BİR DEVRİN DEĞİL, HER DEVRİN ÇOCUKLARI

Kitap Eki Dergisi

Doğan Egmont’tan yayınlanan Bir Devrin Çocukları hayal eden, hayallerine inanan ve hayallerinin peşinden giden dört çocuğun hikayesini anlatıyor.

Bugünün efsane isimlerine dönüşmüş Afife Jale, Yaşar Kemal, Halide Edip Adıvar ve Ara Güler’den oluşan seri genç okurlarına da ilham olacak cinsten. Bu vesileyle serinin yaratıcısı Sevil Köybaşı ile bir araya geldik.

 
KitapEki
KitapEki
   
  • Bir Devrin Çocukları fikri nasıl ortaya çıktı? Nasıl bir hazırlık sürecinden geçti?

“Bir Devrin Çocukları” fikri bundan yaklaşık dört yıl önce futbolu çok seven küçük oğlumun benden “Messi” kitabını almamı istemesiyle ortaya çıktı diyebilirim aslında. Kitap dört sözcükle özetlenebilen büyük bir başarı hikayesini anlatıyordu. Hayal etmek, inanmak, çalışmak, başarmak… Daha sonra kendi öğrencilerim de dahil olmak üzere etrafımdaki pek çok çocuğun heyecanla ve büyük keyif alarak bu tarz kitapları okuduklarına tanık oldum. Çocukların hepsinin ortak noktası vardı. Onlar küçük hayalperestlerdi ve hayal kurmak için de kendilerine bir idol seçiyorlardı. Hepimizin çocukken seçtiği gibi… Messi’yi merak ediyorlar ve okuyorlardı. O zaman farklı isimlerin başarı hikayeleri, çocuklukları da onların ilgisini çekebilirdi. Benim idolüm olan Yaşar Kemal’in çocukluğunu yazma fikri tam da o zaman ortaya çıktı.

Yaşar Kemal’in çocukluğunu yazma düşüncesi kısa bir süre sonra çocuklarımıza her alanda ilham olabilecek başka isimlerin de çocukluklarını yazma isteğiyle “Bir Devrin Çocukları” adlı bir seri projesine dönüştü. İsimleri belirledikten sonra zamanımın büyük bölümünü Ara Güler, Afife Jale, Halide Edip ve Yaşar Kemal ile ilgili pek çok kitap okuyup belgesel izleyerek geçirdim diyebilirim. Hazırlık aşamasında Yaşar Kemal’in çocukluğuna dair anılarını değerli ailesinden, yakınlarından dinleyip kaleme almak da benim için unutamayacağım bir deneyimdi.

  • Seri Ara Güler, Afife Jale, Halide Edip Adıvar ve Yaşar Kemal isimlerinden oluşuyor. Bu isimleri seçmenizin nedeni nedir?

İlk sıralarda bu isimleri seçmemin nedeni sanırım biraz da benim çocukluğumda kurduğum hayallerle ilgili. Yaşamımın her döneminde kendimi yazarak ifade etmek beni en mutlu eden şeylerin başında gelmiştir. Okul sıralarında yazılan kompozisyonlar, şiirler, öğretmenlik yıllarımda yerini tören konuşmalarının metinlerinin ya da ders kitaplarının hazırlanmasına bıraktı. Bu süreçte benim idolüm de her zaman Yaşar Kemal olmuştur. Onun kitaplarını okudukça yazar olma hayalleri kurdum. Onun kitaplarını okudukça edebiyata olan ilgim ve okuma sevgim arttı. Bir diğer tutkum da fotoğraf çekmek. Bütün dünyanın tanıdığı ve pek çok insana ilham veren bu değerli isimleri bizim çocuklarımız da tanısınlar istedim.

  • Bu isimlerin her birinin size göre en ilham verici tarafları neler?

Afife Jale’nin çocukluğuna baktığımızda cesur, savaşçı, kararlı, zorluklarla başa çıkabilen küçük Afife’yi, Yaşar Kemal’in çocukluğuna baktığımızda ise duygusal, sıcak, naif ve öğrenmeye çok istekli, ağacı, kuşu, insanı, taşı, toprağı seven, onlarla konuşan Kemal görürüz. Ara Güler’e baktığımızda her şeyi merak eden, sorgulayan, deneyen, eğlenceli cesur bir Ara, Halide Edip’e baktığımızda ise okumaya çok istekli, kararlı, disiplinli Halide’yi görürüz. Hepsi birbirinden farklı özelliklere, karakterlere sahip olsalar da ortak noktaları bir hayal kurmuş, o hayale inanmış, o hayal için mücadele etmiş ve hayallerini gerçekleştirmiş olmaları.

  • Serideki her bir karakter hayallerinin peşinden gidip, asla vazgeçmemiş isimler. Bu açıdan okurları için de ilham verici. Bu konuda siz ne söylemek istersiniz?

Serideki karakterlerin sadece çocukluklarını anlatmamın nedeni hem çocuklar için daha anlaşılabilir olması hem de kitaptaki karakterlerin mücadelesini okuduktan sonra çocukların, hayallerini daha çok sahiplenmelerine, “O zaman ben de yapabilirim” diyerek kendilerine inanmalarına yardımcı olmaktı. Biz ebeveynlere ve eğitimcilere bu konuda çok iş düştüğünü düşünüyorum. Çocuklarımızın hepsi çok farklı hayaller kuran minik hayalperestler. Onların hayallerini canlı tutmak da bizim görevimiz. İşte bunun için hepimiz küçük roller üstlenmeliyiz. Bırakalım sorsunlar, merak etsinler, denesinler… Hedeflerine ulaşmak için çıktıkları yolda önlerinden yürüyüp onlara kılavuzluk etmek ya da arkalarından yürüyüp onları koruyup kollamak yerine çocuklarımızın yanlarında yürüyüp hayallerini, korkularını, umutlarını yeri geldiğinde hayal kırıklıklarını  paylaşmanın ve başaracaklarına olan inancımızı göstermenin  daha doğru olduğunu düşünüyorum.

  • Şimdinin dünyasında artık her şey çok daha hızlı ve kolay tüketilir hale gelmişken, bu çocukların dünyaya bakışını da bu yönde etkiliyor diyebilir miyiz? Çocuklar için de artık vazgeçmek daha mı kolay?

Çocuklar için artık vazgeçmenin daha kolay olduğunu düşünmüyorum aslında. Z kuşağı, İndigo çocukları gibi farklı tanımlar yapılsa da ben zamane çocukları demeyi tercih ediyorum. Zamane çocuklarının ilgi alanları, yaşam biçimleri, hayata bakışları bizlerden çok daha farklı olabilir. Anne babaların da öyle. Bunu da doğal buluyorum. Olumsuz tarafları yok mu? Elbette var. Hem de çok var. Sonuçta biz yetişkinlerin bile biyolojik gelişimi teknolojinin gelişimine ayak uydurmakta zorlanıyor. Ancak ben olumlu taraflarını görmeyi tercih ediyorum. Araştıran, sorgulayan, kararlı, cesur ve ne istediğini bilen nesiller geliyor. Onlarla konuştuğunuzda hepsinin bir hedefi olduğunu görüyorsunuz. Evet çabuk tüketiyorlar ama aynı zamanda bilgiye ve daha fazlasını öğrenmeye duyulan bir açlık da var. Ayrıca çağ değişse de değişmeyen bir gerçek var. “Onlar çocuk ve çocuklar hayal kurar”. Yakın zamanda tüm dünyayı yasa boğan Kobe Bryant’ın ölümünden sonra Staples Center’ı dolduran kalabalığın büyük kesimi çocuklardan oluşuyordu. Basketbolu seven, basketbolcu olma hayali kuran, kendilerine bir hedef belirleyen, vazgeçmeye niyeti olmayan ama idolünü kaybetmiş çocuklardan…

  • Bu noktada Bir Devrin Çocukları’nın en güçlü mesajı sizin için nedir?

Hayal et, kendine inan, çalış ve asla vazgeçme…

  • Aynı zamanda eğitimci olduğunuzu da biliyoruz. Anne babalara çocuklarına okuma sevgisini erken yaşta kazandırmaları için ne tavsiyede bulunursunuz?

Çocuklar için esas olan şeyin sözler değil davranışlar olduğunu düşünürsek ilk yapmamız gereken şeyin bu konuda çocuklarımıza model olmak olduğunu düşünüyorum. Anne ve baba bu konuda öncü olmalı. Bebekliklerinden itibaren bir aile ritüeline dönüştürebileceğimiz “birlikte okuma” çocuklarımızın hem dil gelişimine çok büyük katkı sağlayacak hem de ileride bir alışkanlığa dönüşecektir. Evde kitap okunduğunu gören her çocuk ileride hayatının her döneminde bunu bir gereksinim olarak görecektir. Bebeklikten çıkıp okumaya başlayacağı dönem arasında geçen üç dört yıl çok önemli. Özellikle bu dönemde kitapları da oyuncaklar kadar cazip hale getirmenin, kitabı dinlerken eğlenmesini sağlamanın o kadar çok yolu var ki… Kitabın bir yerinde kendi hikayesini uydurmasına izin vermek, onunla kitaba yeni karakterler dahil etmek ve o karakterleri birlikte canlandırmak, hep birlikte kitaba yeni bir son tasarlamak, hatta evdeki materyallerden yararlanıp en sevdiği karaktere kostüm hazırlamak… Bunlar sadece birkaçı.

Çocukların okumaya başladığı dönemde kitabevlerine birlikte gitmek, kitaplarını kendisinin seçmesine izin vermek çok önemli. Çocuğu okumaya başlayan anne babalarda maalesef hemen “az resimli, çok yazılı, bol mesajlı” kitap arayışı başlıyor. Her kitap bir mesaj vermek zorunda değildir. Ayrıca bol renkli, bol resimli kitaplar çocuğumuzun ilgisini her zaman daha canlı tutar. Ayrıca kitap okuma konusunda çocuklarımızı asla zorlamamamız gerektiğini de hep hatırlayalım.

  • Son soru olarak serinin devamı da gelecek mi?

Bilim, sanat, spor dünyasının geçmişine ve bugününe baktığımızda bu topraklarda yaşamış, yaşayan ve çocuklarımıza ilham olabilecek, onların hayallerini canlı tutacak o kadar çok isim var ki… İleriki dönemde serimize bu isimlerle devam etmeyi düşünüyoruz.

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Haber Merkezi

Read Previous

Türkiye Tiyatro Vakfı Kuruldu

Read Next

‘Okuldaki Hayalci’ Dizisi Günışığı Kitaplığı’nda!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *