DİNE VE SAVAŞA BULANMIŞ BİR ÜLKEDE SİYASİ POLİSİYE: SOKAKTA SİREN SESLERİ

Sokakta Siren Sesleri, kendi de Kuzey İrlandalı olan Adrian McKinty’nin ikinci polisiyesi, ikinci Sean Duffy macerası, ikinci Belfast öyküsü.

Ordu helikopterleri körfezin üzerinde alçak uçuş yapıyordu, sirenler County Down’da çığlık çığlığaydı, uzaktan gelen güm güm sesleri ise havan atışlarına yada patlamalara delaletti. Kentin üstü bacalardan çıkan dumanla örtülüydü. (…) Yumuşatarak söylersek Ayaklanmalar Dönemi diye bilinen düşük yoğunluklu iç savaşın on dördüncü yılında Belfast’ın hali pürmeali buydu işte.

1980’lerin hemen başında, Katoliklerle Protestanların, Cumhuriyetçilerle Birlikçilerin, Ulster’in yani Kuzey İrlanda’nın İrlanda Cumhuriyeti’ne katılmasını isteyenlerle Birleşik Krallık birliğinde kalınmasını isteyenlerin savaşıydı bu. IRA’nın yani İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun, Birleşik Krallık Ordusu ve Birlikçi paramiliter örgütlere karşı yürüttüğü bu savaşın kritik dönemeçlerinden olan bağımsız milletvekili olarak İngiltere Parlamentosu’na giren Bobby Sands’in cezaevinde açlık grevinde ölümünün hemen ardından ortalık tam manasıyla birbirine girmişti. O kadar çok gönüllü örgüte katılmak istiyordu ki IRA artık onları kabul edemiyordu. Savunmada olan, üzerlerine bombalar yağan, ağır makineli tüfeklerden ateş açılan asker ve polislerdi.

TİMAŞ
TİMAŞ

Bu ortama ve Katolik kökenli olmasına rağmen Kraliçe’nin Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı’na bağlı olarak Belfast’a çok yakın bir karakolda çalışmaya başlayan Dedektif Sean Duffy, cinayet dosyalarını aydınlatmaya çalışıyordu ama Belfast’ta siyasi olmayan bir cinayet mümkün müydü?

Carrickfergus’un can çekişen alışveriş bölgesinde arabayla ilerledim, pencereleri ve kapılarına kalaslar çakılı dükkânların ve kafelerin, kırılıp tahrip edilmiş parkların ve oyun alanlarının önünden geçtim. Pulitzer ödülü kazanmış fotoğraflardan oluşan bir kitapta sıkça görebileceğiniz türden, yani üstleri başları perişan, sıkıntıdan patlayan bir küme asık suratlı çocuk, rayların yukarısındaki duvara tünemiş, ellerindeki nesneleri aşağıdan geçecek Belfast treninin tavanına bırakmak için bekliyordu.

Kalın zırhla çevrelenmiş Mace Süpermarket’in önünde durdum, duvarlar mezhepçi ve paramiliter grafitlilerle doluydu.

Sokakta Siren Sesleri, kendi de Kuzey İrlandalı olan Adrian McKinty’nin ikinci polisiyesi, ikinci Sean Duffy macerası, ikinci Belfast öyküsü. Bize, Kuzey İrlanda’yı, Belfast’ı, iç savaşı, savaşı, İRA’yı ve karşıtlarını, İRA ve karşıtlarının ilişkilerini, işbirliklerini, pazarlıkları, katliamları ve ihanetleri anlatıyor ve hatta Libya’yı, hatta New York barlarına konan IRA kumbaralarını anlatıyor; hem de öyle arka planda falan değil çünkü -tekrar olacak ama- Belfast’da her cinayet, her ölüm siyasidir!

İlk öyküde Kraliçe Nişanı ile onurlandırılmış dedektifin okuyucuyu da dinlemeye teşvik eden müzik kültürü, kurduğu, kurduğu ama yürütemediği ilişkileri, kendisini de tanıma süreçleri, genç bir adamın olgunlaşması, hepsi son derece sahici. Bu romanda serinin ilk kitabında yer yer ortaya çıkan kopukluklar da kalmamış. Ortaya çevirmen İbrahim Yıldız’ın da katkısıyla etkileyici, sürükleyici bir eser çıkmış.

Sokakta Siren Sesleri, Adrian McKinty, Çev. İbrahim Yıldız, Polisiye, 362 Sayfa, Dipnot Yayınevi, 2019

Aziz Hatman
Vinkmag ad

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Read Previous

EĞİTİM HAKKIMIZ SÖKE SÖKE ALIRIZ

Read Next

Rüyaların Hayallere Çıkan Yolu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *

Follow On Instagram