
Selçuk Demirel, iyi bir çizer. Gündemi yakından takip eden, bunu edebiyatta da yapan, bir kalem ve/veya fırça darbesiyle bir şeyleri öne çıkaran bir sanatçı.
Stephen Hawking, her şeyin önceden belirlenmiş olduğunu kabul eden ve buna (kadere) karşı bir şey yapılamayacağını iddia eden insanların bile karşıdan karşıya geçerken önce sağa sonra sola baktığını söylemiş. Bu söz, hayatın her anında, her alanında hiç umulmadık şeylerle karşılaşacağımızı anlatıyor bana kalırsa… Onun için de hep merak içerisindeyiz ve hep daha iyi, daha güzel, daha çarpıcı olanı arıyoruz.
Birbirinden daha iyi…
Her bulduğumuz da bir öncekinden daha iyi oluyor doğallıkla. Onu test ettiğimiz, tattığımız, izlediğimiz, yaşadığımız için yenisinin daha iyi -daha da doğru aynı zamanda- olduğu da su götürmez bir gerçek. Çünkü yeni bir bakış açısıyla yeni bir pencere de açıyor.
Bunun en yeni ve güzel, bir o kadar da çarpıcı örneğini Selçuk Demirel veriyor: “Yazarların Yüzünden”de… 2006-2016 arasında Milliyet Kitap ekinin kapak desenleri olarak yapılmış portreler, aynı zamanda gündemi de anımsatıyor bizlere. Toplam (arka kapakta 73 yazsa da, farklı vinyetlerle çoğaltmış) 83 yazı insanının çizgi portresi, çizildiği zamanı ve zemini -kuşkusuz ki kendi açımızdan önemiyle doğru orantılı- hatırlatırken, yukarıda değindiğim karşılaştırmaya da fırsat kapısı aralıyor.
Selçuk Demirel, iyi bir çizer. Gündemi yakından takip eden, bunu edebiyatta da yapan, bir kalem ve/veya fırça darbesiyle bir şeyleri öne çıkaran bir sanatçı. Bir kareyi 12 saniyede algılarmış insan beyni. Her noktasını irdeleyip özümseyerek sonuca varması bu kadar kısaymış yani… Ama öyle “kare”ler var ki, her baktığınızda yeni bir tat, yeni bir anlayış, yeni bir mesaj alıyorsunuz. Tabii, her seferinde de o yeniliklerle büyüyor, yüceliyor, güçleniyorsunuz. Bunu bize sağlayan Selçuk Demirel, başkası değil.
Alıntılara dayalı…
Hepimiz için geçerlidir, hayal kurmak… Özellikle de okuduklarınızı imgeleminizde canlandırmak. Büyük kazanımlar elde edersiniz, yeni sulara yelken açarsınız. İmgeleminiz taşır sizi o satırlar üzerinde. Birileriyle tartışmanız, o imajı bir tarafa bırakmak yerine geliştirmeyi, güçlendirmeyi sağlar.
Selçuk Demirel, o anlamda da zor sulara açılıyor. Çünkü sizinle birlikte büyüyen o hayalinizdeki imgeyi yıkmayı da tasarlıyor. Nelerle mi? Alıntılarıyla…
Kitapların, hele de sevmişseniz, sizin için önemli olan belirli noktaları kalır dimağınızda. Beğendiğiniz romanın/şiirin/öykünün (hatta resmin/heykelin/müziğin) bir cümlesi, bir kahramanı, bir diyaloğu sizinle birlikte yaşar. Zaman içeresinde unuttuğunuz da olacaktır, ama bir şekilde anımsadığınızda onlar canlanacaktır yine.
Yeni açılımlara hazır olun…
Selçuk Demirel, “Yazarların Yüzünden” yola çıkarken onlardan küçük birer de alıntı eklemiş portrelerine. Benim için şurası önemliyken veya sizin alıntınız başka bir sayfa olurken, o değil de bu kahraman etkilemişken birden altüst oluyor her şey. Portresi yapılan yazarı ve alıntısını okuduğunuz kitabı -okumuş olsanız bile- bir kez daha başka bir gözle, başka bir açıyla, başka bir tatla yeniden okuyup yeniden beğenmek istiyorsunuz.
Bu, Selçuk Demirel’in başarısı. Bu, onun zekâsının bize sunduğu bir fırsat. Bu, yeni denizlere açılan teknenin yelkeninin yeniden çekilmesi sergene… Şimdi bana izin verin, Selçuk Demirel’in kitap ve yazar tanıtımı eşliğinde onun önerdiklerini okuyayım.
![]()
|
- Hayata bir de bu “pencere”den bak!… - 9 Nisan 2020
- BİTMEYEN AŞK: İSTANBUL - 7 Aralık 2019
- Türkiye’nin Çilingir Sofrası: Rakı Gastronomisi - 3 Aralık 2019
FACEBOOK YORUMLARI
One Comment
Sevgili Korkut Akin
Ilginiz için tesekkur ediyorum
Sevgi selam dostlukla
Selçuk