Beyazıt’ta 20 darağacı; Paramazlar

Kitap Eki Dergisi

Yetvart Çopuryan’ın derlediği, Aris Nalcı’nın çevirisini yaptığı, ‘Paramazlar – Beyazıt’ta 20 darağacı’ Paramazlar’ın mücadelesine ve idam edildikleri döneme ışık tutuyor.

Beyazıt Meydanı’nın dili olsa da konuşsa. Nelere tanıklık ettiğini, kimleri ağırladığını kendi ağzından dinlesek. Güzel bir hayat uğruna mücadele eden gençleri anlatsa bize. O güzel yüzlü çocukların umutlarını, inançlarını, sevdalarını ve son sözlerini hatırlatsa…

 
KitapEki
KitapEki
   

O meydan ki toplumsal mücadeleler tarihinde büyük öneme sahiptir. Memleketin en köklü üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’nin yanı başındaki meydan, mücadele tarihimizin en önemli olaylarına tanıklık etmiştir. Elinde mücadele bayrağı taşıyan gencecik insanların en güçlü haykırışlarının gökyüzüne yükseldiği inanç yüklü bir meydandır; Beyazıt Meydanı.

16 Mart 1978’de 7 devrimci öğrencinin ölümü, 41 öğrencinin de yaralandığı katliama tanıklık etmemiştir sadece. Her milletten devrimcinin en umutlu düşlerine de tanık olmuştur bu meydan. Paramaz ve yoldaşları da son sözlerini bu meydanda söyledi. Ermeni halkına önder ve yol gösterici oldular. Uğruna ölünmüş bir dava bıraktılar gerilerinde. Tıpkı “bizimkiler” gibi titremeden, korkmadan, bir an olsun tereddüt etmeden yürüdüler o kırılası darağaçlarına.

Yetvart Çopuryan’ın derlediği, Aris Nalcı’nın çevirisini yaptığı, ‘Paramazlar – Beyazıt’ta 20 darağacı’ kitabı Evrensel Basım Yayın tarafından basıldı. Paramaz ve yoldaşlarının mücadeleci kimliklerine ve ne tür bir operasyonla gözaltına alınıp idam edildiğine ışık tutuyor.

Kitabın hikayesi ise oldukça ilginç. Evrensel Basım Yayın yazarlarından Nevzat Onaran, Ermeni Soykırımının 100. Yılı ile ilgili Utanç ve Onur adlı kitap çalışması sırasında bu kitabın Ermenice baskısıyla karşılaşıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı’nda kaynak taraması yaparken Ermenice Kaynaklar arasında karşılaşıyor bu önemli kitapla. 1921 tarihinde basılmış olan kitabın kapağındaki ‘20’ sayısını görünce heyecanlanan Nevzat Onaran mühim bir tarihi belgeye ulaştığını işte o an anlıyor. ‘20’ sayısı elbette ki idama giden Paramazlar’ı ifade ediyordu. Kütüphanenin tozlu raflarında unutulmuş bir kitabın keşfedilme hikayesi işte böyle bir tesadüfe dayanır.

1921 yılında baskısı yapılan kitap, Sosyal Demokrat Hınçak Partisi’nin önderlerinden Paramaz kod adlı Madteos Sarkisyan ve 19 yiğit yoldaşının idama gidiş hikayesini anlatıyor. ‘Paramazlar – Beyazıt’ta 20 darağacı’, Türkiyeli Ermeni yazar, şair ve gazetecilerin anlatımlarından derlenmiş bir kitap. Kitapta sadece 20 Ermeni devrimcinin değil, Sosyal Demokrat Hınçak Partisi hakkında da önemli bilgilere erişeceksiniz.

İdam edilen Ermeni devrimcilerin darağacında ki son sözleri ise ne kadar kudretli durduklarının bir göstergesi. Grubun içerisindeki önemli isimlerden biri olan Doktor Benne’nin son sözleri geleceğe dair umutlarının hiç tükenmediğini en açık haliyle gösteriyor; “Siz biz 20’leri asıyorsunuz, arkamızdan 20 binler gelecek intikamımızı almaya”

paramazlar_1

İttihat ve Terakki’nin, Ermeniler’e yönelik başlattığı “av” karşısında sessiz kalınmıyor. Ayaklar altına alınan hakları için, “sultanlar diyarının” akıl almaz şekilde yükselen şiddeti karşısında son bir kez tüm güçleriyle çarpıştılar.

2 Haziran 1915 tarihinde idam edilen 20’lerin ardından Vahakn İçkalatsyan en güzel anlatımı yapıyor belki de; “Hayatın rüşvetçi açgözlülüğünden yüksekte duran devlerdi. Halkın baskı altında hamur gibi yoğrulmasını, denizleri kaplayacak sefaletini ve acılarını içselleştirerek, fedakar bir şekilde kendilerini kurban etmeyi denediler.”

Kitabın, Ermeni aydın, gazeteci, şair ve yazarlar tarafından yazılardan derlenmiş olması tarihsel belge olma özelliğine edebi bir anlam katıyor. Parmazlar’ın arkasından yazılanlar, onlar için arka arkaya getirilen dizeler, bilinmesi gereken 20’lerin tarihini şiirsel bir yaklaşımla okuyucuyla buluşturuyor.

Paramazlar’ın “gidişi” ulusal temelli bir mücadelenin darağacında noktalanması şeklinde değerlendirilmemelidir. B. Torosyan’ın deyişiyle; ”İşte, her yerde ateşli bir şekilde yayılan sağlıklı sosyalist temellerle beslenmiş ve eğitilmiş, bilimsel sosyalizm ve Marksist ideolojiyle bezenmiş, evrensel özgürlük savaşı için hazırlanan Ermeni işçi sınıfının ilk şehitleridir bu partinin bağrından kopan 20’ler.”

paramazlar_3

‘Paramazlar – Beyazıt’ta 20 darağacı’ isimli bu kaynak döneme tanıklık edenlerin diliyle yazılmış. Bu bağlamda 20’lerin efsanesini bizzat yaşayanların diliyle okuyacaksınız. Kitabın, bir kütüphanenin tozlu raflarından elimize uzanan yolculuğu tarihi gözlerimizin önüne seriyor.

Son söz yerine mütevazı bir Ermeni devrimci olan Vanik’in sözlerine yer verelim; “Ben orada uyuklayan aslanlara güç vermek için açlıktan kurumuş göğüslere girmek istiyorum. Orada parlayan ateşi körüklemek için dökülen annelerin yaşlı gözlerine girmek istiyorum. Ben çalışan kollarla işim olsun istiyorum, hayatın, mutluluğun kaynağı onlardır. İşte benim felsefem.”

Ve unutulmasınlar diye;

paramazlar_2

İlk olarak, Paramaz’ı darağacına çıkarırlar. İdam sehpasında Paramaz “Siz, sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla… Yarın Ermenilik, ülkenin Doğu’sunda özgür ve sosyalist Ermenistan’ı selamlayacaktır!” diye var gücüyle haykırır. Paramaz, boynuna geçirilen ipin ilmiği boğazını sıkarken, son bir gayretle, ancak boğuk duyulabilen bir sesle “Yaşasın Sosyalizm, Yaşasın Ermenistan!” sözlerini haykırarak can verir.

  • Paramazlar – Beyazıt’ta 20 darağacı
  • Derleyen: Yetvart Çopuryan
  • Çeviren: Aris Nalcı
  • 174 Sayfa
  • Kasım 2015
  • Evrensel Basım Yayın

Takip için

Gün Çağ Aydın

1980 yılında Muğla'nın Yatağan ilçesinde doğdu.Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü mezunudur. 2004 yılından bu yana grafik tasarımcılık yapmaktadır.
Çeşitli siyasi gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yaptı.
KitapEki'nde yayın yönetmenliği görevinde bulunmaktadır.
Gün Çağ Aydın
Takip için

FACEBOOK YORUMLARI

Yorum

Gün Çağ Aydın

1980 yılında Muğla'nın Yatağan ilçesinde doğdu. Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü mezunudur. 2004 yılından bu yana grafik tasarımcılık yapmaktadır. Çeşitli siyasi gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yaptı. KitapEki'nde yayın yönetmenliği görevinde bulunmaktadır.

Read Previous

Osman Hamdi Bey’in not defterleri

Read Next

Gereksiz İnsan Peçorin – Bir Karakter Analizi

One Comment

  • TRde yazip cizenlerin gercekten salak oldugunu düsünmeye basladim:

    “1914 yılında Sosyal Demokrat Hınçak Partisi üyesi 120 devrimci, İttihat ve Terakki Cemiyeti ileri gelenlerine ve özelde Talat Paşa’ya suikast yapacakları iddiasıyla gözaltına alındı. Hınçak Partisi gerçekten de böyle bir karar almış, ancak henüz hayata geçirmek için bir adım atmamıştı. Düşünceler sadece kâğıt üzerinde kalmıştı.”

    Düsünce kagit üstünde kalmisti ne demek? Kendini patlatmayan (kagit üstünde kalan) canli bombaya bir sey yapamayiz diyen Davutoglu ile aranizdaki fark nedir sizin?

    Neyse bunlardan 20si asilmis, simdi liberal solcular bunlari aniyormus.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen gördüğünüz rakamları bitişik olarak yazınız! *