Üçüncü Kültür

Kitap Eki Dergisi

C.P. Snow’un “İki Kültür” kitabı, edebi ve bilimsel entelektüeller arasındaki köprüyü anlatır kurulması gereken.

Türkiye’de Üçüncü Kültür akımı az bilinir. Nedenlerinden birisi toplumumuzda bilimsel formasyonun oldukça zayıf olması ve iki kültür arasından edebi entelektüellerin toplumda daha fazla söz sahibi olmasıdır. İki Kültür kavramı C.P. Snow tarafından ortaya atıldı. C.P. Snow’un 1959’da verdiği Rede Konferansından ortaya çıkan “İki Kültür” kitabı, 1960’lı yıllarda birçok dile çevrilmiş, 1973 yılında Varlık Yayınevi tarafından ve 2001 yılında da TÜBİTAK Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştı. Daha sonra 2007 yılında Metis yayınları Snow’un ortaya koyduğu tabloyu değerlendiren Immanuel Wallerstein ve Richard E. Lee’nin derlediği İki Kültürü Aşmak isimli bir kitabı da Türkçeye kazandırdı

 
KitapEki
KitapEki
   

Einstein’a entelektüel dememek olur mu?

üçüncü kültür_kitap_tanıtımı

C.P. Snow’un doğa bilimleri ile insan bilimleri alanında çalışanların birbirlerini anlamalarına engel olan iletişim kopukluğu üzerine yazdığı kitabı, edebi entelektüeller ile bilim adamları arasındaki kültür ve anlayış farkı konusunda günümüzde de süren bir tartışma başlatmıştı. Türkiye’de bu tartışmalar çok fazla yankı bulmadı. Aydınlanma sürecini 200-300 yıl önce değil de 70-80 yıl önce yaşamaya başlayan ülkemizde hâlâ entelektüel denilince edebiyatçılar ya da kimi felsefeciler anlaşılıyor. Benim gençliğimde örneğin entelektüellerin baş temsilcisi Jean Paul Sartre’dı. Oysa insanlık tarihinde bu tuhaf bir durumdur. Öyle ya, Pisagor’a ya da Arşimet’e entelektüel dememek olur mu? Ya da Galilei’ye? Peki Einstein’a ne demeli? Kültür çok geniş bir yelpazedir. Homo sapiens atalarımızın 7 milyon yıl önce ayakları üzerine dikilmelerinden bu yana yaptıkları hemen tüm etkinlikler kültürün tanımı içine girer. İki taşla ceviz kırmaktan, taş balta imal etmeye, mağara duvarlarına resim çizmekten tarımın keşfine kadar bizi insan yapan tüm davranışlarımız aslında bizim kültürümüzü de tanımlar. Şüphesiz bilim ilerledikçe kültürümüz de çok değişti. Artık Homeros zamanındaki gibi etrafımızdaki olayları açıklarken tanrıları işin içine katmıyoruz. Modern bir romanda Zeus’lar ya da Gök Tanrı’lar yok. Ama yine de modern romanların pek azında modern bilimlerin yansımasını görebiliriz. Hem neden entelektüellik sadece edebiyatçıların (ya da genel olarak sanatçıların) tekelindedir? Bunu pek sorgulamayız. Aslında ortada iki kültür olduğu fikri, bütün bir insanlık tarihi düşünüldüğünde çok yeni sayılır. Belki de bunun bir nedeni günümüzde “öteki kültür”den (bilim kültüründen) olanların toplum sorunlarına ya da insana dair daha az söz söylemelerinden kaynaklanmakta. Ama diğer bir neden de edebi entelektüellerin bilime uzak duruşu.

20. yüzyılda bilim baş döndüren bir hızda ilerledi, ama bilim dünyasındaki insanlar çalışmalarının çıkarımları konusunda etkin bir girişimde bulunmadılar. Öte yandan pek çok seçkin bilim insanı (Arthur Eddington, Albert Einstein vs) genel okur için kitaplar yazdılarsa da eserleri kendinden menkul entelektüeller tarafından görmezden gelindi; sunulan fikirlerin değeri ve önemi entelektüel etkinlik babında görünmez kaldı.

Edebi entelektüeller hâlâ bilim adamlarıyla konuşmuyorlar.

Snow, 1963 yılında kitabının ikinci baskısına “Üçüncü Kültür”ün ortaya çıkacağını umut ettiği yeni bir yazı eklemişti. Üçüncü kültür, iki kültürün arasındaki boşluğu dolduracaktı; edebi ve bilimsel entelektüeller birbirleri ile konuşabilecekti. Ancak edebi entelektüeller hâlâ bilim adamlarıyla konuşmuyorlar.

Yine de 1990’ların başından itibaren, genelde Kuzey Amerikalı bilim insanları ve felsefecilerinin başını çektiği yeni bir hareket başladı: Edge topluluğu. Edge, günümüzün entelektüel, teknoloji ve bilim çevrelerinin merkezinde yer alan bilim insanları, sanatçılar, felsefeciler, teknoloji uzmanları ve girişimcilerden oluşmakta. www.edge.org etrafında toplanan entelektüeller arasında yer alan seçkin felsefeci, fizikçi, psikolog, bilişsel bilimci, nörobilimci, dilbilimci, davranışsal genetikçi ve ahlak psikologlarının yazılarından derlenen kitapların bir kısmı Türkçeye de kazandırıldı. NTV Yayınlarından İyimser Gelecek, Kanıtı Olmayan Gerçekler, Gelecek 50 Yıl basıldı, Alfa Bilim Dizisinden Gelecekte Bilim, Zihin ve Kültür kitaplarından sonra Üçüncü Kültür raflarda yerini aldı. Bu kitaplardaki yazarlar arasında Türk okurunun tanıdığı pek çok isim var: Jared Diamond, Stephen Jay Gould, Richard Dawkins, Alan Guth, Steven Pinker, Daniel Dennett, Roger Penrose, Martin Rees, Paul Davies, Murray Gell-Mann, V. S. Ramachandran ve Stanislas Dehaene bunlardan bazıları.

Son 30-40 yılda iki kültür cephesinde denge biraz değişmeye başladı. Pek çok harika popüler bilim kitabı genel okur tarafından beğeni kazandı, okundu. Bu durum birçok kişinin yeni ve önemli fikirlere büyük entelektüel açlık duyduğunun ve kendilerini eğitmek için çaba sarf etmeye istekliliklerinin kanıtıdır. Öte yandan okurlar bilim kitaplarına (ve youtube videolarına) ilgi duysalar da, edebi aydınlar bilim insanlarıyla pek iletişim kurmuyorlar. Ama bilim insanları doğrudan doğruya genel halkla iletişim kuruyor. Edge etrafında toplanan üçüncü kültür düşünürleri aracıyı kaldırma eğilimindeler ve en derin düşüncelerini akıllı okur kesimine ulaşabilir tarzda ifade etme çabasını göstermekteler. Üçüncü kültür düşünürlerinin geniş bir kitleyi cezbetmeleri yalnızca yazma yetenekleriyle ilgili değil; geleneksel anlamda kullanılan “bilim” bugün artık “popüler kültür” haline gelmeye başladı. Bir gazete ya da dergiyi gözden geçirirseniz ya insanlarla ilgili bilindik haberlere rastlarsınız ya da politika ve ekonomi alanında aynı trajedilere. İnsan doğası pek değişmez oysa bilim hızla değişir ve değişim dünyayı geri dönülmez biçimde değiştirerek gerçekleşir. Günümüzde değişim hızının tepe yaptığı bir çağda yaşıyoruz. Artık bilim medyada (ve sosyal medyada) büyük haber olmuştur.

Üçüncü kültür, kamu aydınları

Entelektüelin (aydının) toplumdaki rolü iletişimi de içerir. Aydınlar sadece bir şeyler bilen kişiler değil, farklı görüşleri sentezleyen ve nesillerinin düşüncelerini şekillendiren insanlardır. İşte Üçüncü kültür düşünürlerinin hedefinde bu sentezlerini halka aktarmak da vardır; onlar yeni kamu aydınlarıdır. Günümüzde artık entelektüeller kaos kuramından, fizikten, moleküler biyolojiden, yapay zekadan, yapay yaşamdan, nöral ağlardan, büyük patlamadan, evrenin kaderinden, süper sicimlerden, biyoçeşitlilikten, nanoteknolojiden, insan genomundan, sıçramalı evrimden, bulanık mantıktan, Gaia hipotezinden, sanal gerçeklikten vb habersiz kalma lüksüne sahip değildir. Bunlar, gezegendeki herkesin hayatını etkileyecek konular. Bu konulardan habersiz kalan aydınlar topluma bir şey aktaramaz, fikir üretemez. Artık 19. yüzyıl bilgileriyle torba dolmuyor.

  • Üçüncü Kültür : Bilimsel Devrimin Ötesi
  • Editör John Brockman
  • Çevirmen Yelda Türedi
  • Sayfa sayısı: 400
  • Alfa yayınları
  • 2015

Kerem Cankoçak

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Kerem Cankoçak

Boğaziçi Fizik Bölümünü bitirdikten sonra doktora çalışmaları için Stockholm’e gitti. 1992 yılından bu yana CERN’deki deneylerde çalışmalarını sürdürmektedir. Halen İstanbul Teknik Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümünde doçent olarak görevine devam eden Kerem Cankoçak’ın editörlük ve çevirmenliğini yaptığı çok sayıda kitabın yanı sıra çeşitli dergilerde popüler bilim yazıları yayımlanmıştır.

Read Previous

Balkan tarihi için marazî okuma listesi

Read Next

Düşünce Çetesi: Bir gün bir filozof banka soyguncusu olursa

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *