TUDEM
 
TUDEM

Hayata bir de bu “pencere”den bak!…

Faba Kahve

Kitabın arka kapağında yer alan “bir metnin eksik parçalarını tamamlamada hiçbir yazar iyi bir okurun eline su dökemez” cümlesi keyifle okunacak bir kitabı öneriyor okura.

Ah, ne güzel şey yazmak… Keşke herkes yazsa… Her yazılan yeni bir duyguya pencere olsa… Oradan da umuda, aşka yelken açsak.

Bir V. Lenin vardı, hani şu beşinci anlamına gelen V ile başlayan, bir de şimdi V. Ferit Dedeağaçlı çıktı karşımıza… V. Lenin yüzünden birçok insan tutuklanmayı geçtim, dövüldü, sövüldü hatta öldürüldü. Umarım V. Ferit için bunlar gelmez başımıza… Sahi, niye gelsin ki böyle olumsuz şeyler artık başımıza? Artık bir başka dünya var, demokrasi var; biz göremesek de.

 
KitapEki
KitapEki

Kurgu ile gerçek arasında…

Birileri (kim olduğunu ne siz sorun ne ben söyleyeyim) gerçeği kurgulamak yerine sanki kurgu imiş gibi duran gerçekleri not etmiş defterine. Küçük, ama etkili öykücükler sıralamış… “Sıralamış” deyince, şaşırdığınızı görüyorum, “Acayip Şeyler Örüyoruz Başımıza”yı okursanız aynı duyguyu siz de paylaşacaksınız eminim.  Sanki sahaf eskisi olduğu ve elinden birçok efemera geçtiği için birileri “Beşinci” Ferit’e, bulup derlediği bu not defterlerini getirmiş. O da mal bulmuş mağribi” olarak atlamış üzerine”. Yayımlarken de (günahı onun boynuna) altına kendi imzasını atmış. Buna intihal demek istiyorum, ama ya benim peşime düşerse?

Küçük sevinçler bulmalıyım!

Bu bir şiirden (ç)alıntı, ama cuk oturdu yerine… Bulduğu günlükleri belli bir düzene sokan, ama asla kronolojik sıralamayan V. (Beşinci) Ferit, hayatın sıradan ve küçük olaylarını abarttığımızı, ama büsbüyük, çok önemli konularıysa üstünkörü geçtiğimizi saptamış. 27 sahipsiz günlüğe bakarak varmış bu kanıya… Ne kadar doğru bakalım mı?

“Aşkın terazisi olsaydı” ara başlıklı notta, “Dil Tarih’in en güzel ve Muzaffer Hoca’nın kıymetlisi Nevin’in aradan geçen yıllarda (asıl notu okumanızı öneririm, kısaltınca tadı kaçıyor haklı olarak) aşkın ıstırabıyla umulandan çok çöktüğü…” yer alıyor. Ben, Dil Tarih yerine Anadolu Üniversitesi, Muzaffer Hoca yerine İnal Bey, Amerika’ya gitmek yerine sakalların gitmesini koydum ve öyle okudum. Çok da keyifli oldu.

Birinde de kekemeliğin başlangıcını tartışıyor: Ama yazık ki kimse kekemeye sormuyor, varsa yoksa kendi düşünceleri ve kararları. Sizce ne yapmalı notu kaleme alan. V. Ferit bir şey yapmadan aktarmış…

İshal-i kelam

Dedik ya, insan sıradan konuları daha geniş notluyor da asıl mevzuları atlıyor diye… İşte biri daha: Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi topçularından Pele’nin, 1972 yılında takımı Santos ile Türkiye’ye gelmesini (Fenerbahçe’yi 6-1 yenmişti, dün gibi hatırlıyorum), maçı gazetesine yazan muhabirin de Pele’nin çimleri çiğnemek yerine okşarcasına koştuğuna takılmış. İshal-i kelam o işte. Peki, aradan geçen 50 yıla yakın bir zamanda şimdiki muhabirler (artık televizyon spikerleri) değişmişler mi? Alın size bir soru(n) daha!

Dünyada kalp naklini ilk gerçekleştiren Dr. Bernard’ın alıcı ile verici arasındaki yaş farkını gözetip gözetmediğini tartıştıran not ise müthiş!

Annenin oğluna bir oyuncunun gerçek adını öğrenip de görücü usulü evlenme önerisini sırf Fenerbahçe maçı nedeniyle elinin tersiyle iten gencin öyküsü koparttı beni benden. Ah ki, benim annem isteseydi böyle bir şeyi benden.

Kitabın arka kapağında yer alan “bir metnin eksik parçalarını tamamlamada hiçbir yazar iyi bir okurun eline su dökemez” cümlesi keyifle okunacak bir kitabı öneriyor okura.

  • Acayip Şeyler Örüyoruz Başımıza
  • Yazar: V. Ferit Dedeağaçlı,
  • Türü: Günlük
  • Baskı Yılı: Ocak 2020
  • Sayfa Sayısı: 126 Sayfa
  • Yayınevi: Kuzey Işığı Yayınları

Kitap Eki Dergisi
Korkut Akın
Latest posts by Korkut Akın (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Korkut Akın

Okumak, yazmak, çekmek… işte Korkut Akın’ı belirleyen üç temel. Yeşilçam’da ve televizyonda film çekmesine rağmen kendisini kısafilmci olarak tanımlıyor. Birçok ödülü var… YAZKO Somut’la başlayan yazma süreci -senaryoları saymazsak- Dünya Kitap’la gelişti, büyüdü. Cumhuriyet ve Radikal Kitap’ta da yazdı… Ataşehir Kültür Dergisi’nde (noter tasdikli 8 bin tirajlı) sürekli ve düzenli yazıyor. Yerel, bölgesel, sektörel gazetelerde de… hep sanat kültür üzerine. İnternet üzerinden kitap tanıtımları, kültür yazıları, film eleştirileri yazdığı siteler de var. Sanatın savaşı yeneceğine inanıyor. Barış ve demokrasi istiyor.

Read Previous

Son Darin ve dostlarının yolculuğu devam ediyor

Read Next

Kaosun Kalbi Üzerine

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *