Düşünce Çetesi: Bir gün bir filozof banka soyguncusu olursa

Tibor Fischer’in romanı Düşünce Çetesi hayatın anlamını, paranın değerini ve bankaların rolünü sorgulayan neşeli ve mizahi bir felsefi eser…

DüşünceÇetesi-KİTAPKAPAKİşsiz, aşırı kilolu ve alkolik bir felsefe profesörü İngiltere’den Fransa’ya kaçar. Orada tek kollu ve tek bacaklı bir hırsız olan Hubert’le tanışır. Güçlerini birleştirirler ve Fransa boyunca banka soygunculuğuna girişirler.

TİMAŞ
TİMAŞ

Anlatıcı kahraman Eddie Coffin, kel, orta yaşlı, aşırı kilolu alkolik Cambrdige’de İngilizce hocası ve sırasıyla tembellik, oburluk ve İyonyalı filozoflar konusunda uzman. “Toplu çalışmaları” hiçbir zaman yazılmamış kitap başlıkları ve yıllar boyunca güncellemeksizin verdiği tek bir derstir.

“Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez” se de, bu Coffin’in alkolizmin bulutları arasından zorlukla seçtiği kendi yaşamıdır.

Platon’un “Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez” aforizmasını da sorgular kendi içinde hırsız filozofumuz. “Platon’un neden sorgulanmış hayatı o kadar kabul ettirmeye çalıştığını” hiç anlamamıştır. Bu aforizmaya, karşı aforizma yerine geçebilecek düşüncelerini okuruz Coffin’den:

“Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez, bunu bir kenara bırakalım, aynı şey sorgulanmış hayat için de söylenebilirdi. Hayatınızı araştırıyorsunuz ve bir yığın dumanı tüten tezek buluyorsunuz: Var oluşunuzun değersiz olduğunu görmek, parmağınızı o ruhun sümüksülüğüne daldırmak bir şey, bazı düzeltmeler üzerine çalışmak başka bir şeydir. Bir ziyafeti boka çevirmek, boku lezzetli kılmaktan daha kolaydır.”

Romanın girişinde Coffin, geçmiş bütün hayatlarından bir değil üç yeniden doğuş sahnesi içinde kaçar.   Esaslı akşamdan kalma halde bir pornograficinin dairesinde gözlerini açar. Oraya nasıl geldiğini hatırlamaz bile. Polis içeri girip kendisini tutukladığında da halen çıplaktır. Birkaç yüz bin çalıntı pound ve farklı pasaportlarla (farklı kimlikler) birlikte İngiltere’den kaçar. Bir araba enkazının ön camından fırlar, “otomobil rahminden yeniden doğuş”, bütün çalıntı parası, kıyafetleri yanar, elinde sadece kitaplarla dolu bir bavulla kalır.

Eddie Coffin, Fransa’nın güney-batısında, Languedoc-Roussillon bölgesinin Akdeniz kıyısında, denizden 10 km içeride konumlanmış 1000 yıldan fazla bir geçmişe sahip Montpellier’dedir artık. Coffin, Montpellier’de bir insandan daha çok protez biri (takma el, cam göz, işitme cihazı, takma bacaklı) olan ve kendisinin felsefede olduğundan daha dehşet verici derecede suç konusunda muvaffakiyetsiz olan Fransız Hubert’e denk gelir. “Hubert: suç kariyeri kısa ama ceza kariyeri uzun. Talihsizlik konusunda sağlam ama işleyen anatomi konusunda zayıf” s.47

Hubert, daha o sabah hapishaneden çıkmıştır ve meteliksiz olan Coffin’i kırık ve boş (mermi alacak parası yoktur) bir tabancayla soyma girişiminde bulunur. Rastgele bir çaresizlikle ahmaklıklarını yerel bir bankayı soymak üzere birleştirirler.

Yalnızca başarıya rastlamamışlardır, aynı zamanda uzmanlık alanlarını da bulmuşlardır. Böylece, başarısız bir hırsızın amatör bir filozofa, başarısız bir filozofun amatör bir hırsıza dönüştüğü düşünce çetesi kurulmuş olur.

Banka soymak sıkıcı derecede kolay hale gelmiştir ve ikisi kült kahramanlar haline dönüşmüşlerdir.

Düşünce Çetesi t-şörtleri dağıtırlar, banka soyarken Nietzsche maskeleri takarlar, kendilerine bir felsefe dizesinden alıntı yapanların bankalarını es geçerler, soygun sırasında rakip çeteleri kovalayarak bir günde beş banka soyarlar, kendilerini yakalamayı kafasına koymuş bir özel ajanın dairesini dağıtırlar.

Sonuç olarak, düşünce çetesi platonik hedefine/idealine ulaşır, önceden haber vererek banka soygunu… Ancak, bunun nasıl başarıldığını açıklayarak eğlenceyi bozmayalım.

Tibor Fischer’in kitabının esas eğlenceli yanı banka soygunları değil, çoğu özetleniyor zaten ve betimlemekten ziyade yan anlatım olarak geçiyor Eddie Coffin’in anlatımı. Serbest çağrışımla bir arasözden diğerine geçiş, isimlerle fiillerin yer değiştirmesi, üstün bir tarzla mecaz yapmak…

İlk yüz sayfadan sonra bu tarzın biraz yorucu olduğunu itiraf etmek gerekiyor. Karakterlerin, Coffin dışında, isimlerinden daha fazlasını yansıtması üslubun öngörülebilirliğine yardımcı da olmuyor.

Yine de kitap, yazarı ciddiye alınmayı hak eden, düşünülmüş bir kara mizah sayılabilir. Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında “İngiltere’nin yaşayan en büyük yazarlarından Tibor Fischer’dan ipe sapa gelmez, kıvrak dilli ve çatlak sesli bir roman. Düşünce Çetesi yüksek sesli gülme garantili.” yazıyor. Tibor Fischer, İngiltere’nin yaşayan en büyük yazarlarından olabilir ama kesin olan, Düşünce Çetesi ipe sapa gelmez, kıvrak dilli ve çatlak sesli bir roman.

  • Düşünce Çetesi
  • Yazar: Tibor Fischer
  • Çevirmen: Dilan Sarıoğlu
  • Yayınevi: April Yayıncılık
  • Sayfa Sayısı: 350
  • Baskı Yılı: 2015

Cem Yiğit Kıray
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Üçüncü Kültür

Read Next

Onur Behramoğlu ile Söyleşi: Aşk Birdenbire, İmge Birdenbire

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram