TUDEM
 
TUDEM

Anı ve Mektuplarda Melih Cevdet Anday

Faba Kahve

Hıfzı Topuz, yumuşak ve akıcı diliyle dağarcığındakileri birer birer buluşturuyor bizlerle. Romanları kadar anıları da ilgi çekici, merak uyandırıyor.

Ezop’un öyküsünü bilirsiniz. İyiliği de kötülüğü de, güzelliği de çirkinliği de dile bağlar. Dil hem ondurur hem öldürür, hem kazandırır hem kaybettirir… İşte o dildir ki insanları da birbirine bağlar. Burada bir noktayı öne çıkarmamız gerekecek… Yazarlarla çizerler, kısaca sanatla ilgilileri dışında tutmak gerekir. Çünkü onlar konuştukları kadar yazarlar da… Tabii, onlar arasında da dillerine geleni tutamayıp birbirlerine sardıranlar da var.

Hıfzı Topuz, yumuşak ve akıcı diliyle dağarcığındakileri birer birer buluşturuyor bizlerle. Romanları kadar anıları da ilgi çekici, merak uyandırıyor. Bir de çok şey öğreniyor insan o anılardan süzülüp gelenlerden. Bir yazıda, bir sohbette hem yardımcı oluyor o anılar konu açmaya olduğu kadar ayrıntısını anlatmadan açıklamaya da… İlişkisi, diğerlerine göre sınırlı süre ile kısıtlanmış olsa da Melih Cevdet Anday ile anıları, birbirlerine yazdıkları (burada tek taraflı okumanın insanı üzen bir yanı var; belki bir yerlerden çıkar karşılıkları da) mektuplar okuru etkiliyor.

 
KitapEki
KitapEki

Akan zaman, duran zaman…

Melih Cevdet Anday’ın Cumhuriyet Gazetesi’nde haftada bir yazdığı yazılar, hâlâ çok geçerli. Çok şey öğreniyorum, çok yerde yararlanıyorum onlardan. Melih Cevdet Anday’ın bir araya getirilen -eski yeni baskıları bulunabilir- denemelerinden söz ediyorum. Gerçekten de elinize aldığınızda sizi bambaşka dünyalara sürükler, önünüze ufuk açar. Hıfzı Topuz’un kitabını anlatacakken Melih Cevdet’i anlatmaya başlamak, sanırım onu çok sevmekten kaynaklanıyor…

Hıfzı Topuz, bir küçük gerginlik yaşadıklarını, kendisine göre hiç de belirleyici olmadığını ama Melih Cevdet’in sürdürdüğünü yazıyor. Her ne kadar Ezop’un diliyle girdiysem de yazıya, sorun dilde değil parada o ikisinin arasında.

Şair neyle ilgilenmeli?

Her ne kadar denemeleriyle ele aldıysam, roman, deneme, tiyatro oyunu ve çevirileriyle sanatın bütün alanlarında ürün veren inanılmaz çalışkan ve üretken biri Melih Cevdet. Şöyle söylüyor Hıfzı Topuz’a, “Bir şairin ilgi alanı, yani merakları çok geniş olmalı” dedikten sonra Anadolu uygarlıklarıyla ilgisini anlatıyor. Anadolu uygarlıkları merakının “nasıl ve ne zaman bir işe yarayacağı belli olmaz. Bakarsın bir gün bir yerde mısra halinde görünüverir” diye ekliyor.

Gündemden hiç düşmeyen, ama siyasetçilerin gerekli gereksiz dile getirmeleri dolayısıyla toplumsal sorunlara da yol açan milliyetçilik -aslında ırkçılık boyutuna vardı son dönemde- üzerine Melih Cevdet’in 1975’te söyledikleri, aradan geçen 45 yıla, bir diğer bakış açısıyla 2000’li yıllarla birlikte milenyum geçirmiş olmamıza rağmen hâlâ aynı yerde kaldığımızın kanıtı. Oysa Melih Cevdet, Yahya Kemal’in görüşünden yola çıkıyor ve Hititler’den, Anadolu uygarlıklarından günümüze gelen geleneklerden söz ediyor. Politik nedenlerle bazı ayrıntıların gizlendiğini söylüyor.

Tarihsel belge…

Hepimiz Garip akımını, Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday arkadaşlığını biliyoruz. Bir süre sonra, Orhan Veli’nin ani kaybından da önce şiire bakışlarında başkalaşma da olduğunu öğrendik. Hıfzı Topuz kendisinin Melih Cevdet’le ilişkisini, arkadaşlığını, birlikte gazeteciliklerini anlatıyor. Tabii, satır aralarına yüklenenleri dikkatli okur hemen yerli yerine oturtuyor.

İyi bir arşivci olan, hemen her şeyi titizlikle saklamayı başaran Hıfzı Topuz, Melih Cevdet’in kendisine yazdığı mektupların arasından bazılarını da eklemiş anılarına… Mektuplar gerçekten de tarihsel birer belge Hıfzı Topuz’un dediği gibi. Çok şey anlatıyor. Kitabın kısa bir süre içinde ikinci baskı yapması, hem anlatılanların hem de mektupların alabildiğine ilginç olmasının da göstergesi… size de öyle gelmiyor mu?

  • Anı ve Mektuplarda Melih Cevdet Anday
  • Yazar: Hıfzı Topuz
  • Türü: Anı
  • Baskı Yılı: Ekim 2019
  • Sayfa Sayısı: 192 Sayfa
  • Yayınevi: Remzi Kitabevi

Kitap Eki Dergisi
Korkut Akın
Latest posts by Korkut Akın (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Korkut Akın

Okumak, yazmak, çekmek… işte Korkut Akın’ı belirleyen üç temel. Yeşilçam’da ve televizyonda film çekmesine rağmen kendisini kısafilmci olarak tanımlıyor. Birçok ödülü var… YAZKO Somut’la başlayan yazma süreci -senaryoları saymazsak- Dünya Kitap’la gelişti, büyüdü. Cumhuriyet ve Radikal Kitap’ta da yazdı… Ataşehir Kültür Dergisi’nde (noter tasdikli 8 bin tirajlı) sürekli ve düzenli yazıyor. Yerel, bölgesel, sektörel gazetelerde de… hep sanat kültür üzerine. İnternet üzerinden kitap tanıtımları, kültür yazıları, film eleştirileri yazdığı siteler de var. Sanatın savaşı yeneceğine inanıyor. Barış ve demokrasi istiyor.

Read Previous

Şimdiki zaman trajedisi: İyilik

Read Next

Christian Bale, Batman rolünü neden reddetti?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *