Dikkat çeken 5 içerikle bugün Kitap Eki’nde ne var?

Kitap Eki her gün yenilenen içeriğiyle takipçilerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. Her gün binlerce kitapseverin ziyaret ettiği www.kitapeki.com’da kitap incelemelerinin yanı sıra kitap dünyasından haberler de yer alıyor.

Bugün yine dikkat çeken içeriklerle takipçilerimizi memnun etmeye çalıştık. Yayına aldığımız 5 içeriği gelin tek listede inceleyelim…

1. Dolunayda kitap basan, sonra da yakan bir yayınevi

Tunglið Yayınevi’nden kitap almak isteyen okuyucular, kitapları sadece basıldıkları gece almak zorunda; çünkü yayıncılar eserlerin satılmayan tüm nüshalarını yakıyor.

Devamını okumak için TIKLAYINIZ

 

2. Sipariş Üzerine Şiir Yazıp Satan Bir Garip Şair

ABD’nin New York kentinde bir sokakta masasına oturup daktilosuyla şiir yazan şair Allan Andre, sokak sanatına farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Boş bir dükkanın önüne yerleştirdiği masası, daktilosu ve kağıtlarıyla 10 yıldan uzun süredir bu işi yaptığını belirten Andre, gelen müşterilerin istekleri doğrultusunda şiirler yazıp satıyor.

Devamını okumak için TIKLAYINIZ

 

3. İnsan Ne İle Yaşar ve Lev Tolstoy

Bazı romanlar yazarlarını bile gölgede bırakacak kadar ünlüdürler. Bazen de tam tersi olur bunun. Kitabı aklınızdan geçirdiğinizde yazarı tüm haşmetiyle kitaplarının üstüne kurulur ve ona hayranlıkla bakarsınız. Mesela bu yazarlardan biri Dostoyevski’dir. Biri de Tolstoy. Bütün dünyanın ağız birliği etmiş ilah yazarlarıdır onlar. 19. Yüzyıl Rus edebiyatının yapı taşlarından. Yıkılmazlar, aşınmazlar, aşılmazlar ve hep parlaktırlar. İkisi de devasa bir zaman diliminin içinde, üstelik gözlerini sonsuzluğa dikmiş bir halde karşı karşıya öylece otururlar.

Feride Cihan Göktan’ın incelemesini okumak için TIKLAYINIZ

 

4. adı konmuş biçimin okuyucuya etkisi

edebiyat tarihine göz attığımızda akımların var olanı kendince bir adım daha ileri götürmek için oluştuğunu fark ederiz.

Aynur Uluç’un kaleme aldığı yazıyı okumak için TIKLAYINIZ

 

5. Bir kitabın kalbini okumak

Her iki kitabı okurken, dil ve sürgün travmasıyla baş etmek için şiirlerinin içine kaçan Cemal Süreya’nın “1948’de Dostoyevski’yi okudum o gün bugün huzurum yoktur” cümlesi yeniden yürürlüğe girdi hayatımda… O gün bugün, acılardan dokunmuş huzursuzluk hırkası giymiş derviş gibi, kitapların açtığı soru kapılarının anahtarlarını arıyorum.

Sezai Sarıoğlu’nun kaleme aldığı yazıyı okumak için TIKLAYINIZ

 

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Haber Merkezi

Read Previous

Sırlarla Dolu Bir Cinayet: Kurak

Read Next

Şairlerin en kötü şiirleri hayatlarıdır!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *