna’da geçen olayların büyük bir tarihî freskini ortaya koymaya” dönük kapsamlı bir girişimdir.

Ostrovski, üç cilt olarak planladığı bu uzun soluklu romanının ilk cildini tamamladıktan sonra, maalesef hayatını kaybetmiştir. Kahramanlarından söz ederken, “Bu bana yakın ve değerli varlıklar hiç aklımdan çıkmıyor” diyen Ostrovski, bu anlamda hayatının son dönemini ve günlerini hep Fırtına Çocukları ile geçirmiştir. Bize kalan sayfalar, yazarın sonuna kadar götürme fırsatı bulamadığı bunca geniş ve güçlü yapıtının değerine tanıklık ederken, Fırtına Çocukları yirminci yüzyılın en kritik dönemlerinden birini şaşırtıcı bir canlılıkta ortaya koymaktadır.

“Ostrovski’nin, gerçek yanı ağır basan, doğru ve büyük mücadelenin tutku ve cesaretiyle dolu kitapları birçok Sovyet ve yabancı ulus kuşağını kendisine bağlayacak; onun savaşçı ve hümanist kişiliği, ilerici insanlığın belleğindeki canlı, etkili ve değerli yerini her zaman koruyacaktır.” Anna Karavayeva

Yordam Edebiyat, China Miéville kitaplığına bir yenisini ekliyor!

China Miéville (1972): Britanyalı fantastik edebiyat yazarı. İlk romanı Kral Fare ile, hem Uluslararası Korku Cemiyeti hem de Bram Stoker ödüllerine aday gösterilen China Miéville, çok sayıda ödül kazanmıştır. Perdido Street Station ile 2001 yılında Arthur C. Clarke ve Britanya Fantezi ödüllerini kazanmış, Hugo, Nebula, Dünya Fantezi, Locus ve Britanya Bilimkurgu ödüllerine aday gösterilmiştir. Üçüncü romanı The Scar, 2003’te Britanya Fantezi ödülünü kazanmış, Locus ödüllerinde En İyi Fantastik Roman seçilmiştir. Dördüncü romanı Iron Council, 2005’te Arthur C. Clarke ödülünü kazanmış, Locus ödüllerinde En İyi Fantastik Roman seçilmiştir. Beşinci romanı Un Lun Dun, 2008’de Locus ödüllerinde En İyi Gençlik Romanı seçilmiştir.

Elçilik Kenti

E0X_ChianaMieville_ElcilikKenti_Kapak.indd


China Miéville
Çeviri: Betül Çelik

Bilim kurgu ve fantastik edebiyatın “Nobel”i sayılan Arthur C. Clarke Ödülü’nü üç kez kazanan tek yazar China Miéville’in Elçilik Kenti; dilbilim ile politikanın iç içe geçtiği bir tuhaf bölge, yazarın düşünsel, kurgusal ve biçimsel yetkinliğinin zirveye ulaştığı bir sanat yapıtı. Kitap 2012 yılında En İyi Bilim Kurgu Romanı seçilerek Locus Ödülü’nü kazandı.

Bazen’in kıyısında Herzaman’ın içinde bir dünyayı merkezine alan Elçilik Kenti, okuyucularını zaman ve uzamda benzersiz bir dalış macerasına davet ediyor. Roman, insanların, egzotların ve kendine özgü bir tür olan Ev Sahipleri’nin birlikte yaşadığı Arieka gezegeninde geçiyor. Arieka’da yaşayan bu farklı türlerin iletişiminin yegâne yürütücüsü ise birer genetik mühendislik ürünü olan Elçiler; ta ki beklenmedik bir başka Elçinin oraya gelişine dek…

Kitabın baş karakteri dalgıç Avice Benner Cho, Dışarı’da yaşadığı maceralar ve edindiği deneyimlerden sonra döndüğü Arieka kadar karmaşık ve gizemli. Ariekalılar içinse bir “benzetme”. Miéville’in, odağına dilin gücünü ve dilin sonsuza açılan ihtimallerini koyduğu bu romanında, incelikli bir diplomasiye, yeni elçinin varışıyla beraber farklılıkları bir arada tutan hassas dengelerin bozuluşuna; bir yandan da yeni bir dengenin doğum sancılarına tanık oluyoruz. Artık ne güvenebileceği bir aşkı ne de kendini güvende hissedebileceği bir evi olan, tüm ihtimallerle birlikte kaygan bir zeminde sürüklenen Avice ile birlikte…

“Bu genç yazarın kendisini göstermesini ve bilim kurgu sanatını, son zamanlarda ‘güvenli’ okuyuculuğa yatırım yapan yayıncılığın gerileticiliği ile postmodernizmin bütün formlar ve formsuzluklarla ortaya koyduğu hayret verici değişim ve gelişim vaatleri arasında sıkıştıran ataletin dışına çıkardığını görmek bir sevinç kaynağı. Elçilik Kenti tam anlamıyla yetkin bir sanat eseri.”
Ursula K. Le Guin

Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Onu hep arayacağız, çok özleyeceğiz, hep eksik kalacağız.

Read Next

Eksik anlatılmış bir roman; Kırmızı Saçlı Kadın’ın eleştirel okuması

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram