2018 Uluslararası Man Booker Ödülü Kazanını Polonyalı Tokarczuk

Olga Tokarczuk, Flights (Uçuşlar) isimli romanıyla aday olan 5 kitabı geride bıraktı ve 72 bin dolar değerindeki 2018 Uluslararası Man Booker Ödülü’nü kazanmaya layık görüldü. Tokarczuk’un Flights (Uçuşlar) isimli romanı Jennifer Croft, tarafından İngilizceye çevrildi.

Lisa Appignanesi OBE, Michael Hofmann, Hari Kunzru, Tim Martin ve Helen Oyeyemi’den oluşan jüri, Tokarczuk’a övgüde bulunarak onu muhteşem bir yazar olarak niteledi. Jüri, Tokarczuk’un zekası, hayal gücünü, edebi bir şekilde formüle etme yeteneğine sahip olduğu dile getirildi. Tokarczuk 2018 Uluslararası Man Booker Ödülü’nü kazanan ilk Polonyalı oldu.

TİMAŞ
TİMAŞ
Olga Tokarczuk

17. yüzyıldan günümüze uzanan Flights (Uçuşlar) isimli romanda, yolculuk ve insan anatomisi konularını işleniyor ve parçalı olarak ilerliyor.

Olga Tokarczuk, ülkesi Polonya’da çoksatar listelerinde bulunan ve ödüllü bir yazar. Varşova Üniversitesi’nde psikoloji okuyan Tokarczuk Jung üzerine çalışmalar yaptı. İlk kitabı bir şiir kitabı olan ve 1989’da yayımlanan Tokarczuk’un sekiz romanı ve iki kısa öykü kitabı var.

Uluslararası Man Booker Ödülü

Uluslararası Man Booker Ödülü her yıl İngilizceye çevirisi yapılmış ya da İngilizce yazılan kitaplara veriliyor ve 50 bin sterlinlik para ödülü yazar ve İngilizce çevirmeni arasında eşit olarak paylaştırılıyor. Polonyalı yazar Olga Tokarczuk 50 bin sterlinlik ödülü çevirmeni Jennifer Croft ile paylaşacak.

“Flights”, Türkçede 2016 yılında Alabanda Yayınları etiketiyle “Koşucular” adıyla yayımlanmıştı.

Neşe Taluy Yücel’in Türkçeleştirdiği kitabın tanıtım bülteninde şu ifadelere yer veriliyor:

“Koşucular, kötülüklerin dünyanın içine işlediğine inanıyorlardı. İnsan bir yerde durup kalırsa, işte o vakit kötülüğün gücünün en yüksek seviyeye erişeceğini düşünüyorlardı. Kötülükten korunmanın tek yolu, yolculuk yapmak, hareket etmektir. Peki, çağdaş ‘koşucular’ kimdir?

Aramızda bunlardan kaç kişi kaldı?

Bu kitap, dünya, deneyimlerimizin kakofonisine ve uyumsuzluğuna dünyanın tek bir biçimde bütünleştirilmesinin olanaksızlığına, dünyadaki keşmekeşe, bölünüp yeni şekiller oluşturmasına karşın sadık olmaya çalışıyor. Bense onun kenarda kalan, anlatılması olanaksız, bulanık alanlarına ve çevrelerine sadığım. Hatalarımı yineliyorum ve bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.”

Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Koşun çocuklar, hayallerinize koşun!

Read Next

Ödüllü yazar Nurcan Baysal’dan “O Sesler”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram