Kalbim Pera

Birol İnan, Kalbim Pera’da bir baba oğul çatışmasından doğan yaşamın izini sürüyor. O çatışma nedeniyle var belki de aşk dediğimiz…

“Mimar, önce öyküsünü yazmalı” yapacağı binanın. Aslına bakarsanız, bütün işler için geçerli bu düşünce… hele de içinde estet varsa, muhakkak. Bir müzisyen de yazmalı, bir ressam da… kaldı ki, mimar haydi haydi yazmalı. Bir doktor da yazmalı. Yazdığınız öykü sizi ileriye, doğruya, güzele taşır, hiç kuşkunuz olmasın.

Niye diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Yanıtını bana veya yanınızdakine değil, kendinize vermelisiniz. Niye öyle değil de böyle? Niye az ya da çok? Niye… sorular birbirini doğururken siz, her birine bulduğunuz yanıtla en iyisinin, en güzelinin, en güçlüsünün yolunda yürürsünüz.

“Kalbim Pera” üzerinden yazarsak, okur (benim açımdan bakarsak izleyici) bilmese de algılar. Muhakkak algılar.

Baba oğul çelişkisi…

Birol İnan, Kalbim Pera’da bir baba oğul çatışmasından doğan yaşamın izini sürüyor. O çatışma nedeniyle var belki de aşk dediğimiz… O bitimsiz çelişki aşkta buluyor çözümünü. Yazar da bu çözümün öyküsünü romanlaştırmış.

Sanatla, resimle, ille de müzikle iç içe anlatıyor öyküsünü. İtiraf edeyim, her şarkıda açtım o müziği buldum, romanın kahramanlarıyla yaşadım o anı. Her resimde o öyküyü, daha doğrusu o aşkı aradım ben de kahramanla birlikte. Adı önemli mi kahramanın? Sinan, Sercan, Pınar, Aylin, Alya veya Murat… Mustafa ayrı bir tek… çünkü o Nazım Usta’nın şiirleştirdiği Karadenizli taka reisinin Senegalli şubesi, günümüzdeki. Hürriyet ve ümit, su ve rüzgardırlar hep ve tabii, hiç kimseden hiçbir şey beklemeksizin bir şarkı söyler gibi sürdürür yaşamını, taşır Sinan’ı.

Yol nedir?

Müthiş yaratıcı bir mimar, bir yanıyla çökmüş, istediklerini yapamamış ama diğer taraftan da çok para kazanıp her istediğini yapabilecek, alabilecek denli güçlenmiş. Öğrenciliğinden başlayarak arkadaşları hep kıskanmış onu… Eşi, hatta küçük kızı bile kıskanmış… Birol İnan öyle ete kemiğe büründürmüş ki kahramanlarını, sanki başınızı kaldırsanız, sokaktan geçecekler, o denli gerçekler. Artık kaldı mı, bilemem, ama Ege koylarında güzelim turkuaz suyla buluşan yeşili öyle betimliyor ki (tam da günümüzün en önemli sorunlarından biri, küresel iklim krizi nedeniyle giderek büyüyen) siyasi ve ekonomik hatalara küfrediyorsunuz -çaresiz insan küfredermiş. İnan, Sinan’a, tam da bunun için “Yol, her türlü yolsuzluğa yol açar” dedirtiyor.

Kalbim Pera, bir yanıyla da yol romanı. Açık denizde yol alan bir yelkenlinin içindekilerin dramı… Denizlerin enginliğinde “mavi bir ölümsüzlük” romanı.

Mimaride buluşan sanat-lar

Kendisi de mimar olunca yazar, psikolojiyi, fiziği, ruh bilimini, tinselliği diğer tüm çabanın yanında görüyor. Dört duvar olarak gördüğünüz yapının pencerelerini gözleri olarak betimlediğinizde bambaşka bir şey olarak güç kazanıyor o bina. Son yıllarda “kentsel dönüşüm” adı altında hem rantsal dönüşüm hem de yapısal bozuşum yaşandığı için Sinan’ın tasarladığı türde yapı ile karşılaşamıyoruz. Sadece büyük şehirlerde değil, en küçük yerleşim merkezlerinde bile konforlu bir yaşam sürebilecek yapı görülemiyor. Sinan’ın açık denizlere açılması, “Kuş” ile “Şans”a bu kadar düşmesi belki de bu nedenle…

Kuş ile Şans’ı kitabı okuyanlar tanıyacak ve akıbetlerinden haberdar olacaklar. Peki, ya Alya ile Pera? Onlar da okurun kendilerini tanımalarını bekliyor.

  • Kalbim Pera
  • Yazar: Birol İnan
  • Türü: Roman
  • Baskı Yılı: Temmuz 2019
  • Sayfa Sayısı: 255 Sayfa
  • Yayınevi: Mona Kitap

Korkut Akın

Okumak, yazmak, çekmek… işte Korkut Akın’ı belirleyen üç temel.
Yeşilçam’da ve televizyonda film çekmesine rağmen kendisini kısafilmci olarak tanımlıyor. Birçok ödülü var…
YAZKO Somut’la başlayan yazma süreci -senaryoları saymazsak- Dünya Kitap’la gelişti, büyüdü. Cumhuriyet ve Radikal Kitap’ta da yazdı… Ataşehir Kültür Dergisi’nde (noter tasdikli 8 bin tirajlı) sürekli ve düzenli yazıyor. Yerel, bölgesel, sektörel gazetelerde de… hep sanat kültür üzerine.İnternet üzerinden kitap tanıtımları, kültür yazıları, film eleştirileri yazdığı siteler de var.
Sanatın savaşı yeneceğine inanıyor. Barış ve demokrasi istiyor.
Korkut Akın

Latest posts by Korkut Akın (see all)

0 Reviews

Write a Review

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Korkut Akın

Okumak, yazmak, çekmek… işte Korkut Akın’ı belirleyen üç temel. Yeşilçam’da ve televizyonda film çekmesine rağmen kendisini kısafilmci olarak tanımlıyor. Birçok ödülü var… YAZKO Somut’la başlayan yazma süreci -senaryoları saymazsak- Dünya Kitap’la gelişti, büyüdü. Cumhuriyet ve Radikal Kitap’ta da yazdı… Ataşehir Kültür Dergisi’nde (noter tasdikli 8 bin tirajlı) sürekli ve düzenli yazıyor. Yerel, bölgesel, sektörel gazetelerde de… hep sanat kültür üzerine. İnternet üzerinden kitap tanıtımları, kültür yazıları, film eleştirileri yazdığı siteler de var. Sanatın savaşı yeneceğine inanıyor. Barış ve demokrasi istiyor.

Read Previous

Hala Okumayanlar İçin “En Çok Okunan Kitaplar” Lİstesinden Düşmeyen 10 Kitap

Read Next

İçinden Konuşmayı Keşfedenlerin Hikayeleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *