Kendi Boşluğunun Ağırlığını Merak Eden Şiirler

Yaşar Kara, “Dünyayı Anlamadım” adlı şiir kitabında sorularıyla dünyayı anlamaya çalışan en çok da kendi boşluğunun ağırlığını bulmaya felsefeci bir şair.

Şiir mi felsefeden yoksa felsefeden mi şiir çıkar? Bu sorunun başka versiyonunu ve yanıtının da hala tartışıldığını hepimiz biliyoruz. Ama ben giriş cümlemdeki soruyu şöyle bir kenara bırakıyorum.

Nietzsche’ye göre düşünürün bir şekilde şair olduğunu, Hölderlin’e göre ise şairin bir şekilde düşünür olduğunu söyler. Bu konuda yukarıdaki sorunun bir devamı gibi görülebilir, dolayısıyla hep tartışılır ve tartışılacaktır. Felsefenin gereği budur; düşünmek ve tartışmak. Tartışmayacağım ama tanıtacağım şey Yaşar Kara’nın “Dünyayı Anlamadım” yazdığı son şiir kitabı. Bir felsefeci olan Kara daha kitabın adından okuyucu düşündürmeye başlıyor. Kara, şiirlerinde düşüncelerini, manayı sözcüklere yükleyen şairlerden değil, biliyor ki sözcükler kırılgandır ve tüm manayı bazen kaldıramazlar o ağırlığın altında kırılabilirler. Bu nedenle ki düşünceyi şiirin bütününe yaymış.

 
KitapEki
KitapEki
   
Şiir sözün içinde bir sır taşıdır
Dilini önce o taşta bileyeceksin.

Yaşar Kara, belli ki dünya ile derdi olan şair. Dünya onun için bir yara. Dünyasız insanlar düşünecek kadar yaralı ve dertli.


Dünya yaraldı beni.yerçekiminden
Kaçan boşluklara ve yokuşlara koşma
Sakın! Başka bir ağızla,başka bir dille ağlama. 

Kara, dünyayı anlamak için “ Dünyayı Anlama Sanatı” adlı bir de şiir yazıyor.


Şu aradan geçin.sonsuz, ‘boşluk’ta bulunur.
Dünya dönüyor oradan 
Tüm işler iyi gidiyor baksana:
Çok oldu çook…yaşam sızlar.öylece bakıyor.
Bir düğümlenme mi? Bir çözülme mi;
Yoksa bir yüklenme mi? Dünyayı topla!
Şu yaradan geçir.yalnız şiir çıkar altından.
Dünya başlıyor oradan.           

Giriş cümlemdeki soruyu tartışmak için yukarıdaki dizelerde epey bir şey var. Yine dizelerde geçen “boşluk” sözcüğü felsefecileri düşünürleri yüzyıllardır hep meşgul eden bir konudur. Boşluktan ilerleyecek olursak, Kara’nın yazdığı şiirler şiirimizin boşluğunu dolduran şiirler. Dolayısıyla da ihtiyacı olan şiirler. Kara, da kendi boşluğunun ağırlığını merak eden bir şair. Evet, yanlış okumadınız kendi boşluğunun ağırlığını merak ediyor. Hangi felsefe taşını kaldırsam şiir ya da şöyle mi demeliyim; hangi şiir taşını kaldırsam felsefe


Bir taşımım ben;
Bir taşın ağırlığındaki taşım.
Boşluğumdan tutun
Bırakın bir suya

Felsefeci Kybalion ; “Her şey bütün içinde iken, bütünün her şeyin içinde olduğu da doğrudur. “ önermesinde bulunur. Bu önermeye göre ‘boşluk’ta bütüne dâhildir. Kara, şiirlerini işte bu önermeden yola çıkarak kurar. Yani daha önce söylediğim gibi manayı şiirin bütününe yayar kalan boşluklarda şiire dâhildir bu nedenle şiir bir bütündür. Okudukça siz de benim gibi önermeler, düşünmeye ve felsefeyi sevmeye başlayacaksınız. Cesare Pavese der ki; “Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.”  Benim size bu şiir kitabıyla ve ilgili son diyebileceğim; Pavese’nin dediği gibi kendinizi boşluğa bırakın. Düşünmekten kaçmayın, belki kendi boşluğunuzun ağırlığını bulacaksınız. Felsefeyi daha eğlenceli hale getirerek sevin. Kitabın içindeki şairin tüm soruları bir bilmece gibi düşünün ve Boşluk’ları …………………………………………………………………………… doldurun.

  • Dünyayı Anlamadım
  • Yazar: Yaşar Kara
  • Türü: Şiir
  • Baskı Yılı: Ocak 2017
  • Sayfa Sayısı: 70 Sayfa
  • Yayınevi: Yazılı Kağıt Yayınları

Fatin Hazinedar

15 Mart 1965 tarihinde Fatsa Bolaman’da ailenin üçüncü ve son numarası olarak doğdu. Orta öğrenimini Fatsa Bolaman’da tamamladı. 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği bölümünü bitirdi. Çocukluğu babasının manifatura dükkânındaki kumaşların, denizin ve fındık bahçelerinin içinde geçer. İleri de yazacağı şiirlerinde deniz imgesinin bolca oluşu şairin denizle büyümesinden kaynaklanmaktadır. Şiirleri başta Evrensel olmak üzere Adam Sanat, Milliyet Sanat, Düşlem, Poetik Us, Yeni Biçem, Mozaik, Yine Hişt gibi dergilerde yayımlanır. 1995 Yılında Rıfat Ilgaz Şiir ödülünde “Aşk-ı Salacak” adlı dosyası övgüye değer bulunur. Ayrıca çeşitli dergi ve gazetelerde de denemeleri çıkar. Kendi deyimiyle fındıkkabuğu ile yola çıktığı şiir denizinde kendisine Kerempe’den Rıfat Ilgaz feneri yol gösterir. Yanında Nazım Hikmet, Orhan Veli, Cemal Süreya gibi can simitleri vardır. Aşk-ı Salacak adlı Çınar Yayınları tarafından yayımlanmış bir şiir kitabı bulunmaktadır.
Fatin Hazinedar

Latest posts by Fatin Hazinedar (see all)

0 Reviews

Write a Review

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Fatin Hazinedar

15 Mart 1965 tarihinde Fatsa Bolaman’da ailenin üçüncü ve son numarası olarak doğdu. Orta öğrenimini Fatsa Bolaman’da tamamladı. 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği bölümünü bitirdi. Çocukluğu babasının manifatura dükkânındaki kumaşların, denizin ve fındık bahçelerinin içinde geçer. İleri de yazacağı şiirlerinde deniz imgesinin bolca oluşu şairin denizle büyümesinden kaynaklanmaktadır. Şiirleri başta Evrensel olmak üzere Adam Sanat, Milliyet Sanat, Düşlem, Poetik Us, Yeni Biçem, Mozaik, Yine Hişt gibi dergilerde yayımlanır. 1995 Yılında Rıfat Ilgaz Şiir ödülünde “Aşk-ı Salacak” adlı dosyası övgüye değer bulunur. Ayrıca çeşitli dergi ve gazetelerde de denemeleri çıkar. Kendi deyimiyle fındıkkabuğu ile yola çıktığı şiir denizinde kendisine Kerempe’den Rıfat Ilgaz feneri yol gösterir. Yanında Nazım Hikmet, Orhan Veli, Cemal Süreya gibi can simitleri vardır. Aşk-ı Salacak adlı Çınar Yayınları tarafından yayımlanmış bir şiir kitabı bulunmaktadır.

Read Previous

Cerrah, Günahkâr, Hasat ve diğerleri…

Read Next

Farklı Türlerin ve Doğa Görüngülerinin Eşlik Ettiği Bir Yolculuk

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *