TUDEM
 
DESTEK

Bir Coetzee Romanı: Utanç

Faba Kahve

Coetzee’nin Utanç isimli romanı, modern hayatların sahte ilişkiler yumağında debelenip duran bir entelektüelin bu karmaşadan çıkamadan kendisi ile hesaplaşmasını anlatıyor.

Bir Coetzee romanı. Okuyan herkesi her kitabıyla büyüleyen Güney Afrikalı bir yazar. Ben de bu yazarı ne yazık ki ilk defa okudum ve Utanç’ı çok ama çok beğendim. Kitap kurdu arkadaşlarım, ooo!  bir de Babarları Beklerken  var. Sen bir de onu oku! Diyerek beğenilerinin zirvesini söylüyorlar.

Utanç çok hızlı okunabilen, çok doğal cümlelerle yazılmış, çok kolay anlaşılan ve çok akıcı bir üslupla süren harika bir roman. Ancak bu kitap hakkında hissettiklerimi ve düşündüklerimi yazmak da o kadar kolay değil. Çok kolay okunuyor evet ama düşündüğünüzde kafanız karışıyor. Bir kere konu çok güncel ve çok ilgi çekici.

 
KitapEki
KitapEki

John Maxwell Coetzee, 2003’te Nobel Edebiyat ödülünü ve bu romanıyla da 1990’da Booker ödülünü almış. Diğer bütün kitapları da hemen hepsi evrensel ödüller almış bir yazardan bahsediyorum. Utanç’ın yayımlanma yılı 1990. Modern hayatların sahte ilişkiler yumağında debelenip duran bir entelektüelin bu karmaşadan çıkamadan kendisi ile hesaplaşmasını anlatan bir roman. Kahramanımız David 52 yaşında, bir edebiyat profesörü. Lord Byron hayranı. Kendisi de Lord Byron’ın hayat öyküsündeki gibi aşka sadece cinsellik ve gençlik gibi fiziki özellikler yüklemiş kısa süreli ilişkileri olan bir Don Juan. Aslında hiçbir kadınına gerçekten aşık olmamış, her sabah uyandığında gözlerini yalnızca kendi hayatına açmak isteyen bir adam David. Roman böyle bir adamım yaşlanmaya yüz tutmuş haliyle hala gençliğinin ve geçici heveslerinin peşinde koşturmaya devam ederken başına gelen kötü şeyler ve geçmişi ile yüzleşmesini anlatıyor. Kurduğu cellat/kurban aşk ilişkilerinin karşı taraftaki yıkıcılığını anlaması ancak kendi kızının başka cellatlar tarafından kurban edilmesiyle oluyor. Bu ilişkilerin hepsi utanç duyulası ilişkiler. Hep bir kurban ve hep bir cellat var. Romanın akışında metafor olarak kullanılmış inanılmaz bir hikaye daha var. İşe yaramayan, sahipsiz, sakat köpeklerin severek okşanarak katledilmesi. Öyküyle paralel olarak anlatılan köpeklerin nasıl katledildikleri o kadar canlı ve dokunaklı anlatılıyor ki ürpererek, tiksinerek ve insanlık adına utanç duyarak okuyorsunuz satırları. Hep bir cellat /kurban ilişkisi.

İnsanlık erdemlerini ve erdemsiz yaşamları tartışmaya açtığı için yine her büyük eserde olduğu gibi kendinizi sorgulamanız için kapı aralayan kitaplardan biri. Kendi hayatlarımızdaki utançlarımız ve övünçlerimiz. Yakın ilişkilerimizi karşılıklı olarak şekillendirme biçimlerimiz. Mesela kitabın sonlarına doğru roman kahramanımız bir dede olacağını duyduğunda “Bir dede olmak neler gerektirir? Baba olarak pek başarılı olamamıştı, oysa her zamankinden daha çok çabalamıştı. Bir dede olarak herhalde yine ortalamanın çok altında kalacak. Eskilerin erdemleri yoktu onda: sükûnet şefkat, sabır. Victor Hugo’ya yeniden göz atmalı, Dedeliğin şairine. Öğreneceği şeyler vardır herhalde.  “

İşte mesela bu paragraftan sonra duruyor ve yazarla içimden konuşuyorum: Victor Hugo’yu okumakla bir insan babalığı veya dedeliği öğrenebilir mi? Keşke olabilseydi bu. Ama işte böyle güzel kitaplar ve sanat eserleri ile hemen öğrenmek veya tamimiyle değişmek çok güç olsa da küçük dokunuşlarla daha iyi düşünen,  daha iyi olmaya çalışan,  kendimizi daha çok sorgulayan insanlar oluyoruz. Kitaplar onun için var. Bu kitap da öyle. Bu inanılmaz yazarı okumadıysanız okuyun ve benim gibi neden bugüne kadar okumadım pişmanlığı yaşamayın derim.

  • Utanç
  • Yaza: J. M. Coetzee
  • Çeviri: İlknur Özdemir
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: 16 .Baskı : Şubat 2020
  • Sayfa Sayısı: 264 Sayfa
  • Yayınevi: Can Yayınları

Kitap Eki Dergisi
Feride Cihan Göktan
Latest posts by Feride Cihan Göktan (see all)

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Feride Cihan Göktan

Radikal 2, Birgün, Birgün Pazar ve Kitap eklerinde deneme türü yazıları ve kitap yorumları yayınlandı. “Bir Ağrı’dır Yaşamak “ isimli bir kitabı vardır. Egeli Kadın Yazarlar Platformu'nun ortak çıkardığı kitaplarda ve çeşitli dergilerde öykü ve deneme türü yazıları mevcuttur. Ayrıca "Cadı" ismiyle sahnelenen bir oyunun da senaryosunu yazmıştır. Tıp doktoru ve akademisyen. İzmir'de yaşıyor.

Read Previous

Hayata Bakış Açımızı Değiştirecek 18 Felsefi Film

Read Next

Flaubert’ten Üç Öykü

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *