Tarihimizin yazılı hafızası: Ölüyordum Geçerken Uğradım

Ölüyordum Geçerken Uğradım, bir aşk romanı değil son nefesini veren halkın intihar mektubudur.

Kapılar kapanmak için var. İçeriyi dışarıdan arındırmak için. Huzurlu, izole hayatın kalbe giden damarlarını açmak için var kapılar. Unutmak için var. Unutulmak için..

Hızla değişen dünyaya ayak uyduramayan, benim gibi içler acısı şahsı sefaletlerin, yakın tarihin gerçeklerine, dışarıda ki dünyanın acılarına kapı kapatmış içten içe ölen biri için ne kadar da gerçek üstü bir kitap. Efsanelerimi kendim yaratırdım boş vakitlerimde. Dışarıda akıp giden zamanın peşine taktığı onca şeyin arasında görmek istemediğimden bana ait olanları. Kendi zaman dilimimi yarattım. Tanrımı ben doğurdum daha yeni. Kanlar içinde bir sabaha deri değiştirerek uyandım.

 
KitapEki
KitapEki
   

Merhaba CAN;

Ölüyordum Geçerken Uğradım, kapısını kapalı tutanlar için gerçek üstü bir kurgu. Diğer taraftan gelen ayet niteliğinde huzursuzluk veriyor insana. Tehdit ediyor demiyorum yanlış anlama. Umut da vermiyor ama elinden de bırakamıyor insan aynı zamanda. Tv şu kapıdan içeri ne zaman girdi, Ankara patlamasında öldüğümüz kaç zaman oldu, Soma’da ki sedyeler neden hep kirli kalacak, Mustafa Kemal gerçekten öldü mü?  Kimseye etmem şikayet derken kaçıncı kadehteydik hatırlıyorum artık. Hiç açılmayan kapılara çarptın kafalarımızı defalarca. Teşekkür ederim.

Sevgili okur;

Ölüyordum Geçerken Uğradım, Cumhuriyet tarihinin yazılı hafızasıdır. Nafiz ile Mahur’un sesli aşkı..

Can Gürses, Cumhuriyet tarihinin can yakan acılarını Nafiz ile Mahur’un omuzlarına yüklemiş. Nafiz  görmekten kaçınan, kendi dünyasına dokunulmadığı sürece mutlu, bencil duyarsız bir halkın temsili, daha güzel bir dünyanın hayalinden korkan ve içten içe ölen bir halkın temsili.

Mahur, Türkiye solunun ete kemiğe bürünmüş hali. Sevdiği, uğruna mücadele ettiği kendisini o denli yalnız bırakmış olsa da hiçbir zaman vazgeçmiyor.

Romanı sadece karakterler üzerinden incelemek canlı tarihi hatırlamak açısından yeteli olsa da, okuyucunun körlüğünden Nafizleşmesinden çekinen Can –ben öyle tahmin ediyorum– her dönemi kendi içinde bir güne sığdırmış. Tüm acıları, olayları, ölümleri gün be gün gözüne sokuyor okuyucunun.

Hepimiz biraz Nafiz’iz aslında.

Kitabı bir ay içerisinde dört defa okudum. Toplumsal sorunların ruhumda açtığı bireysel ve melankolik tedavisi zor rahatsızlıkları deşeledikçe eşeledi. Günümüz edebiyatında söyleyecek sözü olan bir yazarın metnini elimde tutuyor olmayı büyük bir şans olarak kabul ediyorum. Yalnızlığımı aldı. Sevginin nefretin ve karanlığın farkında olan biri var .

İyi okumalar…

  • Ölüyordum Geçerken Uğradım
  • Yazar: Can Gürses
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: Ekim 2017
  • Sayfa Sayısı: 480 Sayfa
  • Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

Aydoğan Melih Horasan

Gazeteci
Şair
Öykü yazarı
Adapostası Gazetesi sanat editörü
İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümüne 30 yaşında girmek için ders çalışıyor..
2 kız babası
Aydoğan Melih Horasan

0 Reviews

Write a Review

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Aydoğan Melih Horasan

Gazeteci Şair Öykü yazarı Adapostası Gazetesi sanat editörü İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümüne 30 yaşında girmek için ders çalışıyor.. 2 kız babası

Read Previous

Hişt! Hişt! Hayal Kursana Dostum

Read Next

Bu hayatın ne kadarı bizim?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *