Eşitlikçi bir ütopyanın iki tekerli kapısı: Bisiklet Öyküleri

Dikkat çekici, hemen hiç hüzün yok Bisiklet Öyküleri’nde… eksiklik var, gözyaşı da var, ama hüzün yok.

Özgürlük, denge, güven, gelecek, yön, çaba, yolculuk, öz, mutluluk ve daha birçok şeydir bisiklet. Aydın İleri’nin hazırladığı Bisiklet Öyküleri’nde, siz de bulacaksınız hepsini. Önerir önermez kabul gören bu tasarısıyla 72 yazardan 72 öykü toplamış İleri. Başarılı bir derleme… Bilirim ne denli zor bir çaba olduğunu; insanlar kırk dereden su getirir, sahici gerekçelerle sahte mazeretleri ayırt etmek deveye hendek atlatmaktan güçtür, olmasını istersiniz, yazması için diretirsiniz, siz direttikçe inadına yazmaz, yazdığını göndermez… midenize kramplar girer. Aydın İleri, iyi ilişkiler kurmasının da yardımıyla bunca insanı bir araya getirmiş. İyi de etmiş.

TİMAŞ
TİMAŞ

bisiklet öyküleriHızlandıkça rüzgar artar, rüzgar arttıkça özgürleşirsiniz, uçarsınız. Dengeniz sağlam oturur, gidonu, elinizde bur kuş varmış gibi öyle bir kavrarsınız ki güveniniz artar. Özdeşleşirsiniz bisikletinizle… Kimi zaman ağırdır, değil taşımak kaldırımı aşırmak bile zor gelir; kimi zaman tüy gibi hafiftir, değil şurayı burayı, üst geçit merdivenlerini bile çifte basamak atlarsınız. Kısacası; siz, bisikletinizle ‘siz’ olursunuz.

Her şeydir bisiklet

Van’da bisikletle sağlanırdı ulaşım çok değil 25-30 yıl önceye kadar… Eskişehir’de de öyle… Konya’da da… Diğer tüm düz yerleşim merkezlerinde de… Bir Karadeniz’de, en düz yolu bile muhakkak eğimli olan kentlerde kullanılmazdı pek. Kumluk vardı, bizim çocukluğumuzda Samsun’da, orada kiralanırdı… Varsıl ailelerin çocukları sahip olurdu bisiklete, çünkü çocukluktan çıktıktan sonra binilemezdi ki eğlence amaçlı olarak bisiklete. Kimse de özlem duymazdı zaten. Yukarıdan aşağı uçar gibi giderdiniz de aşağıdan yukarı siz taşımak zorunda kalabilirdiniz her adımda bir kez daha ağırlaşan bisikleti.

İstanbul’da, bu Bizans eskisi gayya kuyusunda ise “İstanbul’da bisikletli olmak Müslüman mahallesinde salyangoz olmaktır” diyor Aydan Çelik. Kimse önemsemez sizi, özellikle yol dışına atmak için çabalayanlar ise matah bir şey yapmışçasına sırıtırlar (suratlarında donasıcalar).

Manifestosu da var

Bir özgürlük olduğunu, siz de kabul edin bisikletin. Tabii, bir ütopyaya açılan kapı olduğunu da… Doğal olarak imkansızı istemenizin ilk adımıdır (hele de İstanbul gibi yoğun karmaşa yaşanan bir kentte). Eşitlikçidir aynı zamanda… Birlikteliğe de izin verir, tek başınalığa da…

Bunca özelliği ve güzelliği olan bisikletin öykülerinin olması ve bu öykülerin bu güne değin bir araya getirilememiş olması şaşırtıcıdır aslında. Toplumsal bilinç geliştikçe, Van’da, Eskişehir’de ve/veya diğer yerleşim merkezlerinde bir köşeye atılmış o düşler ülkesinin prens(es)i yeniden eski ihtişamına kavuşacaktır.

İnsanlar bu çevreci, çevreci olduğu kadar özgürlükçü, özgürlükçü olduğu kadar keyifçi, keyifçi olduğu kadar hayalci, hayalciliğiyle eşdeğer gerçekçi araca önce öyküleriyle yönelecekler (mesela, siz, Bisiklet Öyküleri ile ilk adımı atabilir, yeni bir dünyanın yeni bir coşkusuna ulaşabilirsiniz, mutlulukla). Sonrası zaman içerisinde, hızla ama güvenle gelecektir muhakkak.

Öykülerin içinden…

Dikkat çekici, hemen hiç hüzün yok öykülerde… eksiklik var, gözyaşı da var, ama hüzün yok. Çünkü yukarıda da yinelediğimiz gibi özgürlüktür bisiklet ve o özgürlük hüzün değil coşku, heyecan, aşk kazandırır. Anıların ağırlıklı olduğunu görüp de, sakın ola ki ‘eskiye özlem’ diye nitelemeyin; çünkü o anılar ki geleceğimizi aydınlatacak. Hem daha özgür hem daha çevreci hem de daha barışçıl ve demokrat yaşayacağız. Öykülerin yazarları, anılarından süzdükleriyle böyle anlatıyor.

Ah ki ne ah!

Aydın İleri’nin değil, ama yayınevi editörünün (aslında doğrudan söylemek gerek: sahibinin) kitabın arkasına birkaç boş sayfa koyması, kitapla birlikte canlanan anılarımızı bizim de yazmamıza fırsat yaratması ne kadar iyi olurdu. Ben bir kâğıda kendi öykümü yazdım bile… Oğlum -ki Aydın İleri’nin, oğlundan yola çıkarak bu projeyi oluşturduğunu düşünüyorum- da okuyacak ve o da duygularını yazacak bir kağıda. Belki bir gün yeniden böylesi bir derleme yapıldığını duyarsak veririz. Değilse de, kitabı okuyan herkese ilham kaynağı olur, kötü mü?

  • Bisiklet Öyküleri
  • Hazırlayan: Aydın İleri
  • Yayınevi: Yitik Ülke Yayınları
  • Sayfa sayısı: 280
  • Baskı: Kasım 2015

Korkut Akın
Latest posts by Korkut Akın (see all)
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

Aşktan koşarak kaçmaya çalışanlara: Kırlangıç Dönümü

Read Next

Cide’ye aşık, Cide’ye hasret: Rıfat Ilgaz

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram