İngiliz Edebiyatına Kısa Bir Giriş

Brian Boone’un İngiliz Edebiyatı 101 adlı kitabı Beowulf’tan çağdaş İngiliz yazarlara dek İngiliz edebiyatının şaşırtıcı ve inişli çıkışlı serüvenini gözler önüne seriyor.

Brian Boone’un İngiliz Edebiyatı 101 adlı kitabı Beowulf’tan çağdaş İngiliz yazarlara dek İngiliz edebiyatının şaşırtıcı ve inişli çıkışlı serüvenini gözler önüne seriyor. Kitabın giriş kısmında da söylendiği gibi “engin, kapsamlı, ancak bir o kadar da sadeleştirilmiş ve anlaşılması kolay bir İngiltere edebiyatı incelemesi.” İngilizce yazan yazarların bir derdi olmuştur hep: “İnsan olmak ne demek? Akılcı düşünce, duygular ve tinsellikle nasıl bir arada rahatça yaşıyor? İngiliz olmak ne demek?” hatta İngilizce yazmak ne demek.

Özellikle klasikler olmak üzere İngiliz edebiyatı Türkçe okurun hep mesafeli kaldığı bir edebiân olmuştur. Ülkeye de görece geç girmiştir zaten. Hemen hatırlayacak olursak, son dönem Osmanlı aydınları hep Fransa’yı örnek alıyor, Fransızca öğrenip eğitim alıyorlardı. Dolayısıyla çeviriler de Fransızcadan yapıldı hep. İngiliz edebiyatının klasikleri bile bir dönem Fransızcalarından çevriliyordu (ta ki İngilizcenin dünyada daha baskın gelmeye başladığı 70’li yıllara kadar. Türkiye açısından bu eşi görülmemiş durum okurun zihnini hâlâ şekillendiriyor. İngiliz edebiyatı Türkçe okur için Fransız edebiyatıyla Rus edebiyatı arasında bir yerde olabilir ancak. Ama nerede, hangisine yakın – esas mesele bu değildir.

İngiliz edebiyatı klasiklerini Türkçeye kazandıran Mina Urgan gibi isimler İngiliz edebiyatının tanınmasına büyük katkı sağlamıştır. Bunun yanısıra 90’lar itibarıyla İngiliz yazarlardan yapılan çeviriler de artmıştır. Burada, kitapta da yapılan bir ayrımı hatırlamak gerekir: Amerikan edebiyatı İngiliz edebiyatı demekdeğildir, İngilizcekonuşulan dünyada üretilen her edebieser İngiliz edebiyatına dahil edilemez. İngiliz edebiyatının kendine has tavrı onu hep Amerikan edebiyatından üst bir noktada göstermiştir. ABD’li (ve hattaKanadalı) “bazı” yazarlar İngiliz yazarlara göre gösterişsiz, hatta bazen yüzeysel kalabilir. İngiliz İngilizcesi edebi gelir ama Amerikan İngilizcesinde bunu bulmakta zorlanırsınız. Bu ilk izlenim değerinde olan bilgi, yanlış görünmez.

Kitabın bir diğer önemi, yazaları dönemleriyle ilişkileri içerisinde ele alması ve eserlerinden çeşitli alıntılara yer verilmesi. Böylece hem yazarın dünyasına hem de eserine dahil olabiliyorsunuz. Böylelikle Shakespeare, Defoe, Jane Austen Dickens, V. Woolf gibi büyük yazaların eserlerinin genel çehresini de görebiliyorsunuz. Kitabın kapsayıcılığı da dikkat çekenler arasında: daha önce görmediğiniz yazalarla karşılaşacağınıza emin olaiblirsiniz. Birkaçını sıralayalım: Ben Johnsen, Horace Walpole, Robert Burns ve dahası.

Kitapta modern ve çağdaş edebiyatçılara da yer verilmesi, konuya dair başka kitaplarda rastlanacak ender bir durum. Joseph Conrad, J.R.R. Tolkien ve George Orwell gibi ustaların yanısıra kısa da olsa Zadie Smith, Kazuo Ishiguro, Neil Gaiman, Harold Pinter ve J.K. Rowling gibi çağdaş yazarlara da yerveriliyor.

Nihayetinde bu kısa ama derin kitap İngiliz edebiyatı tarihinde insana dair ne çok soru sorulduğunu, bu soruya ne kadar farklı perspektiften yaklaşıldığını gösteriyor. Sadece İngiliz edebiyatıyla tanışmak isteyenlerin değil, aynı zamanda onu tanıyan ama yeni bir şeyler öğrenmek isteyenlerin hoşuna gideceğine inandımız bir kitap olduğunu umuyoruz.

Dyln Thomas’ın etkileyici şiiriyle bitirelim:

Zaman geçiyor. Dinle bak. Geçiyor zaman. / Yaklaş yanıma. / O ağır, derin tuzun içinde, sokaklarda uyuyan evleri ve sessiz siyahi, sargılı geceyi sen duyabilirsin bir tek.

  • İngiliz Edebiyatı 101
  • Yazar: Brian Boone
  • Çeviri: Özlem Özarpacı
  • Türü: Edebiyat İnceleme
  • Baskı Yılı: Mayıs 2019
  • Sayfa Sayısı: 250 Sayfa
  • Yayınevi: Say Yayıncılık

M. Taha Tunç

Muhtelif yayınevleri için redaksiyon yapmaya devam ediyor. Üç kitap bölümü çevirisinin yanı sıra, söyleşi ve deneme çevirileri bulunmakta. Çevirdiği ilk kitap Nika Yayınları’ndan çıkacak. Uzun süredir kitap tanıtım ve inceleme yazıları yazıyor.
M. Taha Tunç

0 Reviews

Write a Review

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

M. Taha Tunç

Muhtelif yayınevleri için redaksiyon yapmaya devam ediyor. Üç kitap bölümü çevirisinin yanı sıra, söyleşi ve deneme çevirileri bulunmakta. Çevirdiği ilk kitap Nika Yayınları’ndan çıkacak. Uzun süredir kitap tanıtım ve inceleme yazıları yazıyor.

Read Previous

Edebiyatımızın çınarı Vedat Türkali 100 yaşında…

Read Next

İlk romandan çok daha fazlası: Yağlıboya Babaanne

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *