Roberto Piumini'den Tıpkı Hayat Gibi Öyküler • Kitap Eki  
TUDEM
 

Roberto Piumini’den Tıpkı Hayat Gibi Öyküler

 
TİMAŞ
Say Yayıncılık

İtalyan yazar Roberto Piumini’nin her yaştan ilgi gören ne fazla tatlı ne de fazla acı, hepsi kararında öykülerden oluşan kitabı Çalçene’den Öyküler, Sophie Fatus’un resimleri ve Bahar Ulukan’ın çevirisiyle Can Çocuk etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Bu kitaba adını veren öykü şu satırlarla başlıyor: “Yazıların elle yazıldığı zamanlarda, hüzünlü öyküler kaleme alan bir yazar yaşardı. Öyküleri çok güzeldi, ama öylesine hüzünlüydüler ki hiçbir yayımcı onları basmak istemezdi. Matbaadaki baskı makinelerinin ağlamaya başlayıp paslanmasından korkarlardı.” Ama bahse gireriz ki öyküler artık hüzünlü olmayacak, basılacaklar. Baskı makineleri gülecek, paslanmayacaklar. Çocuklar da bu kitabın sayfalarını çevirdikçe gülecek, kahkahalar atacaklar.

“’Evet. Birbirimizi görmek ve selamlaşmak için saatin vurmasını bekliyoruz sabırsızlıkla. Ama tahmin edersin ki benim sadece eğilmem ve onun da şapkasını çıkarması bize yetmiyor, birkaç kelime konuşmak da istiyoruz. Fazla zamanımız yok, biliyorum, ama keşke ona ‘Seni seviyorum!’ diyebilsem ve o da bana ‘Ben de seni!’ diye karşılık verebilse ve bu hep böyle sürse. ‘Anlıyorum,’ dedi Tauser. ‘Peki neden böyle yapmıyorsunuz?’ ‘Çünkü her saat başı bizimle birlikte o korkunç baykuş da dışarı çıkıyor ve ‘Guguk! Guguk! Guguk!’ diye ciyaklıyor ve biz o curcunada tek kelime bile konuşamıyoruz!’ ‘Anlıyorum,’ dedi Tauser, bir kez daha. ‘Tüm âşıklar gibi biz de konuşmadan anlaştık ve bu durumu protesto etmek için dışarı çıkmamaya karar verdik,’ dedi minik kadın. ‘Anlıyorum,’ dedi Tauser, üçüncü defa. Tek camlı gözlüğünü çıkarıp masasına oturdu ve düşünmeye koyuldu. Bir süre sonra kalkıp baykuşlu saati duvardan söktü, içini açtı ve bir süre çalıştıktan sonra onu yerine geri taktı. Peki ne yapmıştı Tauser? Onu saat başları yerine her yarım saatte bir haber vermeye ayarlamıştı. Baykuş bir buçukta çıkıyordu, iki buçukta, üç buçukta ve tüm diğer buçuklarda. Böylece saat başlarında baykuşun gugukları olmuyor, iki âşık hızlı hızlı birbirlerine sevgi dolu kelimeler söyleyebiliyorlardı. Üstelik artık evlerinde baykuşun sesini duyduklarında mutlu bile hissediyorlardı çünkü buluşmalarına yalnızca yarım saat kalmış oluyordu.”

Ayrıntı Yayınları
Günışığı Kitaplığı

(Tanıtım Bülteninden)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Haber Merkezi

Read Previous

4. Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali ‘Carmen’ İle Başladı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *