Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On YoutubeVisit Us On Instagram
Responsive banner image
 

Sözcüksüz olabilir hikâyeler ama sözsüz asla!

0

Küçük kız başlıyor okumaya, bizim için uydurmaya. Resimler öyle bereketli, öyle katmanlı, öylesine anlamlı ki. Kızın hikâyesini okuyorsunuz. Sonra kendi hikâyenizi okumak için resmin ötesini berisini altını üstünü tarıyorsunuz.

Sanki önce yazı varmış gibi yazısız kitaplara sözsüz kitap denmesini hazmedemiyorum. Sözcüksüz ya da yazısız denmesi kitabın kimliği adına çok daha tutarlı olacaktır bunu cebimize koyalım ve sazlı sözlü, kat kat resim biçip bitmez tükenmez anlam diken şahesere gözümüzle gönlümüzle tüm varlığımızla yönelelim.

Yayınevlerinin etki ve yayılım alanına göre bazen bazı kitapları hak etmediği sıklıkta görürken bazı şaheserleri neredeyse yok sayıyoruz. Böylesi “talihsizlerden” Pamela Zagarenski illüstrasyon aleminin büyüklerinden ve iki muhteşem kitabı Türkçe’yi sökeli nicedir. Mary Logue’den yazı desteği aldığı Kaplan Uykusu’nu bir başka bahara bırakıp, neredeyse dağıtımını ve kdv’sini bile kendisinin üstlendiği Fısıltı’sına kulak kesileceğiz.

KitapEki
KitapEki

Okulda yüksek rafta gördüğü kitabı merak eden ve onu öğretmeninden bir geceliğine ödünç alan küçük kız (masallardaki, hikâyelerdeki küçük kız) sözcüklerini yollara döke saça eve varıp heyecanla okumaya koyulduğunda hem gözyaşlarına hakim olamaz hem de gözlerinin arayıp durduğu sözcüklerin nic’olduğuna kafa yorup endişelenir. Aklıselim sahibi fısıltı imdadına yetişir ve ezberini bozar: Sözcükler olmadan, yazıya bulanmadan da olur ve pek güzel okunur öyküler. Haydi sen de dene. Uydur uydur oku, yaz boz anla, anlat anlat dur. Başını sonuna sürgün et, ortayı başa gönder, sonunu ortala. Öyle de olur böyle de. Yeter ki okunur olsun resimler.

Küçük kız başlıyor okumaya, bizim için uydurmaya. Resimler öyle bereketli, öyle katmanlı, öylesine anlamlı ki. Kızın hikâyesini okuyorsunuz. Sonra kendi hikâyenizi okumak için resmin ötesini berisini altını üstünü tarıyorsunuz. Pastelin katmanlarındaki silik hattı, grafiğin sert ve geometrik hattını ayrı ayrı okuyorsunuz, her köşede karşınıza çıkan kutsal iktidar sembolü tacı, Budist geleneğin sekiz dilimli yolunu yansıtan sekiz dilimli tekerleği görmezden gelemiyorsunuz, arslanın, kaplanın, ineğin, filin, ayının ve baykuşun benzer yücelikte resmedilmesini anlıyor “tac”ın tam yerine oturduğunu onaylıyorsunuz. Marc Chagall esintileriyle gözünüzü terbiye edip eksiklerinizi not alıyorsunuz. Zagarenski, sanki kitabın farklı yoğunluklarda, tempolarda okunması için, ağırlık merkezindeki çarpıcı figürlerle yetinmeyip  kuytuları da birçok sürprizle kuşatmış. Yazmak ve çizmek yetmiyor onun yaptığını adlandırmaya. Sıkıcı okul etkinliğine ad olmaktan kurtarma heyecanıyla işinin yetkinliğini “kompozisyon” diye selamlıyoruz. Kitabın andantesi, allegrosu, adagiosu hepsi başka hoş! Tavşan hep köşelerde bir işler çeviriyor, arılar bir yerlere uçuyor, peteğin altıgenleri kâh güneşi oluşturuyor kâh yerin altında toprakla denizin üstünde ayla bütünleşiyor. Çaydanlık tüm sıcaklığı ve daima imlediği dem ile hikâyeden hikâyeye koşturuyor. Boyutlarla oynamayı ihmal etmeyip, küçük kızın okuduğu kitapta, küçük kızı “kitabı” okurken görüyoruz. Kırka yirmi beşlik çerçeveyi bir de beş santime üç santim çiziyor elleri dert görmeyesice Zagarenski.

Resimleri sözcüklerden fazla deştiğimin farkındayım. Sözcüklere gelecek olursak masallar ve fabllara benzer şeyler anlatılıyor oralarda. Küçük kız küçük öyküler yakıştırıyor resimlere ve uyuyup kalıyor gecenin ortalarında bir yerde. Okul yolunda karşılaştığı tilki kibarca selamlayıp, vaktiyle eve giderken döküp saçtığı sözcüklerin kendisinde olduğunu söylüyor -biz daha ilk sayfadan biliyoruz- ve emaneti teslim etmesinin hemen sonrasında insanlık tarihini değiştirecek bir ricada bulunuyor.

Tilki ve üzüm asması sözcükleri size ne hatırlatıyor? Fablı alın, küçük bir kız, hep ihmal ettiğimiz masalsı bir dayanışma ve yapıcı bir son ekleyin ortaya çıkan dinamik okumayla başından beri anlatmaya çalıştığım Fısıltı’yı eşleştirin. Ne de olsa sonsuz kez, sonsuz farklı anlamla, sonsuz dikkat ve tempoda okunabilir hikâyeler, sözcüksüz de olabilirler ama sözsüz asla. Söz!

  • Fısıltı
  • Yazar: Pamela Zagarenski
  • Resimleyen: Pamela Zagarenski
  • Çeviri: Sedef Özge
  • Türü: Çocuk
  • Baskı Yılı: 2017
  • Sayfa Sayısı: 38 Sayfa
  • Yayınevi: KVA Çocuk

Adnan Saracoğlu

1979 Bayburt doğumlu. Eski Yunan Dili Mezunu. Akademik bir vakıfta koordinatörlük yaptı. Dinler tarihi alanında tez yazmaya çalışıyor. Son dört yılını ağzına kadar oğluyla ve çocuk edebiyatıyla doldurdu. Nefes almak için çocuk kitapları okuyor ve haklarında yazıyor. Kendi kitabı için gün olmasa da ay sayıyor.
Adnan Saracoğlu

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Cevap Yazın

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *