ÇOCUKLUK, HAYAL KURMA ZAMANIDIR

Sınıfta İsyan Var, ödevini yapmamış bir çocuğun üç gün okuldan uzaklaştırılmasını ve bunun üzerine ödev sistemine karşı başlattığı hukuk mücadelesini anlatıyor.

Notabene Yayınları’nın geçen yıl yayımladığı Steven B. Frank’ın Sınıfta İsyan Var – Ödev İstemiyoruz adlı kitabı, ödevini yapmamış bir çocuğun üç gün okuldan uzaklaştırılmasını ve bunun üzerine ödev sistemine karşı başlattığı hukuk mücadelesini anlatıyor. Bu mücadelede ailesi, avukat komşusu ve bu davayı bilen bütün çocuklar, kitabın kahramanı Sam’in yanında yer alıyor. Ödevler üzerinden gelişen baskıya karşı yürekten mücadele ediyor, kendilerinin haklı olduğunu anlatabiliyor ve sonuçta davayı kazanıyorlar.

Steven B. Frank, akıcı bir dille ve basit bir anlatımla çocukların hayatını çok yakından ilgilendiren bir olaya farklı bir açıdan yaklaşmış ve ödevin gerçekten gerekli olmadığını, hatta çocuklar için sakıncalı bile olabileceğini işaret ederek, okurlara madalyonun farklı bir yüzünü göstermiş.

Kitapta, yarış ve rekabet mantığıyla sınavlara hazırlanmanın dahi, onların gerçek öğrenme hakkını ihlal ettiğinden, bu sistemin öğrencileri sınavlara hazırlayan öğretmenlerin de özel hayat hakkını ellerinden aldığından söz ediliyor. Ayrıca ödevlerin teorik derslerde başarıyı arttırmadığı, bu nedenle okullarımızı iyileştirmek için daha farklı yöntemler denenmesi gerektiği, bazen ne öğretileceğinden çok, nasıl öğretileceğinin önemli olduğu ve bu konu üzerinde düşünülmesi gerektiği belirtiliyor.

Yazar, Sınıfta İsyan Var romanında, çocukluğun merak etme, ilgi duyma ve hayal kurma zamanları olduğu, çocukların ve ailelerin özel yaşamlarına girerek bu süreyi kısaltan toplumun kendini ölümcül bir tehlikeye atabileceğini düşündürüyor. Yani çocukluğun korunmasına, bu nedenle ödev verilmeyip, çocukların ilgi ve yeteneklerini geliştirmelerine fırsat verilmesini istiyor.

Yirmi senelik ilkokul öğretmeniyim. Kitabı en az çocuklar kadar merak ve ilgiyle okudum. Tıpkı öğrenciler gibi biz öğretmenlerin de hayatının merkezinde okul, ödevler ve sınavlar var kuşkusuz. Kitap, pek çok yönüyle bir tartışmaya kapı aralarken, belki de hepimizin kanıksadığı eğitim sistemine eleştirel bir gözle bakması açısından değerli.

Bir öğretmen olarak Steven B. Frank’ın düşüncelerine katıldığım yerler şunlar: Ödev sisteminde sorunlar olmasının yanında, bazı öğretmenler gerçekten ödevleri abartıyor. Çocuğa hiç dinlenme aralığı ya da boş zaman bırakmıyorlar. Zamanı okul dışındaki saatlerde de gönüllü olmayan bir ödev yapma zorunluluğuyla doldurulmuş bir çocuktan tabii ki yaratıcılık beklenemez, hatta gelecek için beden ve ruh sağlığı bozuk insanlar yaratırız. Çünkü ödevler çocuklarda stres yaratıyor, teorik derslere özgürce odaklanmaktan alıkoyuyor. Böyle olunca da çocukların ilgi ve yeteneklerini geliştirilemediği gibi zamanla bunlar yok olup gidiyor.

Katılmadığım taraf ise, ödev çocuğa o gün derste öğrendiklerini tekrar etme, pekiştirme amacıyla verilir. Çocuk eve gidince biraz dinlenir ve okulda öğrendiklerini tekrar ederek hatırlar ya da öğrenemediği bir yer kalmışsa bunu fark eder. Ya evde aileye ya da ertesi gün okulda öğretmene sorulup, öğrenilemeyen bölümü öğrenmeye, anlamaya dönük çaba içine girer.

Ödev, çok uzun zaman almamalı. Çocuğa dinlenmek, oyun oynamak, sosyalleşmek için yeterince serbest zaman bırakılmalı. Aslında çocuğun yaratıcılığını geliştirmeye yönelik fazla zaman almayacak ödevler verilebilir. Bence çocuğu geliştirme mantığıyla verilen ödevler, çocuğun eğitimi açısından daha yararlı. Öte yandan ödev, çocuğun sorumluluk bilincini geliştirmesine katkıda bulunur. Ödev ile sorumluluk alır ve onu her gün yaparak, üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmiş olur.

Hiç ödev vermemek gibi, çok ödev vermek de çocuk için zararlı. Sınıfta İsyan Var kitabında çocuklar ödev olmadığında, etrafta dolaşmak, piyano çalmak, arkadaşlarını görmek, resim yapmak, ağaç ev inşa etmek gibi ilgi ve yeteneklerini geliştirici faaliyetlere giriyorlar. Serbest zamanlarında bu tip faaliyetlere katılabileceklerse, bu durum çocuklar için gerçekten faydalı olacaktır ama çocuklarımızla beraber paylaştığımız gerçek hayat sahiden böyle mi akıyor? Özellikle ülkemizde çocuklara bu tür faaliyetleri pek fazla sunamıyoruz. Çocuklar okulda kalabalık sınıflarda toplu zaman geçirirken, evde ise odalarına ya da telefon, tablet, televizyon üçgenine kapanıyor. Boş zamanlarında TV seyrediyor, internette zaman geçiriyor ya da arkadaşları ile mesajlaşıyorlar. Yani sosyalleşme, iletişim, sokak, oyun, bireysel yeteneklerini geliştirme, hayatı ve kendilerini keşfetme eğilimi son derece zayıf. Gözlemlediğimiz kadarıyla çocuklar geçmişte olduğundan çok daha az oyun oynamakta, birlikte vakit geçirmekte ve sokağa çıkmaktadır. Dolayısıyla ödevlerin, boş zamanlarını evde, odasında telefon, tablet, televizyon başında geçiren çocukları hayattan alıkoyduğu tespiti bugün açısından yeniden gözden geçirilmelidir.

Sonuç olarak ödeve karşı değilim ama verilen ödevler çocuğun yaşına uygun, belli bir zamanı aşmayacak şekilde, öğrenilenleri tekrar etmek ya da çocukların yaratıcılığını geliştirmek için verilmeli. Kalan boş zamanda da ailelerin bilinçlendirilerek, çocuğun ilgi ve yeteneklerini geliştirecek faaliyetlere girmesi teşvik edilmeli, çocuğun hayatı ve kendini tanımasına imkân tanımalı. Sam’in ablası Sadie’nin sözleri her şeyi özetliyor galiba: “Çocukluk merak etme, ilgi duyma ve hayal kurma zamanıdır.”

Kitapta çocukların eğitim hayatına tamamen farklı bir bakış açısı sunuluyor. Sınıfta İsyan Var ödev sistemini ve böylelikle çocuğa dayatılan yükümlülükleri sorgularken, eğitim sistemimizi yeniden gözden geçirip düzeltmeler yapma gereksinimi üzerine de düşündürüyor. İçinde ideali saklayan her roman gibi -anlatılanlar yaşamdan uzakmış gibi dursa da- yaşamdaki yanlışları yüzümüze vurması açısından önemsedim kitabı.

Atatürk’ün “Fikri hür, vicdanı hür” olarak tanımladığı yeni nesillere karşı sorunluluğumuz eğitim üstüne ayrıca eğilmemizi gerektiriyor. Bu kitabın aileler, öğretmenler ve çocuğun eğitim hayatına yön veren eğitimciler tarafından muhakkak okunması, anlaşılması ve geleceğimizin güvencesi olacak olan çocuklarımızın yararına değerlendirilmesi gerekmektedir.

  • Sınıfta İsyan Var!
  • Yazar: Steven B. Frank
  • Türü: Çocuk
  • Baskı Yılı: 2018
  • Sayfa Sayısı: 304 Sayfa
  • Yayınevi: Nota Bene Yayınları

Latest posts by Ayşe Eren (see all)

0 Reviews

Write a Review

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Ayşe Eren

Read Previous

SEVİM AK’IN YENİ ROMANI SİRK KIZI RAFLARDA

Read Next

5 Yeni Film Vizyonda

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *